Kanuni Sultan Süleyman

Ordularıyla Arabistan çöllerinden Viyana kapılarına kadar yürüyen, mimarlık zaferleri ile Rönesans Avrupası’nı kendine hayran bırakan, zorlu bir savaştan sonra bile oturup aşk şiirleri yazabilen Kanuni Sultan Süleyman’ın hikayesi.

Avrupa ona Muhteşem lakabını takmıştır. Discovery Channel ‘in hazırladığı bir belgeseldir.

Bölüm1

Bölüm2

Bölüm3

“Kanuni Sultan Süleyman” için 6 yorum

  1. önemli deil ama kendi tarihimzden cok baskalarının tarihiyle ilgili şeyler paylasmıssın önce kendi tarihini bir ön plana cıkarsaydın bence senden osmanlı padişahların hayatlarını bekliyorum….

  2. Size hak veriyorum bu konuda. Bunun nedeni genelde eski tarih okumayı seviyor olmam. Ama Osmanlı ile ilgili yazılar kesinlikle ekleyeceğim .Bu konuda arkadaşlarımdan da yardım alıyorum. Henüz yeni yayına açtım bu siteyi… Ama Osmanlı ile ilgili çalışmalarım kesinlikle olacak bundan şüphen olmasın .

  3. Belgeselde çok fazla tarihi hata var:

    1- Padişah orduya el sallıyor. Bu düpedüz tarihi kayıtlara vs. bakmadan belgesel hazırlandığının kanıtı.Komutan askere el mi sallarmış.

    2- Mohaç’tan sonra Macar soylularını piknik yapar bir havada, yanında iki askerle karşılıyor. Padişah’ın Otağ-ı Humayun’u olur öncelikle. Ayrıca öyle yerde kilim üstünde oturmaz. Onca ordu asker nerde imiş!

    3- Padişah bir haritayı ya da Mimar Sinan’ın çizimlerini yerde sere serpe yatmış vaziyette incelemez. Ayrıca Mimar Sinan çizimlerini ilkokul çocuğu gibi yere uzanarak kilim üstünde yapmamıştır herhalde! Bu tamamen Osmanlıların göçebe vs. olduğunu vurgulamak isteyen Avrupalı imajıdır.

    4- Osmanlı’ya gaddar, acımasız padişahlar silsilesi olarak bakılması da çok yanlış. Padişahın bizzat kendisinin oğlu Mustafa’yı yeniçeriler önüne atması da yanlış. Hiçbir yerde bu durumu tasvir eden bir tarihi vesika yok.

    5- Beyazid’in başının vurulduğu sahne ise cahillliğin son noktası. Çünkü hanedan üyelerininin kanı akıtılmaz. Ve şehzade Beyazid de yay kirişiyle boğularak öldürülmüştür. Bu kadar cahillik ancak Avrupalılarda olur!

    6- Hattatın cami avlusunda yere serilmiş çalışması da yukarıdaki örnekler gibi. Öncelikle sarayda yüzlerce sanatkârın çalıştığı Ehl-i Hiref unutulmuş.

    7- Bütün bunların yanında Kanunî’yi ve yanındaki hizmetkârları yok sayan görüntüler belgeselin ağırlığına hiç uymamış. (Gerçi, göründüğü gibi bunca şeyden sonra bir ağırlığı kalmadı ya) Bazı sahneler komedi filmi izliyormuş gibi hissettiriyor. Padişahın yaşlı ve kimsesiz bir ihtiyar olarak cami duvarına oturması, tek başına şadırvandan abdest alması, ağır yüz makyajı falan gibi. Tabii II. Selim’e aptal vs. diyerek nasıl bir zihinle belgesel hazırladıklarını ele vermişler. Çok yazık!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir