Yazılı Tarihte İlk Atasözleri

Sumerian_Yazılı tarih, bizi gidebileceğimiz en uzak noktaya tahmin edeceğiniz üzere Eski Mısır değil Sümer Rahip Devletleri götürür.
Zaten yazıyı ilk kullanan uygarlık olarak bilinir Sumer Uygarlığı‘dır.

Konumuz Sümerler ama savaş değil. Tarihi hep savaşlar ile anlatacaksak bugüne kadar nasıl gelebildik onca savaşın arasından diye bir soru haklı olunarak sorulmaz mı o zaman. Konun başlığındanda anlaşıldığı üzere konumuz kültür, uygarlık, insanlık… Evet İ.Ö 5000 yılına kadar gidebiliyoruz Güney Irak (Mezopotamya)‘ta yaşayan Sümerlerden kalma tabletler sayesinde. Tabiki Sümerler’i anlatamayacam size, binlerce yıllık bir uygarlık gerisini siz düşünün. Ama İ.Ö 3100 yılında tabletlere kazıdıkları atasözlerinin birkaçını yazmaya çalışıcam size.

Gelin ilk olarak evlilik konusunda söyledikleri sözlere bakalım.(evliliklerinden pişman olanlar):
-Zevk için : evlenmek.
-Yeniden düşününce: boşanmak

Gelin ve güveyin farklı duygularla yaşamlarını birleştirdiklerini gösteren atasözü;
-Sevinçli bir yürek: gelin
-Kederli bir yürek: güvey

İşte evlenme çağına gelmiş ideal kocayı beklemekten usanmış bir genç kız ince eleyip sık dokumaktan vazgeçmeye karar verip şöyle der;
-Oturaklı biri için mi, uçarı biri için mi,
-Kime saklamalıyım aşkımı?

Evliliği ise şöyle olumsuzlarlar;
-Bir kadı ya da çocuğa bakmayan kişinin,
-Burnuna yular takılmamıştır.

Huzursuz,hoşnutsuz, nesi oldoğunu tam olarak anlamayan kadınlara gelince;
-Evde huzursuz bir kadın,
-Derde dert katar.

İşte size Sumer atasözunde “Dereyi görmeden paçayı sıvama” sözunun karşılığı;
-Son olarak,
-Yabani öküzden kaçarken,
-Önüne yabani sığır çıktı

Savaş ve barış konularında Sumerlerde bizim gibi aynı ikilemi yaşıyorlardı. Bir yandan, kendilerini korumak için hazırlıklı olmak gerekli görünüyordu;
-Donanımca güçsüz devlet
-Kapılarındaki düşmanı kovamaz.

Diğer yandan savaşın abesliği ve kısasa kısas niteliği son derece açıktı;
-Sen gider düşmanın ülkesini ele geçirirsin;
-Düşman gelir senin ülkeni ele geçirir.

Ama savaş ya da barış olsun, önemli olan “gözünü açık tutmak” ve görünüşlere aldanmamaktır. Sumerler bunu hep geçerli olan şu sözlerle ifade ederler;:
-Bir efendin olabilir, bir kralın olabilir,
-Ama asıl korkulacak adam vergi memurudur.

Ve son olarak kuşak çatışması ile ilgili atasözune bakalım isterseniz;
-Yoldan çıkmış bir oğul-anası onu doğurmamalıydı,
-Tanrısı onu yaratmamalıydı

I.Dünya Savaşının Başlama Sebebi

top atışıI.Dünya Savaşı Avrupa’nın göbeğinde başlamasına rağmen dünyanın dört bir yanından katılan ülkeler ile beraber sömürge ülkelerinin de katılımıyla dünya savaşı adını almıştır. Birinci dünya savaşının başlama nedeni ise bir Sırp gencinin Avusturya-Macaristan krallığının prensine yaptığı suikastten sonra başlamıştır. I.Dünya savaşı 28 Temmuz 1914’de başlayıp 11 Kasım 1918’de bitmiştir.

İttifak Devletleri:  Almanya , Osmanlı Devleti, Bulgaristan, Avusturya-Macaristan .

İtilaf Devletleri: Britanya, Fransa, İtalya, Rusya, Sırbistan-Karadağ, Belçika, ABD, Yunanistan, Japonya, Portekiz, Romanya ve sömürge ülkeler (Afrika, Kıbrıs, Arap ülkeleri, Avustralya ve Yeni Zelanda vs).

Balkan harbinden sonra bazı ülkeler ile anlaşılan imzalar sonrası bazı Rumeli (balkan ülkeleri) kontrolü Avusturya-Macaristan ülkelerinin eline geçmiştir ama Rumeli topraklarında yaşayan devletler bunu kabul etmek istememiştir.

Franz Ferdinand eşiyle beraber Sırbistan’a ziyarette bulundu ve bu ziyarette defalarca suikaste uğradı. Franz Ferdinand eşiyle bir gün ziyarete gittiği zaman 4 kişi tarafından suikaste uğradı. Bu suikasti bomba atarak yapmak istediler ama bunu başaramadılar ve hemen kaçmaya başladılar Franz Ferdinand bundan yara alamayarak kurtuldu. Bu suikasti gerçekleştirenler 3 Sırp ve birde Müslüman bir Boşnak olan Muhammed Mehmetbasic idi ve bunlar MladaBosna yani genç Bosna örgütüne dahillerdi. Suikastten sonra dünya savaşının başlamasına sebep olan Gavrilo Princip aç olduğu için şehir merkezindeki bir restorana geldi ve o anda biraz önce öldürmek isteyipte öldüremedi. Arsiduk Franz Ferdinand arabasıyla Princip’in yemek yediği restoranın önünde duruyordu, bunu gören Princip hemen silahına dayandı ve Arsiduk Franz Ferdinand’a ateş etti. Franz Ferdinand’in boğazına saplanan kursunun ense tarafından çıkıp Arsiduk’un eşine saplandı ve ikisi de olay yerinde hayatını kaybetti. Franz Ferdinand’ı öldürdükten sonra hemen kaçmaya çalışan Gavrilo Princip etraftakiler tarafından yakalandı ve devlete teslim edildi.

princip-arrestedPrincip ve bir kaç arkadaşı olaydan sonra yakalandı ama onlarla beraber olan Müslüman genç Muhammed Mehmetbasic kaçmayı başardı. Olayın arkasında Sırbistan’ın olduğunu düşünen Avusturya-Macaristan devleti olay ile ilgili yapılan soruşturmada silahları bu gençlere Sırbistan tarafından verildiğini ortaya çıkardı. Bu arada mahkemesi görülen MladaBosna örgütünün yakalanan üyeleri o günkü kanunlara göre 20 yaşından küçük olduğu için idamdan kurtuldular ama onlardan biri 23 yaşındaydı ve idam edildi.

Olaylardan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Sırbistan’a baskı uygulayarak istedikleri anlaşmaları kabul etmesini istemekteydiler. Sırbistan ise çıkacak herhangi bir savaşta kayıp edeceklerini düşündükleri için anlaşmaları kabul ediyordu ama son bir anlaşmanın kabul edilmemesi üzerine  Avusturya-Macaristan imparatorluğu Almanya’dan aldığı destek ile Sırbistan’a savaş açtı. Almanya Avusturya-Macaristan imparatorluğuna gelecek herhangi bir tehlikeden koruyacaklarına dair söz verdi ve bunu üzerine Rusya’da Almanya’nın olaya müdahalede bulunursa kendilerinde müdahale edeceklerini bildirdi ve Avusturya-Macaristan imparatorluğu savaş ilan etmesiyle iki taraf ta savaşa girdi. Nitekim İngiltere ve Fransa, Almanya’nın o zamanlar büyüyen etkisini ve dünyayı ele geçirmesinden korktukları için bu savaşa İtilaf devletleri tarafında olmakla beraber katılmıştır ve İtalya ise Avusturya-Macaristan egemenliğinden kurtarmak istediği bazı İtalya’ya ait bölge için gizlice Fransa ile anlaşma imzalayıp sonradan taraf değiştirmiştir. Osmanlı’nın savaşa dahil olması da zamanın İttihat terakki örgütünü Almanya’nın iki gemisinin boğazdan geçmesine izin verip ve onlarla beraber gemiler göndererek düşman tarafı olan Rusya kıyılarını bombalamasıyla dahil edilmiştir bunun üzerine çeşitli ülkeler Osmanlı devletine savaş açmıştır. Örneğin; Rusya başta olmak üzere İngiltere ve Fransa.

Savaş sonucu

Çanakkaleİki taraflar arasında yapılan anlaşmalar sonrası ittifak devletleri teker teker savaştan çıkmışlardı. Bunlardan ilki Bulgaristan ile 29 Eylül 1918 tarihinde Selanik’te, ikincisi Osmanlı Devleti ile 30 Ekim 1918’de Mondros limanında, üçüncüsü ise Avusturya-Macaristan imparatorluğu ile 3 Kasım 1918’de Villa Guisti’de ve son olarak Almanya ile 11 Kasım 1918 günü Rethonders’de anlaşılan anlaşmalar ile kabul edilmiştir.

Resmi rakamlara göre dünya savaşına katılan asker sayısı 65 milyonu geçiyordu ve bunlardan toplam 8 – 9 milyon civarında ölü bulunuyordu ve yaklaşık olarak 21 milyon üzeri yaralı ve son olarak da 8 milyon civarında kayıp ve esir bulunuyordu.

İttifak devletlerinde Almanya’nın kayıpları nerdeyse Türkiye’nin iki katıydı. Türkiye’nin askeri kayıpları 1.300.000 iken Almanya’nın askeri kayıpları ise 3.750.000 civarındaydı.

Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI

images[1]100 yıl savaşları Fransa’nın 26 bölgesinden biri olan Akitanya(aquitania) ve Flandr bölgelerinin ekonomik olarak İngiltere Krallığı’na bağlı olmasının bir sonucudur yada asıl nedenidir denilebilir.Bir Akitanya dükü olan İngiltere kralı III.Edward’ın Fransa tahtında hak ilan etmesi ile sorun patlak vermiştir.1337 de başlayan ve adı 100 yıl olmasına ragmen 116 yıl süren bir feodalite ve hanedan savaşadır. Savaşta Fransız baronlarının III.Edward’ı istememelerinin yerine VI.Philippe’i seçmeleri önemli bir etkendir.1330 da III.Edward annesi İsabella of France’ı sürgüne gönderdi ve sevgilisi olan Martimer’i idam ettirdi.Fransa’nın 1336 da Crecy de ilk toprak kaybetmesi ile başlamıştır.Poitiers’ide kayben Fransızlar(1356) II.Jean’i esir aldılar ve Fransızlar zoor bir anlaşmaya imza atmak zorunda kaldılar(1360).

Bretigny anlasması ile cok büyük toprak kaybeden Fransızlar 1374’ten önce kaybettikleri toprakların hepsini geri aldılar.İngiltere kralı V.Henry yeniden Fransa’ya saldırarak Agincourt savasını alarak (1415) Normandiya’yı aldı.Troyes Anlaşması imzalanmak zorunda kalındı ve tahtın varisi VI.Henry olarak kabul edildi(1420).Daha sonraları 1436 da Paris’in alınması 1450 de Normandiya’nın alınması ile savaşlar fiilen sona ermiş ve hiç bir anlaşmaya gerek duyulmamıştır.Ancak daha sonraları İngiltere’de Çifte Gül savaşları boy gösterecektir.

4 Şehir…

Tarihte yöneticilerine hep isyan etmiş olan şehirlerdir bu şehirler.  Bu şehirleri yöneten kişiler halkın kendisine boyun eğmesi için hep kılıçlara başvurmuştur.

Bu dört şehir  Semerkant, Mekke , Şam ve Palermo isyan yıldızı altında doğmuştur.