Tarihten Notlar

sokrates

Sokrates 71 yaşında iken ölümle yargılanıyor. Dava sonunda, baldıran otu ile öldürüleceği kesinleşmiş durumda.

Elinde sazıyla hapishaneye gelen öğrencisine sazı işaret ederek, “Bana şunu çalmayı öğretsene” diyor. Öğrencisi ağlamaklı ve hayli üzgün ses tonuyla “ölmek üzeresiniz hocam, saz çalmanın size ne yararı olacak” deyince Sokrates ona çok düşündürücü bir cevap vermiş:

Zevk çalmakta değil, öğrenmektedir.

 

yavuz sultan selimYavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri son ana kadar gizli tutarmış. Yine bir sefer hazırlığında iken, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi öğrenmek isteyince;

“Sen sır saklamayı bilir misin?” diye sormuş. Vezir: “Evet hünkarım, bilirim” dediğinde Yavuz vezire öyle bir cevap vermiş ki, vezir yaptığı hatayı anlayıp ısrarından dolayı özür dilemiş. Sizce Yavuz Sultan Selim vezire :

– Ben de bilirim.

 

NapolyonNapolyon bir gün zor durumdadır. Düşman askerlerinden kaçarken bir bakkala girer, Napolyon’u hemen tanıyan bakkal yardım eder ve onu saklar. Arkadan gelen düşman askerlerine ise yolu göstererek: “Şu tarafa doğru kaçan bir adam gördüm” der.

Düşman askerleri gittikten az sonra Napolyon’un muhafızları gelir. Bakkal: “Efendim, haddim olmayarak size bir şey sormak istiyorum. Ölümle burun buruna gelmek nasıl bir duygu?” diye sorar. Napolyon “Terbiyesiz adam! Sen kim oluyorsun da, dünyayı titreten insana böyle bir şey sorabiliyorsun” diye çıkışır ve muhafızlara “Dizin bu adamı kurşuna” diye emir verir.

Gözü bağlanan bakkal, “üç, iki, bir” diye geri sayılırken: “Ne yaptım ben? Durduk yere öleceğim şimdi” diye düşünüp ecel terleri dökmektedir. Birden bakkalın hiç beklemediği bir şey olur ve bir el uzanarak göz bağını açar. Bağı açan Napolyon’dur ve adamın kulağına bir şeyler fısıldar:

İşte, böyle bir duygu!..

 

cinGünün birinde Çin imparatoru saray nazırı ile birlikte sarayın bahçesinde dolaşmaktadır. İmparator birden durur, bahçeyi baştan sona süzer ve nazıra şöyle der: “Bu sarayın etrafına sedir ağaçları diksek ne kadar güzel olur?”. Nazır şaşkınlıkla konuşur: “Sayın imparatorum, sedir ağaçları 300 senede ancak yetişir”.

Bunun üzerine imparator zamanın önemi ile ilgili çok güzel bir cevap verir ve saray nazırı çok şaşırır. İmparator nazıra:

Ne duruyorsun, hemen dikmeye başlasana!..

 

fransa kralıFransa Kralı XI. Louis’in Müneccim Başı (astrolog) bir kehanette bulunmuş ve kralın sevgilisinin öleceği günü söylemişti. Kadın gerçekten de Müneccim Başı’nın söylediği tarihte ölür. Batıl inançları olan kral, kadının ölümü ile Müneccim Başı arasında bir ilişki kurar ve onu öldürmeye karar verir. 

Ancak son anda kendisine bir şans tanımak ister ve Müneccim Başı’na “Kendi ölüm tarihini bilebilir misin?” diye sorar. Müneccim Başı bu soruya öyle bir cevap verir ki kral hemen fikrini değiştirerek onu öldürmekten vazgeçer, hatta onun ömrünü uzatmak için elinden geleni yapar. Müneccim Başı krala:

Sizin ölümünüzden üç gün önce, majesteleri!

 

 

osman gaziOsman Gazi ülke sınırlarını büyütmek istiyordu. Bu husustaki en büyük isteği ise Bursa’yı almaktı. Ancak ömrü Bursa’nın alındığını görmeye yetmedi.

En büyük arzusunun kendisinden sonra olsun gerçekleşmesi için oğlu Orhan Gazi’ye ölmeden önce vasiyetini açıkladı. Hastalanınca yerine geçen oğlu Orhan Gazi ve Osmanlı ordusu onun vasiyeti ile müthiş motive olup Bursa’yı alır. Osman Gazi vasiyetinde şöyle yazmıştır:

Osman Gazi ülke sınırlarını büyütmek istiyordu. Bu husustaki en büyük isteği ise Bursa’yı almaktı. Ancak ömrü Bursa’nın alındığını görmeye yetmedi.

En büyük arzusunun kendisinden sonra olsun gerçekleşmesi için oğlu Orhan Gazi’ye ölmeden önce vasiyetini açıkladı. Hastalanınca yerine geçen oğlu Orhan Gazi ve Osmanlı ordusu onun vasiyeti ile müthiş motive olup Bursa’yı alır. Sizce Osman Gazi vasiyetinde ne yazmıştır? 

Beni Bursa’ya gömün.

 

 

diyojenBüyük İskender’e “Gölge etme, başka ihsan istemem” diyen ünlü filozof Diyojen, dünya nimetlerine önem vermeyen biridir.

Günün birinde çok dar bir sokaktan geçmektedir, karşısına zenginliğinden başka bir şeyi olmayan kibirli bir adam çıkar. Sokak, ikisinden biri kenara çekilmedikçe geçilemeyecek kadar dardır. Mağrur zengin, Diyojen’e: “Ben bir serserinin önünde kenara çekilmem” deyince ünlü filozof derhal kenara çekilir ve gayet sakin bir şekilde karşılık verir. Diyojen adama:

Ben çekilirim. 

 

 

alparslannSultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerinden biri huzuruna gelir ve telaşlı bir şekilde “Komutanım, 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor” der.

Sultan Alparslan başarıya giden yolda en büyük engelin korku olduğunu bilen dirayetli ve geniş ufuklu bir liderdir. Haberi getiren askere verdiği cevap tüm orduyu olumlu yönde etkiler ve motive eder. Alparslan’ın kararlılığını ve kazanma gücünü net bir şekilde ortaya koyan bu tarihi söz:

  Biz de onlara yaklaşıyoruz!.. 

kaynak: www.oguzsaygin.com

“Tarihten Notlar” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir