Ömer Hayyam’ı Yanlış Tanımak

Şunu çok iyi anladımki bizler Ömer Hayyam’ı yanlış tanıyoruz. Çoğu zaman onun ismini duyduğumuz zaman şaraptan başka birşey gelmiyor aklımıza. Onu devamlı şarap içen, keyfine düşkün…  olarak biliriz.

Ömar-hayyam-öklitPascal üçgeni olarak bildiğimiz matematik kavramını o oluşturmuştur, günümüzde kullandığımız miladi takvimden çok daha hassas olan celali takvimini o hazırlamıştır ve daha bir çok şey. Bütün bunlar onun sadece şarap içip gününü gün eden biri olmadığının kanıtıdır.

Ömer Hayyam’ı yanlış tanımamızın nedenlerinden biri ona ait olmayan fakat onunmuş gibi gösterilen ve kendisine ait olduğu halde yanlış tercüme edilen yüzlerce rubai(dörtlük) olmasıdır.

İşte ona ait olduğu söylenen bir rubai:

Camiye gittim ama Allah bilir niye
Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden
O eskidi gittim yenisini yürütmeye.”

Bu rubainin Ömer Hayyam’a  ait olması mümkün değildir. Yaşadığı dönemde “Hoccatü’l Hak” ( Tam gerçeğe ulaşmak için başvurulacak birinci belge) olarak anılan Ömer Hayyam, bu kadar ipe sapa gelmez sözler söyleyecek , hırsızlığı övecek sözler edecek biri midir?

Yine ona ait olduğu söylenen başka bir rubai:

“Ben ne camiye yararım, ne havraya.
Bir başka hamur benimki, başka maya.
Yoksul gâvur, çirkin orospu gibiyim:
Ne din umrumda, ne cennet, ne dünya!

Hayyam bu kadar incelikten yoksun ve çirkin sözü söylemiş olabilir mi?

Bunların Ömer Hayam’a ait olmadığını aklı başında herkes  çok rahat bir şekilde anlayabilir. Bu gün batıda kitapları ders olarak verilen Ömer Hayyam’ı bizler daha iyi tanıyıp ona sahip çıkmalıyız.

“Ömer Hayyam’ı Yanlış Tanımak” için 39 yorum

  1. slm serkan, bak senin sayende omer hayyamida tanidim saol tesekkur ederim. Yoksa gercegi soylemek gerekirse sadece ismini biraz duydumda sayende artik onuda taniyoruz ve dedigin gibi sahip cikmaliyiz.

  2. … kendimi teşekkür borçlu hissettim …gerçekten bu kadar özel biri ;yanlış,kötü ve ucuz bir şekilde karalanmayı hak etmiyor…

  3. ya arkadaş ateist şerefsizlerin işi binlerce metin ona aitmiş gibi gösterilio vikipedi de bile bu a-yazıyo
    Ömer hayyam müthüş bir bilim adamı

    1. ateist şerefsizler kovalasın seni! bütün ateistler şerefsiz değil mi senin zihniyetin bu kadar işte. ve gerçek bilim gerçeğin peşinde olur dini imanı karıştırmaz neyse odur. ömer hayyam a mal edilmiş birçok rubai olabilir onları o da yazmış olabilir ironi yapıyor da olabilir ve unutmayın ki bilgisiz insan bazen bilgi dolu söz çıkabileceği gibi bilgili insandan da saçma sapan sözler çıkabilir. bırakın insanlar neye inanırsa inansın adı üstünde inanç ömer hayyam inandığı ya da inanmadığı için bir şey doğru ya da yanlış olacak değil.elinizde büyük bir silah var o da beyniniz bir de vicdanınız.ayırmadan kayırmadan şu evrene bakıp herkesin bir bütün olduğunu anlayarak insan olmanın şerefine nail olarak yaşayın.bir gerçek varsa o da sensin kendi özüne kendi iç dünyana yolculuk et ve etrafında gördüklerinin nasıl işlediğine dikkat et unutma doğa pervasızdır bir vurdu mu onu kimse engelleyemez biter bu (…) dünyanın dedikodusu işte o zaman ışık karanlığı yener mi yoksa yenilir mi görüp görmemek düşüncesi ya yanıtlanır ama sen görür müsün bilinmez çünkü bunun adı inanç.bilimde dahi teoriler kanunlar çöküyor bildiğin hiçbir zaman kesin değil.dünü ve yarını unutun bugünün her anını çıkartın ve size yakışanı yapın.ve size her söylenene inanmayın akıl ve vicdan rehberiniz olsun.

      1. Ben bu Ateistlerin birçoğunun “Din” denilen şeyin ne olduğuna bakmak yerine “Dindar” olma iddiasındaki insanlara bakmaları ve dini onların düşünce ve anlayışlarından ibaret zannetmeleri yüzünden bu konudaki gerçek bilgiye ulaşamayan kimseler olarak görüyorum; çünkü birçok konuda ortaya koydukları düşünceleri “Dinin” insanlara fark ettirmeye çalıştığı gerçeklerle çok büyük paralellik gösteriyor. Her şeyi bildiği halde kötülüğünden dolayı inkar edenler hariç tabii

        1. yanılıyorsun! din denilen olgunun ne olduğunu algımak istersen önce kitap içindeki akıla ve vicdanla çelişen ayetlere sonra da islamla yönetilen ülkelere bakman yeterli.ve gerçek bilgiye ulaştığını zanneden tüm sözde ılımlı müminler gerçek bir ateist alin yarısı kadar bilgiye ve hoşgörüye sahip değillerdir ve haliyle illa ki dogmalıklardan arınamamışlardır.koca evrende her şeyi bildiğini zannedip din ile bilimi yan yana getirip bir yere varacağını sananlar tarihe bakıp yıkılan imparatorlukları görebilirler.ve cehennem vaadi ile iyi olunacağını sanan çıkarıcı zihniyet kokuşmuşluğun alasını yaşıyodur da içine battığı dogmalığın farkında değildir.el kol kesen köleliği çok eşliliği normal gören muhammedin cilsel hayatını düzenleyen allah yerine muahammedin konuştuğu inanmayanlara pislik sapık domuz dendiği 6 günde dünyanın yaratıldığı hem hoşgörü deyip hem de kafirleri gördüğünüz yerde öldürün dendiği bir kitaba inan kişiler en büyük kötülüğü üçüncü dünya ülkesi olan türkiyeye ve de kendilerine yapıyorlar.sürekli bir ötekileştirmek bu ateistler şöyle bu ateisler pislik göremiyorlar allahın gücünü allahuekber vurun soysuzlara nidalarıyla gaza gelerek nedir bu arkadaşlar!farklı düşüncelere ne bu hoşgörüsüzlük sakın kurandan öğrendikleriniz yüzünden olmasın bu?hem hoşgörü hem tahammülsüzlük kuranda da zaten iki çelişkili ifadeyi kabul eden müminler dolu.onların yanlış olmasına imkan dahi veremezler korkarlar çünkü.akıl yerine kalple düşünmek onlara göre normal çünkü bilirler ki bilimin dediği gibi beyinle değil en doğrusunu allah bilir kalple düşünmek doğrudur nere kaldı bilimselliğiniz ve bilime güveniniz?peki big bang yanlışlansa ki teoriler yanlışlanabilir dinden çıkacak mısınız?son olarak derim ki en ılımlı ve islamı güya en doğru yaşadığını sanan kişi bile ateist bir kişi yanında hem bilgi hem de hoşgörü anlamında daima eiksiktir.en büyük iyilik çıkarsızca olandır.ve allahın varlığını bilmek ya da yehovanın ya da tanrının ya da zeusun ya da budanın vs… kesin olsa idi herkes birer tanrı olurdu ve inanç önermesi diye bir şey kalmazdı.zaten kurandaki çelişkilerden biri de hem şüphe etmemize bozuluyor allah(muhammed!)hem de onun eşi ve benzeri olmadığından onu kavrayamayacağımızı söylüyor yani kesin olarak bilmemize imkan yok! bi nevi tahmin.işte herkes şapkasını önüne koysun ve içindeki çirkef canavarını öldürsün özellikle bunu müslümanlara söylüyorum.insanlar hata yapar ve unutmayın muhammed de insandı!

          1. Senin benim gibi bir insan değil ‘O’,Tokatlı Mustafa.Kuranı bir daha oku,tekrar tekrar oku,anca anlarsın.

          2. Selamunaleykum Allah’ın rahmeti bereketi üzerine olsun ve Allah’ım seni bu inançsızlıktan kurtarmasını temenni ederim.Sana belki okur araştırırsın die Sait Nursi efendimizden bir vecizeyle cevap vermek istiyorum ve senin bu vecizeyi iice bi aklınla tartıp düşünmeni istiyorum.Sait Nursi efendimiz diyor ki”Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur? ” ve bu sözden sadece ateistlerin Allah’ın varlığına inanmamalarına karşılık yani Allah’ın varlığını ve birliğini ispatlayan en güzel sözlerden biridir. inşaallah senin kalbinin mühürlü odaları da açılır ve sen de iman edersin selamunaleykum

        2. @tokatlı mustafa ;
          Eğer ateistler gerçekten bir müslümandan daha bilgili olsaydı ateist değil de o müslümandan daha iyi bir müslüman olması gerekirdi.

          Bir insan Allahı’n gönderdiği son dinin islam olduğu , Hz.Muhammed(S.A.V)’in allahın kulu ve elçisi olduğu gerçeğini kavrayamıyorsa henüz hiç birşey bilmiyordur(Bildiğini sanar ve bildiğini sanmaya devam eder).

          Ben burda ne kadar anlatmaya çalışsam da siz bilgin ateistler bildiğinize inanmaya(inanmamaya) devam edeceksiniz. Tabiki bu sizin bileceğiniz birşey ama kabul etmesenizde gerçek yukarıda bahsettiğim gibidir, gerçek Kur’andır, gerçek Allah’tır, gerçek Hz. Muhammed (S.A.V) ‘ dir. Bunları kabul etmesenizde gerçek bunlardır.

          1. “Bunları kabul etmeseniz de gerçek bunlardır.” İşte aradığımız zeka dolu müslüman bilimi. Hikayelerde yaşayın. Önemli olan hakikattir. Ateizm hakikati kovalamayı amaçlar. İneğe, görünmez cisimlere, ineğe veyahut bir çaydanlığa tapan insanlar üzerinde düşünmek zamanı boşa harcamaktır. Saçmalığa indirgeme yöntemiyle bile insanlara daha mantıklı argümanlar sunabilirsin. “Bunları kabul etmeseniz de gerçek bunlardır.” ne ya? Sen hangi cahillik öz güveniyle yazdın bunu?

          2. Senin benim gibi insandı derken nedemek ya ne saçmalıyorsun sen ahhh şu siz denilicek söz bırakmadınız insanda mahşerde hangi yüzle şefaat istersin yazık sana

          3. Bilim ve din ile birlikte hareket edilmesi gerekir.Tokatlı mustafa kardeşim son yorumunda yanlış anlamadıysam müslüman olduğunu belirtmişsin. Hamdü senalar olsun.Diğer kardeşlerimiz de inşallah müslüman olurlar Biz müslümanların savaştan zilletten ve en önemlisi cahillikten kurtulması gerekiyor.Kuran hadis akıl vicdan rehberliğindeki imtihanımızda herkese başarılar…Allah cümleten razı olsun.

  4. @alexander a

    yazmış oldukların içi boş hiçbir bilimsel değeri olmayan sadece subjektif yargılarla örtülü deli saçması şeyler ve müslüman birisinin içine düştüğü durumdan aklıyla çıkamayıp çelişkilerinin üzerini cedeli ve hitabete dayalı sözcüklerle çocuksu bir tavırla savunma taktiğidir.bilgili bir insan ne demeye müslüman olmalı kime göre neye göre kaldı ki bilim deney ve gözleme dayanırken ve de din olgusu mucizelerle dolu iken hangi mantıkla bu tarz şeyler sarfedersin soruyorum sana!şüphe etmek bilimin ta kendisidir bunu sakın unutma!muhammedin peygamber olduğunu onaylamakla alim olunuyorsa şu an bilim dünyası ger zekalılarla kaynıyor demektir şöyle ki bilim adamlarının 100 de 70 lik kesimi ateist ve buluş yapan günümüzde özellikle çoğu bilim adamı ya ateist ya deist ya da yahudi kökenli yani bir siz akıllısınız bunlar deli öyle mi?islam ülkeleri sürünüyor bilimi ithal ediyor kuran bu kadar mı yanlış anlaışılır elin oğlu buluşları yapıyor siz kafir dersiniz bu adamlara ama bir yandan da bu buluş kuranda vardı dersiniz varsa neden bulmuyorsunuz son 500 yılda kaç tane müslüman bilim adamı buluş yapmış kaç tanesi ödül almış durun ben size söyleyeyim sadece 2 biri mısırlı biri iranlı fizikçi ve biyolog bunlar.işte farkı düşünenlere kafir pislik aşağılık maymun domuz eşek derseniz anca bu kadar çıkar onlar da kendi iç dünyalarında belki de ateisttir de ifşa edip kendi ülkelerinde katledilmekten korkuyorlardır çünkü tarihte ibni sina farabi ibni rüşd bile tanrıya inanmalarına rağmen evrimsel ve de sonsuz evren düşünceleri yüzünden ve de kainatı salt bir aklın yarattığını düşündüklerinden yıldız kürelerini ilahlaştırdıkları kanaatine varılıp öldürülmelerine salık bile verildi.iştedoğruları söylemek her zaman tehlikeli idi.şimdi sen böyle hiçbir kanıt değeri olmayan hepsi kendi görüşlerin olan şeylerle karşıma gelme önce oku öğren tartışma nasıl yapılır sonra inceden inceye yatıralım mevzuyu masaya.ben doğar doğmaz nüfuz cüzdanıma islam yazılan bir ülkede islam a inanan bir ailenin çocuğu olarak yetiştim ve bu tabular yıkılmadığı müddetçe ve tek tip uyuşturulmuş pasifize edilmiş koyun sürüleri yaratmaksa amaç ve bebeklere tecavüz edilirken masum insanlara akıl almaz iğrençlikte işkenceler yapılıyorsa ve tüm dimler birbirleriyle çelişiyorsa ve de kendi içlerinde akla ve fenne uymayan birçok ayet varsa ve sizler hala özgür iradenin gereği diyorsanız iki farklı görüşü kabul edip beyninizi satılığa çıkamrışsınız demektir.

    1. dediğim gibi inansanda inanmasanda gerçek yukarıda bahsettiklerim. böyle cevap vereceğini bildiğim için hiç şaşırmadım okuyunca. herkes doğru bildiğine inansın. sonuçta herkes kendinden sorumludur herkes yaptıları güzelliklerin ve çirkinliklerin karşılığına alacaktır bu kaçınılmazdır.

      Varsın bütün dünyevi bilimler ateistlerin olsun ama yeterki bizleri Allah doğru yoldan saptırmasın.

    2. Diyelim ki senin de dediğin gibi İlah yok…(haşa)
      ve amaçsızca bir ömrü zevk, sefa içinde geçirdin. ben bu İslamiyet i elimden geldiği kadar yaşadım, ahiret var hesap var dedim. ben içki içmedim, ki içebilirdim…
      faiz yemedim,
      zina yapmadım, onu da yapabilirdim..
      peki bunların dünyada zararı var mı?(soruyorum)
      ben bunlardan korundum ama ahiret hesabı ile korundum…
      ve hadi diyelim ahiret çıkmadı…(haşa) ne zararım var?
      hiç bir zararım yok ve dünyam da düzenli gitti mi?
      mesela içki içenlerin hali meydanda. çoluk çocuğunu dövüyor, karısını dövüyor, kendini kaybedip zinaya bulaşıyor, evde huzur kalmıyor ve boşanmaların olması vs…
      kumardaki riskleri, faize bulaşıp borcunu ödeyemeyip intihar edenleri saymakla bitiremeyeceğim zararları var bunların değil mi?
      dolayısıyla ben islamı elimden geldiğince yaşadım.
      biraz zor görünüyor ama peki benim dünyada bu yasakları yapmayarak zararım oldu mu?
      Bir de benim sözüm tutar da dirilmek varsa…SEN NE YAPACAKSIN?
      mantığa vurdukmu kaybeden yine SENSİN SEN!!!

  5. “yanılıyorsun” diyerek başladığın cümleyi beni haklı çıkaran şu sözle bitirmen çok ilginç ” islamla yönetilen ülkelere bakman yeterli.” Ben, islamla yönetildiğini söylediğin ülkelerin, islamı yansıttığını düşünseydim, ateistlerin onlara bakarak karar verdiklerini ve yanıldıklarını söylemezdim.

    Sanırım tam burada, benim bu konuda ne düşündüğümü söylemek yerinde olur:

    Din konusu: İnananlarla – inanmayanlar, X dinine mensup olanlarla – Y dinine inananlar, Din adamlarıyla,yöneticilerle ve hatta peygamberlerle – diğer insanlar arasında bir şey değildir.

    Din konusu: Tek tek her bir birey ile onun yaratıcısı olan Allah cc. arasındaki bir konudur. Ya inanırsın ya da inanmazsın.

    Hal böyle olunca hiç kimse beni benden başkalarının düşünce ve inanç tarzı ile yargılayamaz benim sorumlu olduğum düşünce ve inanç sadece bana ait olandır, yani ne ateistlerin muhteşem hoşgörüsüne, temiz vicdanına ya da akıllarını kullanma yeteneklerine bakarak inançsızlıkları sayesinde bunu yapabildiklerini varsayarım, ne de inançlı olduğunu söyleyenlerin boğazlarına kadar pisliğe batmış olduklarını gördüğümde buna onların inancının sebep olduğunu düşünürüm. Eğer bu şekilde düşünürsem vicdanımı ve aklımı kullanamamış, sadece ortama göre pozisyon almış olurum veya aklımla gördüğüme değil de gözümle gördüğüme inanmış olurum.

    Eğer inanmıyorsam hiç bir akli ve ilmi delil benim inanmamı sağlayamaz, sağlayabilmesi için bana bu konudaki bilginin tamamını vermesi gerekir, ya da bir başka deyişle benim, bu konudaki bilginin tamamını kapsamam gerekir ancak insanın beynini kullanma kapasitesi sınırlı, bilgi sınırsızdır sınırlı olanın sınırsızı kapsaması mümkün olmadığına göre benim de kendi bilgi kümemin içine Allah’ı sığdırmam imkansızdır. (elbetteki bu durum herbirimiz için geçerli)

    İnanıyorsam o zaman da bu konudaki doğru bilginin peşine düşmem gerekecek, o kadar çok ve çeşitli bilgi var ki bunlar arasından doğruyu bulmak, o akıl ve vicdan dediğin bilirkişilerin rehberliğinde olacak yani onların temiz ve sağlıklı olması hayati öneme sahaip.

    “cehennem vaadi ile iyi olunacağını sanan çıkarıcı zihniyet kokuşmuşluğun alasını yaşıyodur da içine battığı dogmalığın farkında değildir.el kol kesen köleliği çok eşliliği normal gören muhammedin cilsel hayatını düzenleyen allah yerine muahammedin konuştuğu inanmayanlara pislik sapık domuz dendiği 6 günde dünyanın yaratıldığı hem hoşgörü deyip hem de kafirleri gördüğünüz yerde öldürün dendiği bir kitaba inan kişiler en büyük kötülüğü üçüncü dünya ülkesi olan türkiyeye ve de kendilerine yapıyorlar.sürekli bir ötekileştirmek bu ateistler şöyle bu ateisler pislik göremiyorlar allahın gücünü allahuekber vurun soysuzlara nidalarıyla gaza gelerek nedir bu arkadaşlar!farklı düşüncelere ne bu hoşgörüsüzlük sakın kurandan öğrendikleriniz yüzünden olmasın bu?hem hoşgörü hem tahammülsüzlük kuranda da zaten iki çelişkili ifadeyi kabul eden müminler dolu.onların yanlış olmasına imkan dahi veremezler korkarlar çünkü.akıl yerine kalple düşünmek onlara göre normal çünkü bilirler ki bilimin dediği gibi beyinle değil en doğrusunu allah bilir kalple düşünmek doğrudur nere kaldı bilimselliğiniz ve bilime güveniniz?peki big bang yanlışlansa ki teoriler yanlışlanabilir dinden çıkacak mısınız?son olarak derim ki en ılımlı ve islamı güya en doğru yaşadığını sanan kişi bile ateist bir kişi yanında hem bilgi hem de hoşgörü anlamında daima eiksiktir”.

    🙂

    Sakin ol bu ne şiddet ne celal, hani hoşgörü hani aklımızı kullanmak, şu kurulan cümleler bal gibi de duyguların ürünü; kızgınsın, kırgınsın, bilip de bildiğini anlatamamanın, sürekli olarak “herşeyin en iyisini ben bilirim” zihniyetine toslamış olmanın sıkıntısını yaşıyorsun, ve benim üzüldüğüm tek nokta bu sıkıntıları yaşayanın sadece sen ve senin gibi sistemin dışında duranlar olduğunu zannediyorsun, bu sistemin içinde insanlara doğruları anlatmak uğruna, nice güzel insanların canlarından oduklarını hiç duymadın mı? Onların bu aşağılık zihniyete karşı tepkileri seninkinden kat kat fazla olduğu gibi, Allaha ve Peygamberine olan inanç ve bağlılıkları benimkinden hayalini bile kuramayacağım kadar fazlaydı.

    Son olarak, ben (papaza kızıp, perhizi bozamam) kendini dünyanın ilim deryası zanneden zavallıların haytına ve düşüncelerine bakarak kendi hayatıma yön veremem benim naçizane bilgimin ve imanımın kendi yolumu aydınlattığı kadar kurtulup pisliğimin ve cehaletimin kararttığı kadar mahvolacağımın farkındayım ve bu durumun her bir insan için aynen geçerli olduğunu da biliyorum, başkalarının dini onlara ne söyler bilemem ben bir Müslümanım ve benim Allahım ve Peygamberim bana bunu söylüyor.

  6. arkadaş bende inanmıyorum öemr hayyamın böle şeyler diyeceğine ama sen yazdıklarının altını doldurmamışsın sadce böyle diyemez yapamaz deişsin

  7. bi müslümanım ama ne yazıkki müslümanlık hakkında bilmediğim bir çok şey var .. fakat diyelim Hz. Muhammed kendi kendine yazdı neden Allah’a tapın demek yerine bana tapın demedi bu kadar ince zekayla yazılmış bi kitapda 1400 seneden beridir hala din olgusu yoktur’ sözünü kanıtlatmadı böyle bir kitap yazck kadr zekiyse nedn uyuduğu seyler yorganlar döşekler değilde bi hasır parçası oldu ve diyelim bu kadar karı kızla ilgileniyordu neden o halde zina denilen şeyi serbesttir kadınlar bi erkeklerin duygularını terbiyece için gönderilmiştir demek yerine diri diri gömülen bi toplumda kadınlara hak hukuk tanıyıp medeniyet denilen türkiye ülkesinde bile hala verilmeyen mirası o 1400 yıl önce kadına vermek zorundasınız demiş.. ve diyelim tüm bunlar çıkar için neden zengillik içerisinde değilde açlık sefalet içerisnde yaşamış ve diyelim tüm bunlar kendi uydurması neden taifte çocuklar tarfından taşlanıp yuhalandığında doğrudur ben deliydm hata yaptım demek yerine davamdan vazgeçmem dedi.. ve neden gel sana isteğin kölemizi verelim altın para mal mülk verelim bu sözlerini artık kapt su mslümanlık zırvalığını diye bi teklif geldğinde bi elime güneşi bir elime ayı verseniz davamdan vageçmem ben zaten Hatice’dende memnunum dedi ve neden aklı fikri kızlarda olan biri kendinden yaşça büyük biriyle evlendi.. ve bu adam cebelitarık boğazındaki birbirine karışmayan iki denizi nerden gördü ki bu Kuranda ayet olarak sığdırdı(furkan53) ..daha sayılabilecek çok şey var aslında yıllardan beri birileri yok birileri var diyo ve diyelim ki yok varsın olmasın biz yine çürürüz sperm ve yumurta olark başka bi şey oluruz ama sizin halinizi düşünemiyorum snaıyosunuzki orda bize orda kendini göstersdeydn falan gibi şeylerle kandırabilrsiniz halbuki hiç bi yere asılı durmayan güneş ay bile aslında kanıt fakat gerçketn körsünüz ve müslümanlar göz doktoru değil sizi ameliyat edemezler sadece köre bi rengi tanıtmak gibidr yapabldiğimiz boş bi çaba ama belki renk adına bi şeyler kavrarsınızda haytı siyah beyz görmekten bıkarsınız umudumuz

    1. Gerçekten tebrik ediyorum çok güzel anlattın vermiş olduğun gerçeklerin ta kendileri ama o çürümüş zihniyet bunca yıl bunları görmedi anlamadı beyinleri okadar çürümüş ki bundan sonrda anlıycaklarını sanmıyorum ALLAH kimseyi doğrudan doğru yoldan ayırmasın AMİİN..

  8. Şu ateist zırvalarına bayılıyorum.Arkadaş dinler doğru olmasa ne olur be.Hele şu tesadüf/rastgele mutasyonlar lafını bilimselmiş gibi satıyorlar ya ne diyim.Hem evrilsek ne fark eder.DNA’yı var eden bir akıllı tasarımcı vardır diyemiyeceksem ben bitmişim zaten,bu durumda tüm referanslarımı kaybederim.Neyse uzun uzun yazılacak çok şey var ama son olarak durmadan müslüman ülkeleri önrek veriyorlar,sanki kominizm uygulayıcısı(gerçek sosyalizmden bahsetmiyoruz) ülkelerde hiç ızdıraplar/katliamlar ölümler yokmuş gibi.Ayrıca kendini Tanrı’ya inanan ve birgün bir şekilde bir hesap gününe inanarak düzgün yaşayan tüm insanlar benim için müslümandır.Tarih boyunca kötülerle/dincilerle savaşan insanlar da siz ateistler değil bu insanlar olmuştur,tıpkı bilimi bugünkü seviyesine getirenlerin de onlar olduğu gibi…..

    1. Arkadaşım Müslüman’ ım ve bu soruların cevabını verebilecek ilahiyat bilgim yok burada sadece vereceğim cvplar mantıksız buldukları nı daha da mantıksızlaştırır ama nacizane fikrim iyi bir ilahiyatçı ile hata bir kaç ayrı ilahiyatçı ile bunları sorarak tartışman bak sende diyorsun bir cümlede ben de tam bilmiyorum diye bence bil ondan sonra karar ver çünkü inan bakış açısı asla bu değil İslam da… Uzun zaman geçmiş inşallah ki okursun msjımı… Saygılar iyi günler

  9. Ateist olduklarını iddia eden siz değerli şahsiyetler ; Deyişiniz üzeredir ki Müslüman insanlar cahil zırvalara inanan ve at gözlükleri kullanan çevresini görmeyen insanlariz, bu konuya dönücem fakat şu soruyu sormak isterim bu gün stephen hawking’in bile kabullenmiş olduğu bir düşüncedir ki sizin fikrinizide merak ediyorum ”Herseyin bilimsel bir açıklaması olması Tanrının olmadığı anlamınamı gelir yoksa nizam ve intizamın göstergesi midir ?”
    Şimdi gelelim başta bahsettiğim ve inananları soktuğunuz kalıba…
    Dünya üzerindeki en büyük düşünürlerin tamamına yakınının inanç sahibi olduğunu çoğu ateiste bilir dikkat ederseniz Müslüman demedim inanç sahibi dedim. Ve siz ateist olduğunu iddaa eden arkadaşlar Dawkins ateist mi ? Evrim varmı ? Bana olumlu mutasyon örneği gösteremeyeceğinizi biliyormuydunuz ? uzatmak istemiyorum yakın tarihe bakmak yerine geçmişi kurcalayın.
    inançlara karşı çıkmanıza rağmen bir ınanışa sahip olan sizlere son sorum ?
    Arada sırada ukalalık yapmayı bırakıp düşünüyor musunuz ?

  10. Selam dostlar. Bu şiirler Ömer Hayyam’a ait değil demek yerine, Ömer Hayyam’ın ironi yaptığını düşünmenizi isterim.

  11. İnanç meselesini tartışmak hiç bir zaman doğru olamaz. Zira inanç meselesinde doğru ve yanlış yoktur. Kimse inancından dolayı yargılanamaz. Tanrının varlığı ve yokluğu muamma. Aynı şekilde İslamın doğruluğu da. Binaenaleyh inanç tartışması bilgi alışverişinin dışına çıkmamalıdır. Unutulmamalıdır ki bu millet inançlar yüzünden tarih boyunca birbirine düşürülmüştür.

  12. Daha sonra ayrintisina girecegim ancak, yukaridaki rubailer cok buyuk deliller ile bildigimiz uzere Omer Hayam’in kendisine aittir ve onun dusunum yapisina da ters degildir.

    Cogunlukla yasadigimiz kafa karisikligi, yorumlarda yine yasanmis gordugum uzere.
    Bize ozel degil, dunya olarak icinde bulundugumuz anlam karmasasinin sonuclari bu kavgalarimiz.

    Inanc, adiyla musemma olarak, varolmayana duyulan karsiliksiz guvendir. Delil, bilgi ve bilim diye adlandirdigimiz ise tekrar edielbilir, gozlemlenebilir, degerlendirilebilir oldugunu dusundugumuz olgulardir.
    Inanclar, toplum yasamina, esitligine, yonetimine ve diger kisisel hak ve ozgurluklere “etkilesim” bazinda dahil olmayan, herkesin kendi isteyerek yasayabilecegi ozel hak, ozgurluk ve dusuncelerdir.

    Bizim yasadigimiz bu akil karisikliginin en onemli sebebi, Islam dininin toplum yapisini etkileyici getirimlerinin de olmasi ve Seriat diye isimlendirilen bir yonetim bicimine atifta bulunmasidir. Bu bazi baska inanc yapilarinda da yasaniyor olsa da Islamiyet kadar etki edici, yonlendirici, direkt emirde bulunucu degildir.

    Oncelikle esitlikler duzleminde yapilacak en iyi sey, inanc sahibi yasamini toplumun ortalama rituellerine etki etmeyici ve baskalarini rahatsiz etmiyici bicimde yasamaya hakki vardir. Ayni bicimde inanc sahibi olmayanlarin da diledikleri gibi yasama ozgurlukleri vardir. Bin yillar icinde toplum duzenlerinde bulabildigimiz en anlamli ozgurluk kavrami birbirimize zarar vermeyici olarak diledigimiz gibi yasama ozgurlugudur.

    Inancin bir “kisisel tercih veya dusunce” oldugundan hareketle tartisma ve kavganin anlamsizligini kabul etmemiz gerekmektedir. Kimseyi inanc sahibi olup olmadigi veya inanc rituelleri nasil yaptigina gore yargilamak yapilabilecek en buyuk hata olacaktir. Ayrica inanc unsurlarinin kendi icinde de inanc sahibinin inancli olup olmadiginin sorgulanmasinin en buyuk gunahlardan biri oldugu da belirtilmistir.

    Omer Hayyam’a donecek olursak bu kadar karisikliktan sonra ise, blog yazarinin da kesfettigi uzere Hayyam teorik/pratik matematik, geometri ve ilgili ilgisiz bir cok bilim/sanat alaninda onemli bir karakterdir. Bu yonuyle bir cok kesifte/uretimde bulunmus ve aslinda boyle bir yasaminda verdigi olgunluk ile o siirleri/rubaileri yazma olgunluguna erismistir muhtemelen.

    Hayyam’in rubailerini anlamak icin cok uzun sure karsilastirmali cevirilerle okumak, her biri uzerine anlamli surelerle dusunmek ve felsefe, din felsefesi ve bilim alanlarinin felsefik dusunumleri ile irdelemek gereklidir. Ondan once yasamis bir cok protest inanc sahibi ozan/sair incelenmeli, felsefe tarihindeki onemli isimlerle dusunumleri karsilastirilmalidir. Cunku Hayyam yasami boyunca doneminin en iyi konumlarinda egitimler almis ve en onemli cografyalarinda kutuphanelere erisimleri ile cok buyuk bir genel kultur ve bilgi sahibi olmustur. Aynisi Mevlana icin de soz konusu oldugu icin olaylar, olgular ve kisiler paralel duzlemde ayrintiyla incelenmelidir.

    Yazinin basinda da soyledigim uzere yukaridaki rubailer cok buyuk ihtimalle Omer Hayyam’in kendisine aittir ve zaten dusunce yapisi ile de tamamen paraleldir. Eger O’nu dogru okuyup anlayabilseydiniz bunu hissetmeniz mumkun olabilirdi.

    Aydinlatmamiz gereken konu Omer Hayyam namaz kilan, butun rituelleri yerine getiren, mucizelere inanan bir inanc sahibi degildir. Yasadigi donemin en guclu dini ve o dinin de en yogun yasadigi cografyada, haliyle Islamiyet ruhuyla yasamistir. Bu bir cogumuzun da yasadigi olagan bir ilerleyistir, hic birimiz din ile dogmadik, yasadigimiz cografya ve toplum yapisi ile buna uyduk, ogrendik ve yasadik.
    Ancak anlamamiz gereken cok ince bir nokta vardir. Omer Hayyam gibi bir cok baska ozan ve sair vardir bu turde eserler birakmis. Bu insanlarin durumlari da Hayyam ile aynidir.
    Inanclara protest/karsit yaklasarak, inanc felsefesi ve felsefenin birlesimi ile “dogru” olani arayis yolunda kaliplasmis rituelleri kirarak, inanc gecmisinin ve kendi dusunumlerinin meyvelerini ifade etmeye calismislardir.

    TRT’in bir kac yil once hazirladigi Ulu Ozanlar belgeselini izleyerek ise baslamak, anlattiklarimin daha net anlasilmasi duzleminde onemli bir basamak olacaktir. Bu ozanlar Islamiyet inanciyla gelen Allah/Tanri olgusunu kalpten yasayip, Allah aski denilen, Hayyam ve Mevlana’nin da yasamini adadigi gercegi arama isiginda ulasilmis bu yola kendilerini adamis insanlardir.
    Anlatmaya calistiklari sey, Tanri aski, Allah aski, sevgi ve guzellikler kavramlarinin kalpten yasanmasi gerektigi ve rituellere bogulmamasi, dinin devlete karistirilmamasi, insanlarin bu nedenlerle katledilmemesi, toplumun huzur ve duzeninin bu sebeplerle bozulmamasi olmussa da, neredeyse hepsi bu protest/karsit/sorgulayici duruslari nedeniyle idamdan ve iskenceden kacamamislardir. Ki idam ve iskenceye de seve seve, inandiklari ugruna baslarini vererek gitmislerdir.

    Hepsi birer aydin, hepsi birer dähidir. Insanlik, sevgi, ask, Allah aski, gercegin aranmasi, felsefenin temelleri konusunda cok yuksek mertebelere ulasmislardir. Bilgi ile karsilasanlar birer dahi olmus, bilgiden uzak kalanlar naif gercek arayicilari olmuslardir.

    Yukaridaki dizeler gibi Hayyam’in baska dizeleri de vardir. Bazilarinda Tanri ile hesaplasmalar, bazilarinda kizmalar kirilmalar, bazilarinda anlatilabilecek en guzel sozler yer alir. Bunlar birer yaratici ile konusma cabasi ve birer felsefik dusunum cabalari olmuslardir.
    Rubailerinin tamaminin oldugu kitabini okursaniz en sonunda kendisi da Allah ile konusmaya gayret ettigi, dili dondugunce dusunumler ve sozler ile kendisini ifade etmeye calistigi gibi alcak gonullu bir bitirme metni sunar.

    Mevlana, Hayyam ve diger onemli saydigimiz ve ismini bilmedigimiz inanc felsefecileri kendi kendilerini de ifade ettikleri gibi ulu, ulvi, kutsal veya mucizevi kisilikler degillerdir. Mucizeleri, doga ustu isleri ve benzeri gercek disi durumlarla alakalari yoktur.
    Kendilerinin de ifade ettigi gibi temiz kalpleriyle, acik akillari ile, yuksek zekalari ile varligin temellerini aramak gibi cok temel ve herkesin cevaplarini aradigi sorulara ellerinden geldigince yanit bulmaya ve gercege erismeye calismislardir. Bunlar sizlere tam olarak sorular gibi gelmeyebilir, bir Platon bir Eflatun edasiyla ilerlemedikleri kesin. Ancak onlarin yasama baktiklari gibi bizler de onlara acik kalple bakmaliyiz. Onlari hissetmeye ve yasadiklarini tahayyul/hayal etmeye calismaliyiz.

    Bu dusunumleri sirasinda olusturduklari metinler ile bazen yuzeysel gibi gelse de bazen de cok ilginc verilere ulastiklarini okumalariniz sirasinda mutlaka farkedeceksinizdir.
    Omer Hayyam kesine yakin oranla bildiklarimize gore, acik bicimde rubailerinde yani dortluklerinde Allahi ile pazarlik da etmis, kizmis da; asiri dinciler/yobazlar hakkinda en buyuk hakaretleri de etmis, inanc konusunda en anlamli sozleri de soylemis. Insaniyet, esitlik, dogru yasamak ve bilgi konularinda esi bulunamayacak izler birakacak sozleri de yine Hayyam soylemistir.
    Anlayabildigim kadariyla O’na gore inanc kisiye ozeldir, yobazliga, sekilcilige, toplumu tehdit edici kurallara gerek yoktur bunlar olmamalidir.

    Ornek olarak koyulan ilk dortlukteki camiden kilim calmada anlatilan durum; Hayyam’in da savundugu uzere camileri gereginden fazla suslemek, kalabaliklastirmak ve onemini inancin uzerine cikartmak zaten Islam dinine Kuran’a gore de bidattir ve uygun degildir. Beri yandan Hayyam’in da Islamiyet’in de butun inanclarin ve eski metinlerin de soyledigi gibi esyaya ve mala deger vermek dogru degildir. Esyanin degersizliginde hirsizlik da anlamini yitirmektedir. Inanc ve yasam felsefecilerinin cogunlukla savundugu gibi ve Islamiyetin de inancinin temelini olusturdugu gibi esyadan, maldan, mulkten ve birikimlerden arinmak dogru olandir.
    Hayyam burada caminin seklen kutsallastirilmasinin onemsizligine dikkat cekmek istemis olabilir kendi alt metninde. Ama bunu anlatmak icin yazmamistir elbette bunu, bu olayin suregelisinin olusturdugu bir anlamdir. Direkt olarak kilim de calmis veya calmadan almis ama nuktedan bicimde muptela etmis olabilir. Ama madde zaten degersizdir anlasilmasi gereken budur. Bu esya mal mulk konusu Lao Tzu – Tao Te Ching, Konfucyus, Mevlana, Hayyam ve diger buyuk dusunurlerde derin baglantilar icerdigi icin fazla uzatmak istemiyorum. Tek onerim konuyu acik kalple arastirmaya ve anlama devam etmeniz oalcaktir.
    Dortlugun genelinden benim anladigim, duanin ve namazin yerinin zorunlu olarak cami olmadigi ve esyanin, malin degersizligidir.

    Devamindaki dortluk ise tam bir Hayyam dortlugudur ve Hayyam’in kendini bu kadar guzel ifade ettigi baska bir dortluk sanirim yoktur.
    Bu dortlugu anladiginizda Hayyam’i kalpten anlamis olacaksinzi buna emin olabilirsiniz.
    Kalbindeki inanclarin ve hislerin hicbir din, rituel ve ibadet yeri ile aciklanmayacagini anlatmis. Olgunlugunun, kemaletinin, gercegi arayisindaki ilerleyisinin mayalanmasinin bambaska oldugunu ifade etmeye calismis.
    Yoksul gavur ve cirkin orospu kisimlari ise tam yasadigimiz kafa karisikliklari gibidir. Her inanci anlamistir, her inanca saygilidir, hepsini kucaklar ve hepsini bilir. Ancak hic bir inanc ve inanc toplulugu onu kabul etmez. Kalbinde oyle yuce inanc ve sevgi vardir ama disaridan bagnaz inanc savunucularina o yabanci gorunmektedir. Gavuru parasi var diye severler, yoksulu hicbir ise yaramaz “sozde”. Orospunun elbette guzel olani daha cok begenilir ve talep edilir, cirkin olani sevilmez ve talep edilmez elbette.
    Kalbindeki olgunluk ve inanc arttikca, toplumdan da soyutlandigi anlasilmaktadir. Ama bu kendisinin istegi degil, dogmalarin da otesinde rituellere sikismis halk kitleleri buna sebep olmaktadir. Kalpten inanarak degil de seklen rituellere devam ederek yasamaktadirlar.
    Ne din ne cennet ne dunya umrumda derken ise. Buraya cok dikkat edilmesi gerekmektedir. Din yolunda gidenlerin azici cogunlugu, cezalardan kacmak yani cehennemden korunmak ve cennet vaadiyle bu yola girmislerdir ve gireceklerdir. Hayyam’in ve kendisine paralel insanlarin buradaki durusu inanilmazdir. Cennet vaadi umurlarinda degildir. Cunku erdemli insan odullere cennetlere vaatlere kanarak giremez erdem yoluna. Oyle basit ve anlasilabilir degildir bu. Dunyanin malini da cennetin vaadini de dinlerin rituellerini de bir kenara birakir. Allah, yaratici, tanri adina her ne derseniz ve isim de vermeseniz de olur, o aski o sevgiyi kalbine koyar ve erdemli, ustun, ulu veya en aindan dogru yasamak dogru olmak icin bu yolda ilerlerler. Erenler, erdemliler, ulularr denilen insanlar da hep bu dusturda hep bu yolda olduklari icin bu isimleri almislardir. Rituellerin, kaliplarin disina cikarlar ve dogru bildikleriyle devam ederler.

    Anliyorum, bir kerede bir kac yilda veya belli bir zamanda bunu algilamak ve anlamak kolay degildir. Bu fikri bu hissi bilebilmek icin cok arastirmak, okumak karsilastirmak ve tekrar tekrar uzerinden gecerek baglantilari bulmak gereklidir.
    Kavga etmeden once, hakaret etmeden once ya da yanlislamaya calismadan once anlamaya calismak daha dogrudur.
    Aradiginiz eger gercekler ise, aradiginiz ise “pismek” ise. Bikmadan ve usanmadan aramayi surdurun. Ama dogru yerlerde ve dogru kaynaklarda surdurun.

    En buyuk hatamiz inancina sahip oldugumuz dinin kutsal kabul ettigimiz kitabini bile okumuyoruz. Kuran’in Arapcasini duvariniza aracaginiza Turkcesini alip okumamiz gerekeli.

    Ve Mevlana, Hayyam ve diger buyuk dusunurler, inanc felsefecileri ve hayatlarini bu ugurda feda etmis ozanlari, sairleri, ulu insanlari anlamak istiyorsaniz; butun dinleri, dusunceleri, bilgileri ve bilimde de en ileri konulari dahi tarafsizca, acik kalple, acik akilla, arastirarak, okuyarak, baglantilandirarak, inceleyerek, karsilastirarak ve bunu hayatinizda yasayarak aramaya devam edin. Her aninizi ogrenerek ve dusunerek gecirin.

    O’nlari anladiginizda, anladiginizi bileceksiniz..

  13. Senin dogru yolun tanri yolu degil kendini kandirma! Senin yolun muhammedin yani efendinin yolu tabiki kesinlikle yanlis bir yol tanriyi bu celiskilerle dolu uydurma din ve basrol oyuncularinin arasina koyup ona hem ihanet ediyorsunuz hemde bir insani ondan daha onde tutarak onu terk ediyorsunuz . Konu muhammed olunca saldiriyorsunuz oysa konu tanri olunca ses yok. Eee tabiki vekil muhammed efendi varken ne isin olur tanriyla? Nasilsa efendiniz size sefaat edip kurtaracak degilmi? Acaba kendini kurtarabildimi sizin arap efendiniz? Ya cok merak ediyorum hayatnda hic gormedigin dilini bile bilmedigin efendinle obur tarafta nasil anlasacaksin? Onu nasil taniyacaksin aranizda bir parola falan varmi? Yoksa bir acayip adamin siz muslumanlari bie el feneriyle alip goturdugunu dusunsene! Nereye bu gidis sorusu bu gunku koyun mantigini andirmiyormu? Yani sen oldugunde dogal olarak efendini bekliyeceksin efendin diye baska birinin gelmedigini kim nereden bilecek? Yani memoyu nasil taniyip guveneceksin arkadasim? Ya seni ataist bir arkadas alip gotururse ne olacak ah o zaman dinden ciktin iste! Gerci senin sucun degil ama memoda benim sucum degil derse ne olacak? Tanriyla basbasa kalinca ne olacak ne? Yasaminda bir kez olsun onyargisiz o kitabi oku ve her seyi sorgula henuz cok gec degil..

  14. Dinimiz kitabimizi okumamiz gerektigini söylüyor okuyanda var okumayanda ama görüyorum ki sadece okumak yeterli degildir.Anlamak sart..peygamber efendimizin dedigi gibi rabbim faydasiz ilimden sana siginirim.. umarim kalp gozunuz acilir ve mantiginizi da faydali ve dogru olani bularak kullanirsiniz..

  15. ömer hayyam ın bakış açısı çok farklıdır ve farklı bir kafa yapısına sahiptir o dönemde iranda muslim ve tasavvuf az olup ve genelinin aynı manada yazdığı 4 lükler vs. gibi şeyleri bildiği gibi hem şiirlerinde hemde öğütlerinde mana ve anlayış bakımından farklılıklar katmıştır ŞARAP dediği şey ise ŞERBET ‘tir bu arada yargılamak bize ait değildir…

  16. ırmaklarından şaraplar akacak diyorsun
    cenneti ala meyhane midir?
    her mümine iki huri diyorsun
    cenneti ala kerhane midir?
    _____________________________

    cennette huriler varmış kara gözlü
    oradaymış içkinin de en güzeli
    desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
    bak bir yanda şarap bir yanda sevgili

    –ömer hayyam–

  17. Msluman olan din kardeslerime oncelikle Allahın selamıni borc bilip sAglikk,esenlik ve afiyet diliyorum. müslümanlıktan uzak olan Insanciklara ise bu gittiğiNiz yolda allah’ın gazabı öfkesi üzerinize olsun diyorum müslümanların hoşgörüden uzak olduğunu söylüyorsunuz oysa pencerenin tek kanadını kapalı tutuyor ve sadece istediğiniz yönden bakıyorsunuz ben bir müslüman olarak hoşgörülü olduğuMa müslüman arkadaşlarımdan daima hoşgörü gördüğüm Kanaatindeyim Dini ömer hayyam’ı efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin allah celle celaluhu yU tanıyıp tanımadığıNiz bu çirkefliği müslümanlara çamur atmak için yaptığınız O inanmadığımız fakat hak olan günde ortaya çıkacak dilerim allah’tan işte o gün pişmanlığıNızla kıvranırken sizi tanımak nasip olsun şefaat isteMeye yuzunuz olmadigi vakittede tanisabiliriz çünkü siz o gün allah’ın gazabını tadacak yaptıklarınızın hesabını verecek Ve zelil bir durumda olacaksınız müslümanların kafasını karıştırmak için yazı yazan insanciklara son not son nefesinize gelip ruhunuzu boğazınıza tıkandığı vakit ecel terleri dökerken işte o anda dahi allah’ın gazabı üzerinize olsun

  18. Slm millet
    Biliyorum çoğu müslüman gibi sizde onun ateist olduguna inanmak istemiyorsunuz çünkü böyle dahi bilgi birine sahip olmak ve onu batı karşısında Müslüman bir bilim insani olarak tanıtmak istiyorsunuz ama bunu biliniz ki o bir ateist ve şiddetle dine ve uygulamalarına karşı ( bu arada iranlıyım anma Türkiye’de ikamet etmekteyim )

    1. Ateistler de bir inanca sahip.Ateistliğe inanıyorlar.Yeryüzünde hiçbirşeye inanmayan bir tek insan yoktur,muhakkak bir şeye inanmak zorundadır.
      Evet,ateistler de evrenin dışında bir Tanrı olmadığına inanırlar.
      “DOĞRUDUR”
      Evrenin dışında bir Tanrı yoktur ;zaten böyle bir inanış şirktir!
      “LA İLÂHE İLLALLAH”
      LA (yoktur) İlah(Tanrı -got-)
      İLLA(sadece)ALLAH
      EVET :TANRI YOKTUR,SADECE ALLAH VARDIR.
      Allah ,ilah,Tanrı veya got değildir.
      ALLAH VARDIR,ONUN DIŞI,İÇİ,MERKEZİ YOKTUR.
      “ONDAN BAŞKA HİÇ BİR ŞEY YOKTUR
      SADECE O VARDIR.
      Bütün kainat ve daha tahmin edemiyeceğimiz kadar kainatlar,dediğimiz herşey,Onun kendi kendine rücû edişinden başka birşey değildir.
      Allah hayalinde yarattığı her insana anlamayı ,idrak etmeyi;OKUMAYI nasib etsin inşallah.
      Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerimize olsun inşallah

  19. yıllar önce ateist ya da deist gibi bir inanca fikre düşünceye sahipken yazdığım şeyleri ve bana yanıtları okudum da dehşete kapıldım ve güldüm sonra.ben kendi yanlışlarımı gördüm de benim karşıma islamiyeti savunma gayesiyle yanıta gelenleri görünce ve yorumlarını okuyunca inanın bana dinden çıkar aklı başında olmayan biri.ya arkadaşlar nasıl sıradan nasıl itici nasıl klişe yorumlar bunlar.aşın kendinizi biraz.milleti böyle dine çağırmak mı olur?hiçbir zeka parıltısı yok.ne demek istediğini anlamışsınız ne ne dediğinizin farkındasınız.tek tek yanıt vermeye bile değmez çok çocukça bile denmeyecek ölçüde saçma.bırakın isteyen istediğine inansın.unutmayın ki her insan son ana kadar müslüman olabilir milleti dinden imandan çıkarmayın şu tavrınızla.bu arada ömer hayyamın ikili dizelerini yorumlamak zordur.hem tarnıya içlenir hem yolunda görünür hem de eleştirir kafa tutar içki alemine dalar.ya kafası karışık bir agnostik ya da ban ben de böyle sorgularım müslüman olarak diye ironi yapıyor.bakın son kez söylüyorum aklınızı başınız alın kuranı da kendi hayatınıza uygulayın.

  20. George Lemaitre evrenin yaratılışını ifade eden Big Bang teorisini ortaya atmıştır. Lemaitre, evrenin bir başlangıcı ve sonu olduğunu, bunun da pek çok insanın Allah’a inanmasında önemli bir rol oynadığını savunmuştur. Aynı zamanda bir din adamı olan Lemaitre, dinin ve bilimin insanlığı aynı gerçeklere ulaştıracağına inanıyordu. Diyorum buraya bırakıyorum kardeş yukarda bi yerde bununla alakalı yanlış yorum okumuştum gerçeği bu.
    Ateist olduğunu zannettiğiniz her BİLİM İNSANI için size somut bulgularla açıklama yapıcam. Böyle uydurma ve kendi bildiğini en doğru olduğunu zannedenleri gördükçe ateistliğin “ÖZENTİLİK” olduğu kanaatine varıyorum. Kaldı ki İslamla yönetilen devletlere bakarak yorum yapan arkadaşlar Osmanlı 400 yıl mutlak hakimiyet ve hoşgörü ile yönetildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir