ALAMUT

Fedailerin Kalesi AlamutHasan Sabbah´ın Alamut Kalesi, Cennet Bahçeleri ve Fedailerin Tarihi

Hıristiyanların zaman ölçüsü birimiyle 1092 yılının ilk baharında hatırı sayılır büyüklükte bir kervan, Semerkant´tan başlayarak Buhara üzerinden Horasan´ın kuzeyindeki Elbruz platosuna dek uzanan, bir zamanlar muzaffer orduların kullandığı eski yolun üzerinde ağır ağır ilerliyordu. Karların erimeye başlamasıyla birlikte Buhara´dan ayrılan kervan haftalardır yollardaydı.

“Avni oğlum, Tahir´in torunu!” demişti ona.
“Doğruca Demavend Dağı´na giden yolu tut.
Rey´e ulaşınca Şahrud Irmağı´na giden yolu sor. Irmağın kaynağı sarp bir vadide bulunmaktadır; oraya çık. Büyükbir kale göreceksin: Bu yerin ismi Alamut Kalesi´dir yani ´kartal yuvası.´ …”

Kitabın konusu n1034 – 1124 yılları arasında yaşamış olan ,kendini insanlara peygamber diye tanıtan Hasan Sabbah’ın neler çevirdiğini anlatıyor kitap.Hasan Sabbah kendini kurmuş olduğu cemaate adayan bir insan.Ve bu amaç uğrunda Alamut Kalesinde kendi askerlerini yetiştiren biri.

Yetiştirdiği askerlerin daha önce dünyevi faliyetlerden uzak durmasına özen gösteriyor.Kalenin içindeki komutanlara askerleri en donanımlı şekilde yetiştirmelerini söylüyor.Askerler Hasan Sabbah’ı eğitimlerinin sonuna kadar hiç görmüyor…

Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. İnanılmaz şeyler anlatılıyor.

“ALAMUT” için bir yorum

  1. Tavsiye ettiğiniz kadar var…Gerçekten bir kitap insanı bu kadar alıp götürür… İster buna yazarın ustalığı ister Hasan Sabbah’ın zekası diyin ama mutlaka okuyun…Ne yazık ki tarihte düşmanlar asla tam olarak tanıtılmaz çünkü o düşmandır ve üstün görülmemeli.. Hasan Sabbah’ın ne yaptığı önemli değil önemli olan dehası, aklını ustalıkla kullanışı, olaylara bakış açısı…ve kitaptan beni etkileyen bir cümle, “Bir grubun bilinç seviyesi ne kadar düşükse, onu harekete geçiren fanatiklik de o kadar büyüktür.” Hasan Sabbah bunu çom iyi kullanmış…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir