Türk Kültürü Üzerine Bir Anı

Geçtiğimiz senelerde Niğde’nin Bor ilçesinde ki şu ana kadar varlığını bilmediğim(!) teyze ve teyze çocuklarını ziyarete gitmiştim. Baktım ki gözleri çekik. Çekik gözlülere karşı hep sempatim olmuştur.Sohbet ettikçe bizim eniştenin Kazak Türk’ü olduğunu öğrendim. İçeri girdiğimizde küçük kardeşim şaşkın gözlerle etrafa bakıyordu. Çünkü oturacak bir yer yoktu, herkes yerde oturuyordu! Sanırım bağdaş kurmak Avrupa’da da Türk oturuşu denilen oturuş bundan geliyor olmalı.

Yerde güzel işlemeleri olan minderler, yastıklar,duvarlarda kilimler,hepsi el yapımı. Gayet sıcak bir ortam..
Evin bir köşesinde küçük bir sofra bezi ve üzerinde sini… Üzerinde çeşitli kendi kültürlerimize öz(!) kuruyemişler. Tatları o kadar güzel ki… Birde çayları vardı; Sütlü çay.

Oturuyorsunuz evin hanım kızı büyük bir zarafet ve hanımefendilik içerisinde çayınızı getiriyor. Zarif hareketlerle çayı döküyor. (!)Bardağa da değil, Türk motifleriyle bezenmiş harika kaselere.. Ve siz o muhteşem tada varırken bir yandan da sinideki yemişlerle katık ediyorsunuz..
Çay döküldükten sonra bir köşeye geçip iki dizinin üzerine yere oturup ellerini dizlerine koyuyorlar(!)İnsan “bu ne güzel bir terbiye” demekten kendini alamıyor doğrusu..

Kazakça konuşuyorlar. Bakmayın kazakça dediğime. Bildiğimiz Türkçe yahu.(!)Biraz dikkatle ne konuştuklarını rahatlıkla anlayabiliyorsunuz.. Dilimizde bir yani(!)

O sıcak ortamda bulunduğunuzda kendinizi eski Türk çadırlarında hissediyorsunuz. Türk’lüğün farkına iliklerinize kadar bir kez daha hissediyorsunuz. Çadır demişken, birde çeşitli yerlerde çadırları var. Duvarlarda postlar,yerlerde yine aynı güzellikte minderler,sazlar çalgılar silahlar. Çadır duvardan değil bildiğimiz keçeden. Oraya girince insan daha da bir hoş oluyor. Sanıyorsunuz ki “ben eski tarihlere gittim, Ata’larımla birlikteyim”.

Ve daha anlatmaya sığdıramayacağım bir çok ayrıntı bir çok duygu. İnsan konuşuyor kendi kendine:

-Ne kadarda güzel korumuşlar geleneklerimizi. Helal olsun! Türk’ün atasını daha başka nasıl hissedebilirim ki? Bu gelenekler bizim! Bu konuşmalar,sininin üzerindeki motifler, duvardaki post, kasedeki koku, evin köşesindeki reis benim, tüm bunlar bizim! Bizim atamızın! Bunlara sahip çıkmalıyız! Bunları çocuklarımıza öğretmeliyiz! Egemen güçlerin yobazlaştırma çabalarından uzaklaştırıp kendi köklerine inmelerini sağlamalıyız! Sokaklarda “emo” gençler değil, zarif hanımkızlarımız,efendi beylerimiz yürümeli! Tüm bunlar Türk’lüğün temeli! Temelimize sahip çıkmalıyız! Bunu diğer Türk milletleriyle iletişimi koparmayarak, onlara yakınlaşarak yapmalıyız! Türk Birliği’ni kurup asil milletimizin kültürünü, geleneğini,tarihini,dilini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmeliyiz!

Gelmiş geçmiş en büyük Türk’lerden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk” hakkında söylediği birkaç sözle yazıma son veriyor herkese teşekkür ediyorum.

-Dünya üzerinde Türk’ten daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir.
-Hayattaki yegâne üstünlüğüm Türk doğmaktır.
-Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz.
-Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.
-Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
-Bu ülke, tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.
-Yüksel Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur.
-Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir.
-Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır.
-Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
-İstanbul’da çıkan bir dergiyi Kaşgar’daki bir Türk de anlayacaktır.
-NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!

Yayınlayan

Hakan Er - Stratejist

Alanı : Ezoterik ve Gizli Örgütler

“Türk Kültürü Üzerine Bir Anı” için bir yorum

  1. buna sanirim kibar fasism diyorlar. Ne kadar da sempatik kelimelerle, baska insan gruplarindan daha ustun olarak “doguldugu” vurgulaniyor.

    Irkciligini yaptigi milletin dilini, turkceyi biraz daha iyi kullanip gramer hatalarini duzeltmeni temenni ederim. De da ayrimi gibi gramerler hatalari benim icin pek onemli degil ancak sizin gibi sekilcilige bu kadar takintili arkadaslar icin onemli olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir