<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TARİHTEN NOTLAR &#187; abdülhamit</title>
	<atom:link href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/abdulhamit/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tarihtennotlar.com</link>
	<description>&#34;Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir!&#34; - M.K.Atatürk</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Jan 2012 09:05:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>İttihat ve Terakki Kuruluş &#8211; Kollar &#8211; Sistem</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/ittihat-ve-terakki-kuruluskollarsistem/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/ittihat-ve-terakki-kuruluskollarsistem/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Apr 2010 18:08:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakan Er - Stratejist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medeniyetler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[enver paşa]]></category>
		<category><![CDATA[hakan er]]></category>
		<category><![CDATA[hilal]]></category>
		<category><![CDATA[hilal-i ahmer]]></category>
		<category><![CDATA[hüsamettin ertürk]]></category>
		<category><![CDATA[ittihat ve terakki]]></category>
		<category><![CDATA[masonik]]></category>
		<category><![CDATA[meşrutiyet]]></category>
		<category><![CDATA[milli istihbarat teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[mit]]></category>
		<category><![CDATA[ömer naci]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı hürriyet cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[selanik]]></category>
		<category><![CDATA[stratejist]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman askeri]]></category>
		<category><![CDATA[talat paşa]]></category>
		<category><![CDATA[talim ve terbiye]]></category>
		<category><![CDATA[teşkilat-ı mahsusa]]></category>
		<category><![CDATA[türk ocağı]]></category>
		<category><![CDATA[yakup cemil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=1677</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba. Bir önceki yazımızda Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;ya kısaca değinmiştik.Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;yı yazıpta İttihak ve Terakki&#8217;yi yazmamak olmaz diye düşündüm. Bu yazımızda İttihat ve Terakki Cemiyeti&#8217;nden kısaca bahsedelim. Kısaca bahsedelim diyorum çünkü bu iki örgütü anlatmak kitaplar gerektirir. Benim yazdığım sadece fragman.. İttihat ve Terakki&#8217;nin kökeni 1860&#8242;lı yıllara kadar uzanır.Cemiyet&#8217;in düşünsel kökeni Yeni Osmanlılar&#8216;a dayanır. 1860&#8242;tan 1918&#8242;e kadar [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/teskilat-i-mahsusa-kurulus-ve-seckin-uyeler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluş ve Seçkin Üyeler'>Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluş ve Seçkin Üyeler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/bab-i-ali-baskini/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bab-ı Ali Baskını'>Bab-ı Ali Baskını</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/silinen-bilincimiz/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Silinen Bilincimiz'>Silinen Bilincimiz</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba. Bir önceki yazımızda Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;ya kısaca değinmiştik.Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;yı yazıpta İttihak ve Terakki&#8217;yi yazmamak olmaz diye düşündüm.</p>
<p>Bu yazımızda İttihat ve Terakki Cemiyeti&#8217;nden kısaca bahsedelim. Kısaca bahsedelim diyorum çünkü bu iki örgütü anlatmak kitaplar gerektirir. Benim yazdığım sadece fragman..</p>
<p>İttihat ve Terakki&#8217;nin kökeni 1860&#8242;lı yıllara kadar uzanır.Cemiyet&#8217;in düşünsel kökeni <span style="color: #000000;"><strong>Yeni Osmanlılar</strong></span>&#8216;a dayanır. 1860&#8242;tan 1918&#8242;e kadar uzanan süreçten sonra İttihatçılık ruhu miadını tamamlamış görünse de Cumhuriyet dönemi <span style="color: #000000;"><strong>Kemalizm&#8217;inin</strong></span> ideolojisine esin kaynağı olmuştur. Biz burada örgütün mazisine fazla girmeyecek, <strong>20. yüzyılın</strong> başındaki İttihat ve Terakki&#8217;ye ve onun yan kuruluşlarına kısaca değinmekle yetineceğiz.</p>
<p><strong>Rumeli</strong>, Avrupa&#8217;nın büyük devletlerinin çıkar çatışmasına girdiği, at oynattığı bir coğrafyadır.Buna, <span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Emperyalizmin Rumeli Programı&#8221;</strong></span> demek daha yerinde olur.Bu anlamda<strong> Selanik</strong>, Türk yenilikçi hareketlerinin yeşerdiği, doğduğu bir yerdir.Öyle ya, bu kötü manzara karşısında kim eli kolu bağlı durmak ister ki?</p>
<p>Selanik, canlı bir ticari hayata sahip olduğu gibi, siyasal akımları tolere edebilecek bir kentti.İttihat ve Terakki Cemiyeti Eylül 1906&#8242;da, <span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Beş Çınar&#8221;</strong></span> denen bir bahçede <span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Osmanlı Hürriyet Cemiyeti&#8221;</strong></span> adı altında kuruldu.Kurucuların başlıcaları şunlardı:</p>
<ul>
<li>Mithat Şükrü Bleda</li>
<li>Askeri Rüştiye Müdürü Bursalı Mehmet Tahir Bey</li>
<li>Rüştiye Fransızca öğretmeni Naki Bey</li>
<li>Rahmi Bey (Geleceğin İzmir Valisi)</li>
<li>Kazım Nami Bey (Üçüncü Ordu Müşavirlik Yaveri)</li>
<li>İsmail Canbolat Bey (Daha sonra Atatürk&#8217;e suikastten dolayı idam edilmiştir)</li>
<li>Ömer Naci Bey (İttihat ve Terakki&#8217;nin ünlü hatibi)</li>
<li>Yüzbaşı Edip Servet Bey ve Talat Bey (Geleceğin Osmanlısının Sadrazamı Talat Paşa)</li>
</ul>
<p>Cemiyet <strong>hücre</strong> tarzında örgütlenmişti. Hücre mensuplarının dışında kimse birbirini tanımıyordu. (Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;daki aynı sistem) Cemiyete üye kaydı <strong>Masonik</strong> tarzda yapılıyordu. Önce kuruculardan biri üye yapmak istediği kimseyi merkeze tanıtıyor, merkezin bu konudaki kararını bekliyordu. Merkez gerekli incelemeleri yapıp o kişiyi üyeliğe kabul ederse, yemin merasiminin yapılacağı adayın gözleri bağlanıyor,şaşırtmak için aday biraz dolaştırılıyor,sonra da yemin merasiminin (buna tahlif deniliyordu) yapılacağı eve geliniyordu. Evin kapısında bulunan bir yetkili, kılavuzun<strong> &#8220;Hilal&#8221;</strong> parolasını duyunca kapıyı açıyor ve aday içeri alınıyordu. İçerde bir odada Cemiyet&#8217;e girip girmemekte ısrarlı olup olmadığı soruluyor, onay alındıktan sonra da yemin (tahlif) merasimi başlıyordu. Aday gözleri bağlı olduğu halde bir masanın karşısındaki iskemleye oturtulup, sağ eli <strong>Kur&#8217;an-ı Kerim</strong>&#8216;in sol eli de <strong>tabanca</strong>nın üzerine konarak yemin ettiriliyordu. Tören sırasında adayın karşısında kırmızı cüppeli beş kişi vardır. Ortadaki tok ses karşıdaki adayı tepeden tırnağa süzdükten sonra sorar:</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">-Otuz üç senedir bünye-i milleti hain kurt gibi kemiren istibdad idaresine karşı mazlum milletin intikamını almaya hazır mısınız?</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">-Evet, tamamı ile..</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">-Verdiğiniz sözü önünüzde gördüğünüz Kur&#8217;an-ı Kerim,tabanca ve hançerle teyit ve bunların üzerine yemin eder misiniz?</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">-İşte Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e el basarak yemin ediyorum ki sizlere ihanet edecek olursam hançer ve tabancanıza layık olayım. Meşrutiyet&#8217;i istihsal edinceye kadar Abdülhamit idaresine karşı gücümün yettiği kadar fedakarca itaat edeceğime; şayet bu mukaddes maksadın istihsalinden evvel tevkif  olunursam, Cemiyet&#8217;in esrarına dair etlerim kemiklerimden ayrılıncaya kadar işkenceye maruz kalsam dahi hiçbir şey ifşa etmeyeceğime dinim,şerefim ve namusum üzerine yemin ederim.</span></strong></p>
<p>-Yeni üye Cemiyet&#8217;e, &#8220;<span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"><strong>Kardeşim seni tebrik ederim. Bundan sonra aramızda kardeşlikten başka bir his lmayacaktır.Allah Cemiyet&#8217;imize muvaffakiyet ihsan etsin. Cemiyet&#8217;imizin nizamnamesine göre numaranız &#8230;..dir</strong></span>.</span>&#8220;  sözleriyle kabul edilir, merasim noktalanırdı.İttihat ve Terakki&#8217;ye girmek her üye için bir gurur vesilesiydi. En küçük hatanın, gafletin, ağızdan kaçırılacak bir tek kelimenin, görevi savsaklamanın, tereddüdün <strong>ölümle</strong> noktalanacağını bildiği halde hiç bir üye bu durumdan şikayetçi olmamıştır. Bu uğurda ölmek onlar için ölümlerin en şereflisiydi çünkü.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/04/talat-pasa.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1684" title="Talat Paşa" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/04/talat-pasa-275x300.jpg" alt="" width="275" height="300" /></a>Yeni üye yemininin ardından gözleri açıldığında karşısında <span style="color: #000000;"><strong>siyah maskeli,sadece gözleri açık, baştan aşağı kırmızı pelerine sarılmış</strong></span> üç kişiyi görüyordu.Artık bundan sonra çıkış yoktur.Aksi takdirde ihanetle yargılanacak, hiç tereddütsüz ölümle cezalandırılacaktır.İ lk toplantıda<strong> Talat Bey&#8217;</strong>in şu sözleri İttihat ve Terakki&#8217;nin amacını, hedeflerini ortaya koyar gibiydi.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">-&#8221;Cemiyetimiz baş verecek, fakat sır vermeyecektir. Netice istihsal edilinceye kadar ve ondan sonra bile herkes Cemiyet&#8217;in sırrına bağlı kalacaktır. Aksi mümkün değildir,müsaade edilmez,yani buna izin de verilemez. Cemiyete girecek arkadaş yalnız kendi rehberini ve iki arkadaşını tanıyacaktır.Diğerlerini bilmeyecek, bilemeyecektir. Bizler de bunu kimseye söylememeye yemin edeceğiz.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Şu anda birbirimizin adını unutuyoruz. Cemiyete kaydedilenler gözleri bağlı olarak tahlif odasına alınacaktır. Tahlif odasına geliş rehber vasıtası ile olacak. Yemine gelecek olan üyenin gözleri yemin yerine gelmeden çok önce bağlanacaktır. Yani nerede yemin ettiğini bilmeyecektir. Rehber tahlif odasında yeni üyenin gözlerini açtığı vakit üye şunları görecektir: Yeşil çulha kaplı bir masa,masanın köşesinde Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in yanında bir tabanca ve bayrak.Yemin ettirecek üç aza, ki bunlar masanın gerisinde hususi kıyafetler içinde olacaklar ve yalnız gözleri görünecektir. Tahlif odasında usulümüz gereğince yemin eden aza Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e,silaha,bayrağa el bastıktan sonra artık Cemiyet için hayatını vermeye hazır demektir. Verilecek emri tatbik etmeyerek savsaklayan veya Cemiyet&#8217;in sırlarını her ne şart altında olursa olsun anlatmaya kalkan aza, tabancanın başına sıkılmasını kabul etmiş demektir. Usul budur.&#8221;</span></strong></p>
<p>Talat Bey&#8217;in bu nutku, sanki İttihat ve Terakki&#8217;nin manifestosu gibidir. Toplantılar çeşitli evlerde yapılıyordu. Daha sonra ise Alatini Köşkü ile Tramvay deposu arasında küçük bir ev tutuldu. Ev Ömer Naci üzerinde görünüyordu.</p>
<p>Cemiyet üyelerinin birbirini tanıması için bir işaret sistemi vardı. Temel ilke &#8220;<strong>Kelime-i Mukaddese: Muin, Kelime-i Murur: Hilal&#8221;</strong> sözcükleriydi. Üye sağ elin üç parmağını büküp, bir hilal halinde kalbine götürdüğünde işaret tamam sayılacaktı. Bundan sonra karşılıklı olarak<strong> &#8220;Mim&#8221;, &#8220;Ayn&#8221;, &#8220;Ye&#8221;</strong> harfleri söylenecekti. Bu harfler Arapça <strong>&#8220;Muin&#8221; (Yardım eden,yardımcı)</strong> anlamına geliyordu.</p>
<p>Cemiyet üyelere bir numara veriyordu. İlk on numara kuruculara aitti. Yaş sırasına göre ilk on üyenin numaraları şöyle sıralanıyordu:</p>
<ul>
<li>Bursalı Tahir Bey 1</li>
<li>Naki Bey 2</li>
<li>Rahmi Bey 3</li>
<li>Mithat Şükrü Bleda 4</li>
<li>Talat Bey 5</li>
<li>Kazım Nami Bey 6</li>
<li>Ömer Naci Bey 7</li>
<li>İsmail Canbolat Bey 8</li>
<li>Hakkı Baha Bey 9</li>
<li>Edip Servet Bey 10</li>
</ul>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/04/ittahat-ve-terraki.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1685" title="ittahat ve terraki" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/04/ittahat-ve-terraki-300x187.jpg" alt="" width="300" height="187" /></a>Cemiyet daha sonra, <strong>Paris&#8217;te</strong> <strong>Dr.Nazım</strong> ve <strong>Dr. Bahattin Şakir</strong> tarafından kurulan<strong> İttihat ve Terakki Örgütü</strong> ile ilişki kurdu. İlişkiyi müteakip <strong>&#8220;Osmanlı Hürriyet Cumhuriyeti&#8221; adını &#8220;İttihat ve Terakki Cemiyeti&#8221; olarak</strong> değiştirdi.Cemiyet daha sonra Anadolu&#8217;da -özellikle İzmir&#8217;de- örgütlenmeye başladı.<strong> Mustafa Kemal</strong> ve <strong>Enver Bey&#8217;</strong>in katılımlarıyla çığ gibi büyüyen Cemiyet, Osmanlı&#8217;nın paylaşımını masaya yatıran<strong> Reval</strong> görüşmelerinden sonra harekete geçti. Cemiyet&#8217;in ilk eylemi Mustafa Necip kanalıyla gerçekleşti. Nazım Bey Selanik Merkez Kumandanı ve İttihat ve Terakki Cemiyeti&#8217;nin en büyük düşmanı idi. Onu Enver Bey&#8217;in eniştesi olmasıda kurtaramamış, ölümden kıl payı kurtulmuştu.</p>
<p>Ardından Resneli Niyazi Bey ve Enver Bey dağa çıkmıştı.Onları takip ve ele geçirmekle görevlendirilen Arnavut Şemsi Paşa, Teğmen Atıf Kamçıl Bey tarafından öldürüldü. Bunlar İttihak ve Terakki&#8217;nin önünü açıyor, Cemiyet halk için ümit kaynağı oluyordu.Şemsi Paşa&#8217;nın yerine gönderilen Tatar Osman Paşa&#8217;nın da <strong>Eyüp Sabri</strong> tarafından dağa kaldırılması Saray&#8217;ın sona yaklaştığını gösteriyordu. 1908&#8242;de <strong>II. Meşrutiyet</strong>&#8216;i ilan ettiren, 1909&#8242;da Sultan <strong>Abdülhamit Han</strong>&#8216;ı tahttan indiren Cemiyet, 1913<strong> Bab-ı Ali Baskını</strong> ile yönetimi el koydu ve kesintisiz 5 yıl 9 ay 7 gün Osmanlı&#8217;nın kaderine hükmetti.</p>
<p>Yurt düzeyinde örgütlenmeyi, İttihak ve Terakki kulüpleri kanalı ile gerçekleştiren Cemiyet <strong>1908-1918</strong> yılları arasında 4 gizli olmak üzere 9 kongre yaptı. 1909-1918 yılları arasında Cemiyet&#8217;in başkanlıklarını sırası ile Emrullah Efendi,Halil Bey,Seyit Bey,Sait Halim Paşa ve Talat Paşa yürüttü.</p>
<p>İlk kurulduğu günden itibaren gizliliği esas alan Cemiyet&#8217;in bir çok yan kuruluşu vardı.Bunlar;</p>
<ul>
<li><strong>Teşkilat-ı Mahsusa</strong> (Günümüz <strong>Milli İstihbarat Teşkilatı</strong>&#8216;nın çekirdeği)</li>
<li>Türk Ocağı</li>
<li>Köylü Bilgi Cemiyeti</li>
<li>Osmanlı Maarif Cemiyeti</li>
<li>Milli Talim ve Terbiye Cemiyeti</li>
<li>Halka Doğru Cemiyeti</li>
<li>Osmanlı Sanatkaran Cemiyeti</li>
<li>Kalaycı Esnafı Cemiyeti</li>
<li>Hilal-i Ahmer</li>
<li>Donanma Cemiyeti</li>
<li>Bakü Müslüman Cemiyeti</li>
<li>Müdafa-i Milliye Cemiyeti</li>
<li>Türk Gücü Cemiyeti</li>
<li>Osmanlı Genç Dernekleri</li>
</ul>
<p>Görüldüğü gibi İttihat ve Terakki Cemiyeti toplumun her kademesine nüfuz etmiş, mükemmel bir örgütlenme örneği göstermiştir.Bunda hiç şüphe yok ki, tam bir örgüt adamı olan <strong>Talat Paşa</strong>&#8216;nın büyük rolü vardır.</p>
<p>İttihak ve Terakki bir <strong>aysbergi</strong> andırır.<strong> Onun bir de görünmeyen yüzü vardı</strong>.Bu bölümün büyük bir kısmını <strong>fedai</strong> ve militanlardan oluşan kadro tamamlıyordu. <strong>&#8220;Fedai-i Zabıtan&#8221;</strong> diye de anılan bu kadro ordunun en genç, gözü pek subaylarından oluşuyordu.İdelalizm ve gönüllülük bu subayların ortak paydasıydı.</p>
<p>Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;nın temel taşını oluşturan bu kadro <strong>Süleyman Askeri Bey</strong>,Halim Paşa,Cevat Paşa,Dr. Nazım,Dr. Bahattin Şakir,<strong>Atıf Kamçıl</strong>,Rusül Bey,<strong>Yarbay Hüsamettin Ertürk</strong>,<strong>Eşref Kuşçubaşı</strong>,Sami Kuşçubaşı,<strong>Ömer Naci</strong>,Nuri Paşa (Kıllıgil-Enver Paşa&#8217;nın kardeşi),<strong>Ohrili Eyüp Sabri</strong>,<strong>Sapancalı Hakkı</strong>,<strong>İzmitli Mümtaz</strong>,<strong>Yakup Cemil</strong> Bey&#8217;i bünyesinde barındırıyordu.</p>
<p>Sevgilerimle.</p>
<p>Hakan Er &#8211; www.twitter.com/aynaninsirri , www.aynaninsirri.tumblr.com</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/teskilat-i-mahsusa-kurulus-ve-seckin-uyeler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluş ve Seçkin Üyeler'>Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluş ve Seçkin Üyeler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/bab-i-ali-baskini/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bab-ı Ali Baskını'>Bab-ı Ali Baskını</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/silinen-bilincimiz/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Silinen Bilincimiz'>Silinen Bilincimiz</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/ittihat-ve-terakki-kuruluskollarsistem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>21. YÜZYIL POPÜLİZM VE ABDÜLHAMİD HAN</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/21-yuzyil-populizm-ve-abdulhamid-han/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/21-yuzyil-populizm-ve-abdulhamid-han/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 17:32:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Özdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit han]]></category>
		<category><![CDATA[demir yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[popülizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=1130</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde aydın diye adlandırılan bazı kimselerin olaylara ve fikirlere yaklaşımları hayret verici  düzeyde. Bu kişilerin bütün fikirlerine öncülük eden popülizm anlayışı, ki bu anlayış sosyallik ve toplumsallıktan çok farklıdır, günümüz insanının ve gençliğinin zihnini fazlasıyla meşgul edip bulandırmaktadır. Bu popülizmin öncülerince vatan haini ilan edilen Abdülhamid Han&#8216;ı hatırlayalım. Osmanlı İmparatorluğu&#8216;nun en buhranlı döneminde görev almış ulu [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/akitanyadisa-bagli-bir-ekonomi-ve-tabiki-yuzyil-savaslari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI'>Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde aydın diye adlandırılan bazı kimselerin olaylara ve fikirlere yaklaşımları hayret verici  düzeyde. Bu kişilerin bütün fikirlerine öncülük eden popülizm anlayışı, ki bu anlayış sosyallik ve toplumsallıktan çok farklıdır, günümüz insanının ve gençliğinin zihnini fazlasıyla meşgul edip bulandırmaktadır. Bu popülizmin öncülerince vatan haini ilan edilen <span style="color: #000000;"><strong>Abdülhamid Han</strong></span>&#8216;ı hatırlayalım.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/01/15_02_2009ah1.jpg"><img class="size-full wp-image-1136 alignleft" title="Abdülhamit Han" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/01/15_02_2009ah1.jpg" alt="" width="250" height="278" /></a>Osmanlı İmparatorluğu</span></strong>&#8216;nun en buhranlı döneminde görev almış ulu hakan. Otuz küsür yıl tahtta kalmış, bu buhranlı dönemde hasta adamı(Osmanlı Devleti&#8217;ne bu dönemde avrupa tarafından verilen ad) tekrar ayağa kaldırmış, <strong><span style="color: #000000;">300 milyon</span></strong> altın olan dış borcu <strong><span style="color: #000000;">30 milyon</span></strong> altına düşürmüş, şuan modern devletlerin bile kuramadığı bir istihbarat teşkilatı kurmuş, <strong><span style="color: #000000;">Küba</span></strong>&#8216;ya istihbarat elemanları göndermiş, <strong><span style="color: #000000;">Amerika&#8217;</span></strong>ya sel yardımı göndermiş, <strong><span style="color: #000000;">Filistin</span></strong>&#8216;in kendilerine(yahudiler)verilmesine karşılık <strong><span style="color: #000000;">Osmanlı Devleti</span></strong>&#8216;nin tüm dış borcunu ödemeyi kabul eden yahudi dünyasına büyük bir Osmanlı sillesi indirmiş, <strong><span style="color: #000000;">Yunanistan</span></strong>&#8216;ın yapmış olduğu bir küstahlığın cevabı olarak soluğu ordusuyla <strong><span style="color: #000000;">Atina</span></strong> önlerinde almış, <strong><span style="color: #000000;">Mekke</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Medine</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Hicaz</span></strong> arasına  demir yolu döşetirken sırf <strong><span style="color: #000000;">Efendimiz(S.A.V)</span></strong> ve sahabelerimizin ruhları tren sesinden rahatsız olmasın diye rayların altına keçe döşetmiş ruhuna canların feda olacağı ulu hakan.</p>
<p>Nasıl olur da insan böyle bir insana vatan haini diyebilir? Ben <strong><span style="color: #000000;">Abdülhamid Han</span></strong>&#8216;a vatan haini diyen bu zihniyetin ve temsilcilerinin bu ülkede kaç taşı kaç taşın üstüne koyduklarını inanın çok merak ediyorum. Bu insafsız anlayışın da kabul edilebirliğini sizlerin insafına bırakıyorum.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/akitanyadisa-bagli-bir-ekonomi-ve-tabiki-yuzyil-savaslari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI'>Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/21-yuzyil-populizm-ve-abdulhamid-han/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

