İskender ve Diyojen Arasında Geçen Konuşma

İskender Thebai şehrini yıkıp yeryüzünden sildikten sonra Yunanlıların Asya’ya fetih düzenlemek için oluşturdukları Helen Birliğinin başına geçmek için Korint şehrine gitti.

Babasının ölümünden sonra bu görevi (Helen Birliği’nin liderliği) tekrar alabilmeyi başarmıştır.

İskender'in Diyojenle karşılaşma anıBir gün İskender ve beraberindekiler Korint’teki tiyatronun üstündeki bir tepeye tırmanırlarken, rüzgârın ulaşmadığı bir köşede, bir taşın üzerine oturmuş paçavralar içindeki bir adamın yanından geçmişlerdi.İskender’in yanındakiler bu kişinin yanlızlığı seven Diyojen olduğunu söylediler.Münzevi mizaçlı adama yaklaşan İskender hakkında çok konuşulan filozofa, güneşten yanmış kiniğe dikkatle baktı. Diyojen huzursuzca kımıldadığında, “İstediğin bir şey var mı?” diye sordu.

Diyojen kafasını kaldırarak hiçbir heyecan göstermeden suratına baktı İskender’in. “Evet” dedi, “gölge etme, başka ihsan istemem.

Etrafta bulunanlar gülüşürlerken İskender ağzını açıp tek laf söylemeden yürüdü. Ancak Korint konseyinde Diyojen’in nasıl sadece güneşi görmek istediğini hatırladı.

Truva’nın Ortaya Çıkışı

National Geographic’in hazırlamış olduğu belgesel.

Bölüm1

Bölüm2

Bölüm3

ODYSSEİA

odysseiaBatı Kültürünün Kaynağı Odysseia Destanı´nın Romanı

Ben Laertes´in oğlu Odysseus´um. Yurdum İthaka´dır. Benim yurdum kayalıktır; fakat yaşamak için iyi bir yerdir ve dünyada hiçbir yeri ona yeğ tutmam. Beni geniş mağarasında koca olarak tutmak isteyen tanrısal güzellikteki Kalypso´yu bile vatanım uğruna terk ettim. İnsana kendi yurdundan ve ana babasının yanından daha sıcak hiçbir yer olamaz. Yabancı bir ülkenin en zengin konağında yaşasa bile, insan gene uzaklardaki baba evini özler durur…

Truva savaşından dönen Odysseus’in başından geçen olayları anlatan bir kitap.

Akhilleus ve İskender

iskender_belgesel

Bu iki isim bize erken yaşta ölen ama dünyanın gördüğü en iyi komutanlarını, savaşçılarını hatırlatıyor .  Her ikiside günümüzde bir çok insanın kahraman olarak gördüğü kişiliklerdir. Yaptıkları şeyler bu ilgiyi hak ediyor.

Bir çoğumuzun bildiği gibi Akilleus Truva savaşında erken yaşta ölmüştür.  İskender ise henüz 33 yaşında sıtma hastalığından (Çoğularına göre aslında çok güvendiği komutanları onu arsenik ile zehirlenmiştir.)  hayata veda etmiştir. Bu iki tarihi karekter arasında birçok benzerlik vardır. Hatta İskender Akhilleus’un soyundan gelmektedir (İskender’in annesi Olympos Akhilleus’un soyundandır).

İskenderin kahramanı, Truva Savaşı’nın kahramanı Akhilleus’tur. İskender hemen hemen her gece Homerosun yazmış olduğu İlyada Destanını okumaktır. O’da İlyada da anlatılan destanlardan çok etkilenmiştir. Bir gün Akhilleus kadar tüm dünyada tanınan biri olmak istemiştir. Sonunda bunu başaracak hatta Akhilleus’u bile gölgede bırakacaktı. O daha da öteye gidecek ve yaşadığı dönemde tanrı olarak görülen ilk ve son kral olacaktı. Perslerin krallarının da tanrı olduğunu soyleyebilrsiniz ama onlar ve diğer krallar tanrı-kral olarak sıfat kazanmışlardır.

İskender dünyanın gördüğü en cesur insandır . O bütün savaşlarda ordunun en önünde savaşa girmiştir. Bir çok imkansız gibi görünen savaşı kazanmıştır. Bu savaşları kazanmasında düşmalarının zaafının etkisinin yanında İskender’in o inanılmaz inancı, cesareti bu zaferleri kendisine getirmiştir. O sonsuza kadar hep hatırlanacaktır.