<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TARİHTEN NOTLAR &#187; Anadolu</title>
	<atom:link href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/anadolu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tarihtennotlar.com</link>
	<description>&#34;Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir!&#34; - M.K.Atatürk</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Jan 2012 09:05:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Türkler Belgeseli</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/turkler-belgeseli/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/turkler-belgeseli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 15:06:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakan Er - Stratejist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyetler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[alperen]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[attila]]></category>
		<category><![CDATA[bilge ve kültigin]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon destanı]]></category>
		<category><![CDATA[hakan er]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl elma]]></category>
		<category><![CDATA[oğuz kağan]]></category>
		<category><![CDATA[osman gazi]]></category>
		<category><![CDATA[satuk buğra han]]></category>
		<category><![CDATA[stratejist]]></category>
		<category><![CDATA[türeyiş destanı]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk bilge hakan]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[ulubatlı hasan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=1847</guid>
		<description><![CDATA[Bu videoyu izlediğinizde tüyleriniz diken diken olacak. Türkleri yaratılışından bu yana kısa kısa anlatan etkileyici bir belgesel olmuş. Belgesel ekibine sonsuz teşekkürler. Hakan Er &#8211; www.twitter.com/aynaninsirri , www.aynaninsirri.tumblr.com Ve dediler ki bir gün; binlerce yıl aldı senin yolculuğun. Bir suyun sesi vardı,birde rüzgarın. Tarihe,tarih denmeden önce ! Ol dendiğinde çamur kıpırdandı,balçığa gün vurdu,ışığa çıkmak istedi [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/turk-kulturu-uzerine-bir-ani/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Türk Kültürü Üzerine Bir Anı'>Türk Kültürü Üzerine Bir Anı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/teskilat-i-mahsusa-kurulus-ve-seckin-uyeler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluş ve Seçkin Üyeler'>Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluş ve Seçkin Üyeler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/turk-birligi-ve-ataturk/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Türk Birliği ve Atatürk'>Türk Birliği ve Atatürk</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Bu videoyu izlediğinizde tüyleriniz diken diken olacak.</p>
<p>Türkleri yaratılışından bu yana kısa kısa anlatan etkileyici bir  belgesel olmuş.</p>
<p>Belgesel ekibine sonsuz teşekkürler.</p>
<p>Hakan Er &#8211; www.twitter.com/aynaninsirri , www.aynaninsirri.tumblr.com</p>
</div>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="512" height="322" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="AllowScriptAccess" value="always" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=20678362&amp;vid=7810687&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/15397/110180104.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /><param name="flashvars" value="id=20678362&amp;vid=7810687&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/15397/110180104.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" flashvars="id=20678362&amp;vid=7810687&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/15397/110180104.jpeg&amp;embed=1" bgcolor="#000000" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<hr />Ve dediler ki bir gün; binlerce yıl aldı senin yolculuğun.<br />
Bir suyun sesi vardı,birde rüzgarın.<br />
Tarihe,tarih denmeden önce !<br />
Ol dendiğinde çamur kıpırdandı,balçığa gün vurdu,ışığa çıkmak istedi canlı.<br />
Suyu emdi,kuru toprağa kök saldı.Güneşi emdi göğe dal saldı.<br />
Balçıkta kalanlar vardı !<br />
Işığı görmek istedi,göz verildi.<br />
Işıktan kaçmak istedi,akıl verildi.<br />
Aklıyla öğündüğü gündü,tarihin başladığı gün.<br />
Aklını yönetenler,o gün bir destan yazdılar.<br />
<strong>Türeyiş Destanı</strong> dediler adına !</p>
<p>Yazıları,kitapları yoktu;çocuk belleklerine yazdılar destanı.<br />
Ama isimleri vardı.<br />
Diline geleni taşa kazımayı öğrendiğinde tarih,ismini de yazdı !</p>
<p>Dağ eğildi de üzengi oldu asıldık,çeliği pek tutacak suyumuz vardı.<br />
Toynaklarında kıvılcımlı nalları atlarımızın,sağrılarında çok bilişli ak kızlarımız,oğlanlarımızla bir oynaştı pusatlarımız.<br />
Yanıbaşımızda er kurumlu evdeşlerimiz,kısraklarımızda bir nakışlı eğerlerimiz,kopuzlarımızda iç çekişli mut yırlarımız&#8230;<br />
Yol tuttuk,iz sürdük,yurtlandık.<br />
Destanın başında <span style="color: #000000;"><strong>Oğuz Kağan</strong></span>’dı adımız !<br />
Gün doğumunu sırtlanıp yürüyüverdik,<strong> <span style="color: #000000;">Attila</span></strong><span style="color: #000000;"> </span>koyduk destanımızın adını.</p>
<p>Bumin ve İstemi Atalarından birlik öğüdü görmüş, <span style="color: #000000;"><strong>Bilge ve Kültigin</strong>.</span><br />
Dirlikmiş,birliğin ödülü.<br />
Ben Tanrı’dan olma,<span style="color: #000000;"><strong>Türk Bilge Hakan !</strong></span><br />
Sözlerimi iyice işitin !<br />
Önce siz; kardeşlerim,oğullarım,birleşik boyum ve ileride gün doğusuna,güneyde gün ortasına,geride gün batısına,kuzeyde gece ortasına kadar,halkım.<br />
Türk Milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım.<br />
Kardeşim Kültigin’le ölesiye,yitesiye çalıştım,çabaladım.<br />
Halkı ateş ve su gibi birbirine düşman etmedim.<br />
Çıplak halkı giyimli kıldım,fakir halkı zengin kıldım.<br />
Güçlü devleti olandan,güçlü hakanı olandan daha iyi kıldım.<br />
Türk Milletini düşmansız kıldım.<br />
Ey Türk Milleti, işit:<br />
<span style="color: #000000;"><strong>Üstteki mavi gök çökmedikçe,alttaki yağız yer delinmedikçe,senin ilini ve töreni kim bozabilir </strong>!</span></p>
<p>Çökmedi mavi gök,delinmedi yağız yer,güneş yaktı toprağı,güneş yaktı suları.<br />
İnsan göğe bakındı,insan yere bakındı&#8230;<br />
Tanrı beni unuttu mu ?<br />
Bir lokmaya bin ağız açıldı,bir yuduma ölüyorlardı.<br />
Göç,göç diyen kuşlar uyuyorlarmış,gagaları kanatlarına gömülmüş,tekin.<br />
Gün beğleri oturdu danıştılar.<br />
Bir susuz kara aygırlarına,bir sütü kesik analarına,bir meyve vermez ağaçlarına,<br />
bir kıraç yere bakındılar…<br />
Su isterdiler; Tanrı&#8217;nın suyundan bir yudum su.<br />
Bakır bakışlıydı güneş,demir göz alıyordu,çocuğun kirpiğinde toz,kadının saçında beyaz,adamın sakalında güneş sarısı&#8230;<br />
Rüzgara tuttular yüzlerini,gözlerini göğe diktiler de öyle yürüdüler.<br />
Taşları yalarken,gökteydi bakışları.<br />
Ala çadırlar azaldı,kor ocaklar azaldı,kara aygırlar düşüp kaldı,kuru bebeler toprak oldu.<br />
Yağmuru bulduklarında,uzun bir yoldan gelmişlerdi.<br />
Uzun bir savaşa durdular.<br />
Yağmurun sahibi vardı,paylaşmıyorlardı !<br />
Ben <span style="color: #000000;"><strong>Satuk Buğra Han !</strong></span><br />
El aldım Atam Bilge Kül Kadir Han’dan !<br />
Uzun yoldan yağmura geldim,yağmuru düşümde gördüm.<br />
Dudaklarıma serin serin değiverdi,alnımı bir aydınlık okşadı,sordum kimsin ?<br />
<span style="color: #000000;"><strong>Muhammed</strong> </span>deyiverdi,şehadetle…<br />
Yağmuru aldım,paylaştım.<br />
Alp&#8217;tım,<span style="color: #000000;"><strong> Alperen</strong></span> oldum !<br />
Soyuma el verdim,soyuma Yasa&#8217;mı verdim.</p>
<p>Rüzgarla koştu okları,nefesle yetti atları,yandım deyene vardılar,yetiş deyene yettiler&#8230;<br />
Bir denizden bir denize,bir nehirden bir nehire at sürerek çoğaldılar.</p>
<p>Selçuk Atam hediyesi,Ertuğrul Babam emaneti,Domaniç yaylağıma gelin,Söğüt kışlağıma gelin.<br />
Meğer ki saraylar kurdunuz,meğer ki şaraplar içtiniz,meğer ki atlaslar giydiniz,kan rengi yüzükler taktınız,altın kabzalar kuşandınız,Anadolu çilesinden&#8230;<br />
Ki biz,ki Kağı Beğleri Oğuz&#8217;un,Anadolu&#8217;nun,<br />
toprak donumuzu giyeriz,demire su verir,çalarız çeliği mermer otağımıza.<br />
Çün biz var idik,çün biz varız !<br />
Ben Ertuğrul oğlu<strong> <span style="color: #000000;">Osman</span>,</strong><br />
Anadolu Beğlerinin Beği <strong><span style="color: #000000;">Osman </span>!</strong><br />
Hele gelin !</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Devlet-i ebedi müddet</strong></span>, sonsuza kadar adalet,sonsuza kadar devlet,sonsuza kadar hürriyet,sonsuza kadar Millet !</p>
<p>Sancağa Hilal&#8217;i nakşeden kim ?<br />
Denize karadan yürüyen kim ?<br />
Alevi semadan düşüren kim ?<br />
Çağ açıp,çağ kapayan,Toy kurup Tuğlar diken,<br />
Fethedip <strong>İstanbul&#8217;u</strong>,Osmanlı kılan,<br />
Türk kılan kim ?</p>
<p>Açtığımız kapı,bize muşkulanmıştır.<br />
Kilidi kıran ele kutlular olsun !<br />
O el nerededir ?<br />
O el toplarımızla döğdüğümüz hisarda,hisarın kana boyanmış enkazında,hala sımsıkı tutar kılıcı.<br />
Şehadetler üstüne dudakları,armağan olsun elin sahibine !<br />
<span style="color: #000000;"><strong>Ulubatlı Hasan</strong>&#8216;</span>ı veren Anadolu&#8217;ya !<br />
Çün İstanbul onundur artık.<br />
Bu kapıdan yürüsün güneşe,bu kapıdan yürüsün geleceğe.<br />
Batı&#8217;dan Doğu&#8217;ya,Doğu&#8217;dan Batı&#8217;ya.<br />
İlmimizle geldik,ilmimizle.<br />
İnancımızla geldik,inancımızla.<br />
Kanunumuzla geldik,kanunumuzla,<br />
Adımızla geldik,adımızla yaşayalım !</p>
<p>Atam Oğuz&#8217;un oğulları,durup oturmadı.<br />
Güneşi sırtlanıp Batı&#8217;ya yürüdüler.<br />
Serin rüzgarı göğüsleyip,Kuzey&#8217;e yürüdüler.<br />
Suyun kokusunu alıp,güneye yürüdüler.<br />
Vedalaştıkları yerde,sözcüler bıraktılar.<br />
Tarihe tanık,bekçiler bıraktılar.<br />
Dört yöne tanıklar bıraktık.<br />
Gün geldi,dört yönden kuşatıldık !<br />
Can evimizden vurmaktı niyetleri,asırları hafızamızdan silmekti.<br />
Şah damarında cenge tutuştuk Osmanlı&#8217;nın,tırnaklarımızla yırtıyorduk boğazımıza uzanan pençeleri.<br />
Demir parmakları kırıp,suya gömerken,tarihe ;<br />
<span style="color: #000000;"><strong>Mustafa Kemal</strong></span> adını yazdık !</p>
<p>Atlılar,atlılar hiç uyumadılar.<br />
Karakalpaklarını alınlarına düşürdüler,yolun sonuna baktılar,gördüler !<br />
Arkadaşlarını yol üstünde bir ağacın yamacına,kardeşlerini buz tutmuş siperlerde,çocuklarını öfke yutmuş düşman elinde,analarını iki elleri Tanrı&#8217;ya açılmış bıraktılar,babalarıyla zaten cephede helalleşdilerdi !<br />
Hiç ağlamadılar,hiç uyumadılar !<br />
Bir soğuktan gözleri yaşardı,birde alevli güneşten.<br />
And içmişlerdi,titrek elleriyle Sevr&#8217;e gidip,kelle kurtarmak için imza atanlara,zavallı canı için Ata Yurdu&#8217;nu İngiliz&#8217;e,Yunan&#8217;a,Fransız&#8217;a,İtalyan&#8217;a peşkeş çekenlere,utanmadan dönüp gelenlere,hesap sormaya&#8230;<br />
And İçmişlerdi !<br />
Rütbelerini İstanbul&#8217;da bıraktılar,artık Mustafa Kemal&#8217;in ordusuydular.<br />
Türk&#8217;ün ordusuydular !<br />
Değilmi ki son kurşunu kuşaklarına sokup,kurşunu yoksa yabasını sırtlayıp,orağını-tırpanını bileyip,Kuvva oldular,artık<br />
halkın ordusuydular !<br />
<span style="color: #000000;"><strong>Ankara</strong></span>&#8216;nın ordusuydular.<br />
<strong><span style="color: #000000;">Türkiye Büyük Millet Meclisi</span>&#8216;</strong>nin ordusuydular.<br />
Rütbelerini,Başkomutan&#8217;dan aldılar !</p>
<p>Ve dedilerki bir gün,dönüp geriye baktığında meçhul gölgeler görmeyeceksin !<br />
Yol yürünmüş,ayak izlerin kalmıştır.<br />
Kurd&#8217;un gölgesi Batı&#8217;ya uzandığında,ayağında zincir yüklü soydaşımı anlattım oğluma.<br />
Diline pranga vurulmuş ozanların türküsü için hayır diledim.<br />
Manas&#8217;ı çığırırken niye ağlıyorlar anlattım,gücüm yettiğince !<br />
<span style="color: #000000;"><strong>Ergenekon</strong></span> niye yasak,bir bir anlattım oralarda&#8230;<br />
Başkomutanın özgürlük aşkıyla hatırladım,Ata topraklarımı !<br />
Toprak,Kızıl Elma&#8217;ya uyandığında,dile gelip konuştu:<br />
Bir ağaca öz su verdim dedi,dallarına sızdırdım,sızan özün kokusundan tanışasınız diye !<br />
Binlerce yıllık birlikte,birkaç günlük ayrılık nedir ki ?<br />
Bir ağacın yaprağı sararıp dökülsede,dibine düşer.<br />
Bir ağacın yapraklarıyız biz,yazı-kışı birlikte yaşadık,birlikte yaşarız !</p>
<p>Ve dediler ki köşe başlarındaki pusular,güneş altındadır.<br />
Yol arkadaşlarından geride kalanlarda olacak,<br />
hala ayaklarına dolananlarda !</p>
<p>Batı&#8217;ya çıkan yolu,yürüyüp gelen sensin.<br />
Kuzeyde üşüyen,güneyde terleyen sensin.<br />
Doğu&#8217;dan yürüyüp gelen de sen değil miydin ?<br />
Geldiğin yolda,senin için işaretler var !<br />
Şimdi daha hızlı yürümelisin !<br />
Yorulana bakıp,üzülme !<br />
Yoluna çıkana bakıp,umudunu yitirme !<br />
Bu güne kadar herşey yazıldı,şimdi sen yazıyorsun,<br />
Tarihi en büyük Türk&#8217;le,<span style="color: #000000;"><strong> Atatürk&#8217;le</strong></span> yazıyorsun</p>
<p>Ve dedi ki:</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir..!&#8221;</strong></span></p></blockquote>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/turk-kulturu-uzerine-bir-ani/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Türk Kültürü Üzerine Bir Anı'>Türk Kültürü Üzerine Bir Anı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/teskilat-i-mahsusa-kurulus-ve-seckin-uyeler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluş ve Seçkin Üyeler'>Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluş ve Seçkin Üyeler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/turk-birligi-ve-ataturk/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Türk Birliği ve Atatürk'>Türk Birliği ve Atatürk</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/turkler-belgeseli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>90 Saniyede 5000 Yıl – Ortadoğu İmparatorluklar Tarihi</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-5000-yil-%e2%80%93-ortadogu-imparatorluklar-tarihi/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-5000-yil-%e2%80%93-ortadogu-imparatorluklar-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:57:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyetler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[babil]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[imparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[mezapotomya]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=993</guid>
		<description><![CDATA[Medeniyetin beşiği Ortadoğu. Tarihin en büyük devletleri arasında bulunan Osmanlı İmparatorluğu, Pers İmparatorluğu, Selçuklular ve diğerleri bu topraklar üzerinde kurulmuş ve uzun yıllar hükmetmişlerdir. Bu animasyonda Ortadoğu&#8217;nun son 5000 yılda hangi devletlerin hakimiyetinde olduğu sırasıyla gösterilmiştir. ANİMASYONU İNDİR NOT:  mapsofwar.com adresinden alınmıştır. Benzer konular:90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-son-5000-yilda-dinlerin-yayilisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı'>90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/saddamin-sarayinin-fotograflarla-degisimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi'>Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Medeniyetin beşiği Ortadoğu. Tarihin en büyük devletleri arasında bulunan Osmanlı İmparatorluğu, Pers İmparatorluğu, Selçuklular ve diğerleri bu topraklar üzerinde kurulmuş ve uzun yıllar hükmetmişlerdir.</p>
<p>Bu animasyonda Ortadoğu&#8217;nun son 5000 yılda hangi devletlerin hakimiyetinde olduğu sırasıyla gösterilmiştir.</p>
<p><a href="http://www.mapsofwar.com/downloads/Imperial-History.zip"><strong>ANİMASYONU İNDİR</strong></a></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="550" height="300" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.mapsofwar.com/images/EMPIRE17.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="550" height="300" src="http://www.mapsofwar.com/images/EMPIRE17.swf"></embed></object></p>
<p>NOT:  <a href="http://www.mapsofwar.com">mapsofwar.com</a> adresinden alınmıştır.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-son-5000-yilda-dinlerin-yayilisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı'>90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/saddamin-sarayinin-fotograflarla-degisimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi'>Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-5000-yil-%e2%80%93-ortadogu-imparatorluklar-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anzak Askerlerinin Türk Askerleri Hakkındaki Görüşleri</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/anzak-askerlerinin-turk-askerleri-hakkindaki-gorusleri/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/anzak-askerlerinin-turk-askerleri-hakkindaki-gorusleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 13:31:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[anzak]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[gelibolu]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[türk askeri]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=930</guid>
		<description><![CDATA[( Lord Casey, Avustralya Genel Valisi, 1940 ) &#8220;Biz Çanakkale Yarımadası&#8217;ndan Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek, kahraman Türk Milleti&#8217;ne ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük takdir ve hayranlıkla ayrıldık. Bütün Avustralyalılar Mehmetçiği kendi evlâtları gibi sever, onun mertliği, vatan ve insan sevgisi, siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti, bütün Anzakları hayran bırakan yurt sevgisi, [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/dunya-liderlerinin-ataturk-hakkinda-gorusleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri'>Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-hakkindaki-soylenceler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler'>Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yabanci-dusunurlerin-osmanliya-bakisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yabancı Düşünürlerin Osmanlı&#8217;ya Bakışı'>Yabancı Düşünürlerin Osmanlı&#8217;ya Bakışı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000000;">( Lord Casey, Avustralya Genel Valisi, 1940 ) </span></strong><br />
&#8220;Biz Çanakkale Yarımadası&#8217;ndan Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek, kahraman Türk Milleti&#8217;ne ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük takdir ve hayranlıkla ayrıldık. Bütün Avustralyalılar Mehmetçiği kendi evlâtları gibi sever, onun mertliği, vatan ve insan sevgisi, siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti, bütün Anzakları hayran bırakan yurt sevgisi, insanlığın örnek alacağı büyük hasletlerdir. Mehmetçiğe minnet ve saygılarımla. &#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Avustralyalı 94 yaşında Albert Roy Kyle )</span> </strong><br />
&#8220;Cesur, girişken ve şakacıydılar. Jonny Türk&#8217;e ateş edip vuramadığımızda, tüfekle &#8220;ıskaladınız&#8221; işareti yapardı. Büyük lideriniz bize saygı ifade eden konuşmasından sonra duygu ve düşüncelerimiz değişti. O konuşma, yenen bir komutanın, yendiği düşmana yaptığı en büyük övgüdür. Nefret yok, saygı var. Olayın tümü bir trajedidir. Hiç olmaması gerekirdi. Cesur bir düşman ve sıcak dost bir ulusun anısını hep yaşatacağım. &#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Yeni Zelandalı 100 yaşında Martin A. Brooke )</span></strong><br />
&#8220;Gelibolu&#8217;dan önce Türk&#8217;ü fazla tanımıyorduk. Ama herşey bitip savaş sona erince &#8220;Jonny Türk&#8221;ün hiç de fena bir insan olmadığını düşündüm. Karşı karşıya olup çarpıştığımız kuvvetler her zaman uyanık ve tetikteydiler. Onlara saygı duyuyorduk. &#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Avustralyalı 96 yaşında H. W. Smith )</span></strong><br />
&#8220;Türk askeri cesurdu. Ölmekten korkmuyorlardı.&#8221; <strong><span style="color: #000000;"> </span></strong></p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;"> ( Avustralyalı 97 yaşında Arthur T. Beezley )</span></strong></span></strong><br />
&#8220;Şunu söyleyebilirim ki, Kanlı Sırt Çarpışmaları, Çanakkale Savaşları&#8217;nın en şiddetli çarpışmalarındandı. 8.000 Türk ve 2.000 Avustralyalı öldü. Ne korkunç insan ve can kaybı. Türkler&#8217;in cesareti ve dirençleri saygı yarattı.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;"> ( Yeni Zelandalı Cedric Stpolyion Smith )</span></strong></span></strong><br />
&#8220;Türkler dürüst savaşçıydılar. Türkler hakkındaki düşüncelerim değişmedi. Almanlara karşı duyduğumuz nefreti, onlara karşı dumuyorduk.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong> </strong><strong><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">( Avustralyalı 96 yaşında Ernest George Guest )</span></strong></span></strong><br />
<strong><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></strong><br />
&#8220;Türklere asker olarak saygı duyduk. Çünkü donanımca çok yetersiz olmalarına rağmen sıkı çarpışıyor ve iyi nişancılık yapıyorlardı. Gelibolu büyük ve korkunç bir hataydı.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong></strong><span style="color: #000000;"><strong>( Avustralyalı 94 yaşında Thomas William Epps )</strong></span><br />
&#8220;Ülkeme, Türk&#8217;e asker olarak savaş yeteneği için ve bir dereceye kadar da yaşam biçimlerine saygı duygularımla döndüm.&#8221;  </p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;"> ( Yeni Zelandalı 96 yaşında Alfred Douglas Dusley )</span></strong><br />
&#8220;Savaşın sonlarına doğru izlenimimiz, onların kolay yenilmeyen sıkı savaşçılar olduğu şeklindeydi.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Yeni Zelandalı 97 yaşında Arthur Barleet )</span></strong><br />
&#8220;Türkler iyi ve dürüst savaşçıydılar. Cephede şartlarımız kötü, su azdı. Herkese günlük bir litreden az su veriliyordu. &#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;"> ( Avustralyalı 92 yaşında John Henry Norris )</span></strong><br />
&#8220;Savaş bitip ülkeme evime döndüğümde memnundum. Fransa&#8217;da ikibuçuk yıl çarpıştıktan sonra Türkler hakkında daha iyi şeyler düşünür oldum.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Avustralyalı 97 yaşında C. J. Hazlitt )</span></strong><br />
&#8220;Gelibolu&#8217;da kaldığım süre içinde Türkler&#8217;in herhangi bir çirkin ya da alçakça tutum ve eylemini işitmedim. Oysa daha sonra gittiğim Fransa&#8217;da deneyimlerim çok farklı oldu.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><span style="color: #000000;"><strong>(Russel John James Weir -Yeni Zelanda 1894 doğumlu . Gelibolu&#8217;ya çıkarma ile geliyor. 21 Haziran 1915&#8242;e kadar kalıyor. Yaralanınca geri yollanıyor. Çıkarma, Serçe Tepe, Bomba Sırtı, Kirte muharebelerine katılmış)</strong></span><br />
&#8220;Türkler ve Türkiye hakkında hiçbir bilgim yoktu. Mısır&#8217;da 4 ay eğitim gördükten sonra, ilk çarpışmanın nerede olacağını bilmiyorduk. Hayır. Eğer tam ve içten cevabımı isterseniz söyleyeyim. Biz Çanakkale&#8217;ye Türklerle savaşmak için gittik, arkadaşlık yapmaya değil.<br />
Türklerle çarpıştığımız sürece, onlar hakkında şahsi bir fikir edinemedim. Onları göremiyorduk bile.<br />
Siperlerde üşüyor ve sadece tek bir şey yapmaya uğraşıyorduk: Sağ kalmak.<br />
Onların dürüst, Almanlardan daha dürüst savaşçı olduklarını düşünüyorum. Ayrıca savaşa, istememelerine rağmen, Almanlar tarafından sokulduklarını düşünüyorum. Bunlar, bir zaman ki düşüncelerim. Şimdi herşey bitti&#8230;<br />
Sadece (eski) Türk askerlerinden biriyle tanışmak isterdim. Türkler de aynı şeyi yapıyor, ülkelerini savunuyorlardı.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">(C.J.HAZLITT &#8211; Avustralyalı 1884 doğumlu. 28. Birlikden Gelibolu Yarımadasına Temmuz 1915&#8242;te çıkmış. Kasım sonunda şiddetli dizanteri nedeniyle hastalanmış. Conkbayırı çarpışmalarına katılmış.)</span></strong><br />
&#8220;Avustralya&#8217;yı terk ettiğimizde Türkiye&#8217;ye gideceğimizi bilmiyorduk. Gerçekte, Fransa&#8217;ya gideceğimizi düşünüyorduk. Ben işaretçi ve koşucu idim. Normal bir 24 saatlik yaşamımız vardı. Türklerle bizzat temasım olmadı. Türklerin dürüst savaşçılar olduklarını düşündüm. Esirlere de çok iyi bakıyorlardı. Gelibolu&#8217;da kaldığım süre içinde Türklerin herhangi bir çirkin ya da alçakça tutum ve eylemini işitmedim. Oysa daha sonra gittiğim Fransa&#8217;da deneyimlerim çok farklı oldu. Tüm harekâtın, iki taraftan da binlerce kaliteli genç insanın katliamı olduğunu bir sonuç vermediğini düşünüyordum. Savaş da zaten budur.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><span style="color: #000000;"><strong>(E.W.BARTLETT &#8211; Avustralya, 1891 doğumlu. 11. Hafif Süvari Birliğinden. Yüz yaşında. Yarımadayı son ikiyüz kişiyle terk edenlerden. Bir çok mücadeleye katılmış. Çeşitli çarpışmalarda görev almış.)</strong></span><br />
&#8220;Onlar da bizim gibi ülkeleri için savaşıyorlardı. İyi ve dürüst savaşçılardı. Hayır. Çok dürüst çarpıştılar ve bizim gibi dürüst kuvvettiler. (Savaşta) Her iki taraftan da değerli insanlar kaybedildi.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">(J.J.RYAN &#8211; Avustralyalı, 1895 doğumlu. 4. Piyade Taburundan. 25 Nisan 1915&#8242;te çıkarmayla gelip, 20 Ağustos 1915&#8242;te ayrılıyor. Bomba Sırtı, Serçe Tepe, Kanlı Sırt çarpışmalarına katılıyor.)</span></strong><br />
&#8220;İyi dürüst ve cesur askerdiler. Nereye gittiğimizi bilmiyorduk. Ne Türkiye, ne de Türkler hakkında bilgimiz yoktu. Türk askerleri cesurdu, ölmekten korkmuyorlardı. Sivil Türk ile temasımız olmadı. Askerler silah donanımı ve beslenme açısından yetersiz görünüyorlardı.Türkiye&#8217;yi ve Türkleri de hiç tanımıyorduk. Çıkartıldığımızda bile askeri yöneticiler bize hiç bilgi vermemişlerdi. Hedefimiz, amacımız neydi onu bile tam bilmiyorduk.&#8221;</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/dunya-liderlerinin-ataturk-hakkinda-gorusleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri'>Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-hakkindaki-soylenceler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler'>Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yabanci-dusunurlerin-osmanliya-bakisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yabancı Düşünürlerin Osmanlı&#8217;ya Bakışı'>Yabancı Düşünürlerin Osmanlı&#8217;ya Bakışı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/anzak-askerlerinin-turk-askerleri-hakkindaki-gorusleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeniçeriler</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/yeniceriler/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/yeniceriler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 17:21:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Belgeselordu]]></category>
		<category><![CDATA[muhteşem eserler]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeniçeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=705</guid>
		<description><![CDATA[Yeniçeri, Osmanlı Devleti&#8216;nde askeri bir sınıftır. Yeniçeriler, Padişah&#8217;a bağlı Kapıkulu Ocakları&#8217;nın piyade kısmıdır. Yeniçeriler, Osmanlı Devleti&#8217;nin sınırlarının genişlemesini takiben köle olarak toplanan Hristiyan çocukların küçüklükten alınarak yetiştirilmesi (devşirme) ile oluşturulurdu. I. Murad döneminde kurulmuştur. Devletin ilk yüzyıllarında yararlı olan bu sistem, daha sonra bozulması ile değişik sorunları birlikte getirdi. Yeniçeri ocağı II. Mahmud tarafından Vaka-i [...]


Benzer konu bulunamadı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong><span style="color: #000000;">Yeniçeri</span></strong>, <span style="color: #000000;"><strong>Osmanlı Devleti</strong></span>&#8216;nde askeri bir sınıftır. <span style="color: #000000;"><strong>Yeniçeriler</strong></span>, Padişah&#8217;a bağlı Kapıkulu Ocakları&#8217;nın piyade kısmıdır. Yeniçeriler, Osmanlı Devleti&#8217;nin sınırlarının genişlemesini takiben köle olarak toplanan Hristiyan çocukların küçüklükten alınarak yetiştirilmesi (devşirme) ile oluşturulurdu. <span style="color: #000000;"><strong>I. Murad</strong> </span>döneminde kurulmuştur. Devletin ilk yüzyıllarında yararlı olan bu sistem, daha sonra bozulması ile değişik sorunları birlikte getirdi. Yeniçeri ocağı <strong><span style="color: #000000;">II. Mahmud</span></strong> tarafından <span style="color: #000000;">Vaka-i Hayriye</span> olayı ile kaldırıldı.</p>
<p>Avrupa&#8217;da kurulan devamlı ordulardan iki asır önce vücuda getirilmiş olan <span style="color: #000000;"><strong>Yeniçeri</strong></span> birliğinin, Orta Çağ Avrupa&#8217;sının gördüğü en elit askerlerden oluştuğu tartışmasız bir gerçektir. Padişahların, <strong><span style="color: #000000;">Yeniçeri Ocağı</span></strong>&#8216;nın 1. Orta&#8217;sına kayıtlı birer asker olmaları da, kendilerine verilen önemin bir göstergesidir.</p>
<p><span style="color: #000000;">Discovery Channel</span>‘in Muhteşem Eserler ve Büyük Liderler serisi için hazırlamış olduğu bir belgesel .</p>
</div>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=16282831&amp;vid=6274484&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/12107/95754841.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /><param name="flashvars" value="id=16282831&amp;vid=6274484&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/12107/95754841.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="340" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" flashvars="id=16282831&amp;vid=6274484&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/12107/95754841.jpeg&amp;embed=1" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true"></embed></object></div>


<p>Benzer konu bulunamadı.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/yeniceriler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman Said Nursî</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/bediuzzaman-said-nursi/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/bediuzzaman-said-nursi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 19:48:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Kaplan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Said nursi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[Bediüzzaman Said Nursi ama bazen insanlar onu diğer adlarıyla yani Sait Okur, Molla Said, Saidi-Kurdi ya da Said Nursi diyerek çağırırlardı. Kendisinin 1878 doğumlu olduğu her yerde gecerli ama ay ve güne dair değişik bilgiler vardır. Bazi tarihçiler onun 5 Ocak’ta doğduğunu söylesede bazılari 12 Mart olduğunu söylelerler. Said Nursî aslen Kürt’tür ve islam bilginlerinden ve de [...]


Benzer konu bulunamadı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/said-nursii.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-596" title="Said Nursi" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/said-nursii.jpg" alt="Said Nursi" width="230" height="230" /></a>Bediüzzaman Said Nursi</strong></span> ama bazen insanlar onu diğer adlarıyla yani Sait Okur, Molla Said, Saidi-Kurdi ya da Said Nursi diyerek çağırırlardı. Kendisinin <span style="color: #000000;"><strong>1878</strong></span> doğumlu olduğu her yerde gecerli ama ay ve güne dair değişik bilgiler vardır. Bazi tarihçiler onun 5 Ocak’ta doğduğunu söylesede bazılari 12 Mart olduğunu söylelerler.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Said Nursî</span></strong> aslen Kürt’tür ve islam bilginlerinden ve de <strong>Risale-i Nur Kulliyati</strong> hem kurucusu hemde yazarıdır. Zamanın Osmanlı devrinde yüksek ilim ve fıkıh âlimleri ona Bediüzzaman yani zamanin en iyisi lakabını vermiştir. Çünkü kendi yaşıtlarına göre daha akıllı, zeki ve üstündü ve bu lakap sonradan ismiyle beraber anılmaya başlandı(<span style="color: #000000;">Bediüzzaman Said Nursi</span>). Said Nursi 1878’de Bitlis&#8217;in Hizan ilçesine bağlı olan Nurs  bugünkü adıyla Kepirli köyünde dünyaya geldi. Said Nursi’nin babasının adı Mirza ve annesinin adı da Nuriye&#8217;dir.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong> Said Nursî</strong></span> ilk eğitimini kendi köyünde kendi abisi <span style="color: #000000;"><strong>Molla Abdullah</strong></span>&#8216;tan almıştır. Said Nursi dokuz yaşındayken Tag köyünde, <span style="color: #000000;"><strong>Molla Mehmed Emin Medrese</strong></span>&#8216;sinde asıl eğitim hayatına başladı. Bazı tarihçiler göre Said Nursi  sonrada  bu medreseden ayrılıp köyüne dönmüstür. Buna sebep olan ise kendi üstünlüğüne çok önem vermesi ve başkalarının emirlerine tahhamül edemediği içindir. Bu yerden ayrıldıktan sonra abisi tarafından haftada bir kaç kez ders almaya başlamıştır. Said Nursi beş yıl içinde dört medrese degiştirmiştir. Bunlar sırasıyla <span style="color: #000000;">Molla Mehmed Emin Medresesi, Mir Said Veli Medresesi  Molla Fethullah Efendi Medresesi ve son olarak Doğu Beyazı</span>t’ta bulunan Şeyh Mehmet Celali medresesidir. Bu zaman zarfında Said Nursi her gün zamanını kitaplara vererek yüze yakın atip kitap okuduğu, Kuran&#8217;ın tamamını okuduğu söylenmektedir. Said Nursi sonradan bu medreseden diplomasını alıp ayrılmıştır.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Said Nursi</strong></span> medreselerde başarılarından çok hocaları ve arkadaşlarıyla yaşadığı sorunlar ile tanılır. Hatta bir gün Cezire Ağasının hizmetçisi Said Nursi&#8217;yi öldürmek için hançerine davranır ama bunu fark eden <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong> hemen silahına davranır fakat düşmanın bir şey yapmadığını görünce onu korkutmak için kafasını bir kaç kez suya koyup çıkartmıştır. Rivayete göre eğitiminden sonra köyüne dönen Said Nursi bir gün rüyasında kıyametin koptuğunu görür ve rüyasında kendisinin de sırat köprüsünü başında görür ve sırasıyla bütün peygamberler ile görüşür ve en son  peygamberimiz  <strong><span style="color: #000000;">Hz. Muhhammed’i (S.A.V)</span></strong> gördükten sonra uyanır. Bu rüya ona çok şey kazandırır. Çünkü bu rüyadan etkilenen Said hemen babasına danışarak eğitimine devam etmek istediğini söyler ve babasının izniyle eğitmine devam eder.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Bediüzzaman</span></strong> lakabı ise zamanın hocası<strong><span style="color: #000000;"> Molla Fethullah Efendi</span></strong> tarafindan verilir. Said&#8217;deki dersleri kolay anlama, kitapları okuyup ezberleme gibi cevherleri gören Molla ona <strong><span style="color: #000000;">Bediuzamman</span></strong> yani zamanın en iyisi lakabını verir.</p>
<p>Kendi yazdığı kitaplarda <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong>&#8216;nin Bitlis&#8217;e gittiğine ve orda dönemin valisi <strong><span style="color: #000000;">Ömer Paşa</span></strong> tarafından konakta bir oda verilip ona ilim çalışması için yardım edildiği söylenir. <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong> Bitlis&#8217;deki iki yılda ilim başarılarından dolayı  hemen diğer iller tarafından dikkat çekilir ve dönemin Van valisi <strong><span style="color: #000000;">Hasan Paşa</span></strong> tarafindan davet edilir ve Said Nursi bu şehirde on yılı aşkın süre ilimle ilgili calışmalar yapar ve bu süre zarfında kendi mederesesi olan Horhor medresinde öğrencilere ders verdiği bilinir.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">1097</span></strong> yılında <strong><span style="color: #000000;">2. Abdulhamit</span></strong>’e istirhamda bulunmak için her yıl yapılan selamlık törenlerine üstünde yöresel kıyafetler, basında sarığı ve hançeri ile katıldı ama bunu gören askerler Said Nursi&#8217;yi tutukladılar ama sonra akıl hastahanesine kapatıllar. Ayını yıl serbest bırakılan <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Abdulhamit</span></strong>’te karşı olan <strong><span style="color: #000000;">İttihat ve Terakki Cemiyeti</span></strong> üyeleriyle buluşmak için Selanik’e gitmiştir.</p>
<p>İlk başlarda <strong><span style="color: #000000;">İttihat ve Terakki</span></strong> cemiyetine sempati duysada sonradan bu sempatisi giderek düşmanlığa döndü. Çünkü 31 mart 1908 tarihindeki olaylardan dolayı cemiyete inanışını kaybetmiştir ve o yıl tutuklanmıştır. Ama sonradan serbest bırakılmıştır. Said Nursi sonradan <strong><span style="color: #000000;">İttihad-i Muhhamed Firkası</span></strong>&#8216;na (siyasi parti) üye olmuştur.</p>
<ul>
<li>
<h2><span style="color: #cc3809;"><span style="text-decoration: underline;">1. Dünya Savaşı</span></span></h2>
</li>
</ul>
<p><strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/Ustad-Bediuzzaman-Said-Nursi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-595" title="Ustad-Bediuzzaman-Said-Nursi" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/Ustad-Bediuzzaman-Said-Nursi-202x300.jpg" alt="Ustad-Bediuzzaman-Said-Nursi" width="202" height="300" /></a>Osmanlı&#8217;</span></strong>nın I.Dünya Savaşı&#8217;na katılmasıyla, <span style="color: #000000;"><strong>Said Nursi</strong></span> gönüllü alay kumadanı olarak orduya katılmış ve kendi milisini kurup doğuya gitmiştir. <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi&#8217;nin</span></strong> milisi dört bin kişiden oluşmaktaydı ve onlara Keçe Küllahlılar diye hitap ediliyordu. <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong> Bitlis’i savunurken vücuduna üç kurşun almıştı ve de ayağı kırıldı. Sonra <span style="color: #000000;"><strong>Rus</strong></span> ordusuna esir düştü ve iki buçuk yıl esir hayatı yaşadı.</p>
<p>Savaş esiri olan <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong> yaralı olduğu için hemen hastaneye kaldırıldı. Çünkü o önemli bir esirdi ve sırf onun için İstanbul’dan bakım parası yollanmıştır. Uzunca bir süre hastahanede kaldıktan sonra <strong><span style="color: #000000;">Rusya&#8217;nın St.Petersbourg</span> </strong>sonra da <strong><span style="color: #000000;">Rusya</span></strong>&#8216;nın güney batısında bulunan <strong><span style="color: #000000;">Kosturm</span></strong>&#8216;a esir kampına götürülmüştür.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong>&#8216;nin esir döneminde <strong><span style="color: #000000;">Rus</span></strong> Çar&#8217;ının dayısı, Kafkas komutanı <strong><span style="color: #000000;">Nikolas Nikolavic</span></strong> ziyaret etmeye gelmişti. O sırada bütün esirler ayağa kalkarken onu gören <span style="color: #000000;"><strong>Said Nursi</strong></span> ayağa kalkmamıştır. Bunu gören komutan sebebinin sorduğunda ise ‘<span style="color: #333399;">Benim inancım budur’ </span>cevabını almıştır. Tabiki bunun üzerine mahkemeler kurulmuştur ve <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong>’yi Rus ordusuna saygısızlıktan idam etmek istemiştir. Herkes onun geri adım atmasını beklerken o daha fazla sevinip, gülüyordu ve bunu gören komutanlar onun gerçektende inancı için yaptığına inanıp onu affetmişlerdi.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong>&#8216;nin kaçma dönemi ise <strong><span style="color: #000000;">1917</span></strong>’ye dayanıyordu. O zamanlar <strong><span style="color: #000000;">Rusya</span></strong>&#8216;da devrim olmuştu ve ortalık çok karışmışti bunu fırsat bilen <span style="color: #000000;"><strong>Said Nursi</strong></span> ordan kaçmanın bir yolunu bulup önce <strong><span style="color: #000000;">Peterbourg</span></strong>’a kaçtı. Sonra ordan <strong><span style="color: #000000;">Varsova</span></strong>&#8216;ya ve ordan da <strong><span style="color: #000000;">Almanya&#8217;</span></strong>ya geçti. Almanya&#8217;da bir süre kalan Said ordan <span style="color: #000000;"><strong>Viyana</strong></span> ve Viyana&#8217;dan’da <strong><span style="color: #000000;">Sofya</span></strong>&#8216;ya kaçtı ve oranda <strong><span style="color: #000000;">İstanbul</span></strong>’a dönmüştür. İstanbul&#8217;a döndüğünde <strong><span style="color: #000000;">İstanbul</span></strong> İngilizler tarafindan işgal altındaydı. İstanbul&#8217;dayken işgalci güçleri tarafından bir eseri yüzünden idam emri çıkarılmıştır.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Türkiye</span></strong>&#8216;nin zaferinden sonra <strong><span style="color: #000000;">Atatürk</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi&#8217;yi</span></strong> Ankara&#8217;da bulunan <span style="color: #000000;"><strong>TBMM</strong></span>’ye davet etmiştir ve bu davet sırasında <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong> meclis üyelerine on maddelik İslam&#8217;a sahip çıkılması gerektiren ifadeler kullanmıştır. Sonradan Ankara&#8217;yi terk ederek <strong><span style="color: #000000;">Van</span></strong>’a yerleşen <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong>, öğrencilere ders vermeye başlar.</p>
<ul>
<li>
<h2><span style="color: #d84a08;">Sürgün ve Hapis Hayatı</span></h2>
</li>
</ul>
<p>Özellikle cumhuriyet yıllarının ilk başlarında uygulanan politikalar, halkı isyana sürüklemişdi. Bunlardan biride <span style="color: #000000;"><strong>Şeyh Said(</strong>Burada bahsi geçen kişi Said Nursi değildir<strong>.)</strong> </span> isyanıydı. Hilafetin kaldırılmasıyla <strong><span style="color: #000000;">Anadolu</span></strong>&#8216;daki birçok komitede ortaya çıkmıştı bunlardan biri de <strong><span style="color: #000000;">Kürt İstiklal Komitesi</span></strong>&#8216;ydi. Çok kişi bu olaydan sonra tutuklanıp idam edildi  ya da sürgün edildi. Bunlardan biri ise <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong> idi. <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi 1925</span></strong> yılında <span style="color: #000000;"><strong>Burdur</strong></span>&#8216;a sürgün edilmiştir. <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong>&#8216;nin burda <strong><span style="color: #000080;">Nur&#8217;un İlk Kapısı</span></strong> adlı eserini yazdı ama bu onun sonrada <strong><span style="color: #000000;">Barla</span></strong>&#8216;ya sürgün olmasına neden oldu. <strong><span style="color: #000000;">Eskişehir</span></strong> ağır ceza mahkemesi tarafından Said Nursi’ye gizli örgüt kurmak , cumhuriyet temmelerini yıkmak iddiasıyla dava açıldı ve dava sonucu <span style="color: #000000;"><strong>Tesettur Risalesi&#8217; </strong>nden</span> dolayı onbir ay hapis yatarken kendi öğrencileri ise altı ay ceza aldı. <span style="color: #000000;"><strong>Said Nursi</strong></span> orda tek başına bir hücrede kaldığı yani tecrid altında kaldığı bilgileri yer almakatdır. <strong><span style="color: #000000;">Eskişehir</span></strong> hapis günleri bittikten sonra devlet <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi&#8217;</span></strong>yi yedi yıl gibi bir süre zarfında <strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/said-nursi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-594" title="said-nursi" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/said-nursi-150x150.jpg" alt="said-nursi" width="150" height="150" /></a>Kastamonu</span></strong>&#8216;da sürgün hayatı yaşatmıştır. Bu yıllarda Said Nursi’ye rejimin temel düzenini yıkmak suçuyla dava açılır ve bu davadan <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong> dokuz ay hapis cezasi alır. 1944 yılında zorunlu olarak <strong><span style="color: #000000;">Emirdağ</span></strong>’a götürüldü. Burda da zorunlu ikamete mahkum edildi. 1947 yılına gelindiğinde bu sefer hakkında ayni suçlardan yine dava açıldı ve bazı talebeleriyle beraber yirmi ay <strong><span style="color: #000000;">Afyon</span></strong> cezaevinde hapis hayatı yaşadı. Ordan sonra yine <strong><span style="color: #000000;">Emirdağ</span></strong>&#8216;a götürüldü. Hapis yıllarından sonra genellikle <strong><span style="color: #000000;">Emirdağ</span></strong> ve <strong><span style="color: #000000;">Isparta</span></strong>&#8216;da yaşayan <strong><span style="color: #000000;">Said Nursi</span></strong> bir kaç kez İstanbulu ziyaret etti. <strong><span style="color: #000000;">23 Mart 1960</span></strong>’a gelindiğinde Said Nursi <strong><span style="color: #000000;">Şanlıurfa</span></strong>&#8216;da hayatını kaybetti ve burda <strong><span style="color: #000000;">Halil-ur Rahman Dergahı&#8217;</span></strong>na defnedildi. 27 mayıs darbesinden sonra hükümet tarafindan <strong><span style="color: #000000;">12 Temmuz</span></strong>&#8216;da mezarı yıktırıldı.</p>


<p>Benzer konu bulunamadı.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/bediuzzaman-said-nursi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geç Hititler</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/gec-hititler/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/gec-hititler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 19:44:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medeniyetler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[arkeolojik]]></category>
		<category><![CDATA[geç hititler]]></category>
		<category><![CDATA[hititler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=578</guid>
		<description><![CDATA[Bu makale National Geographic Ocak 2009 sayısında yayınlanmış olan Geç Hititler adlı yazıdan faydalanılarak hazırlandı. 2008 yılında Gaziantep yakınlarındaki Zincirli Höyük’te, kraliyet yapılarından uzakta, şehir duvarlarının dışında kazı yapan arkeologlar, İÖ 8. yüzyıla tarihlenen bir stel(Üzerinde yazıt, bezeme ya da her ikisi birden bulunan, dik olarak zemine yerleştirilen dar taş levha) ortaya çıkardı. Stel, 363 kilo [...]


Benzer konu bulunamadı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #808080;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/hat5.jpg"><img class="size-medium wp-image-579 alignleft" title="Hitit" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/hat5-300x225.jpg" alt="Hitit" width="186" height="166" /></a></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #808080;">Bu makale <strong><span style="color: #000000;">National Geographic Ocak 2009</span></strong> sayısında yayınlanmış olan Geç Hititler adlı yazıdan faydalanılarak hazırlandı.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>2008</strong> yılında <strong>Gaziantep</strong> yakınlarındaki Zincirli Höyük’te, kraliyet yapılarından uzakta, şehir duvarlarının dışında kazı yapan arkeologlar, İÖ 8. yüzyıla tarihlenen bir stel(<span style="color: #808080;">Üzerinde yazıt, bezeme ya da her ikisi birden bulunan, dik olarak zemine yerleştirilen dar taş levha</span>) ortaya çıkardı. <strong>Stel</strong>, 363 kilo ağırlığında, 91 santimetre yüksekliğinde ve 61 santimetre genişliğindeydi. Kazıyı yapan arkeologlar steli “türünün ilk örneği” olarak tanımladı. Gün ışığına çıkarılan parça, dönemin ölü gömme gelenekleri ile ilgiliydi ve ölümden sonraki yaşama dair bilgi veriyordu. Zincirli’deki diğer stellerin aksine yazıt ve betimleme aynı eser üzerinde yer alıyordu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Arkeologlar stel üzerinde resmedilmiş kişinin büyük olasılıkla yakılmış olduğunu düşünüyor. Stelin üzerindeki yazıda, ölen kişinin ruhunun ölümden sonra taş levhada yaşamaya devam ettiğine dair bir inançtan söz ediliyor. Belki de Ön Asya kültürlerinde ilk kez ruhun vücuttan ayrı olarak düşünüldüğü gerçeği ile karşı karşıyayız:<br />
<span style="color: #333399;">“<em>Ben Kuttamuva, Panamuva’nın hizmetkârı, halen yaşarken, kendim, bu stelin üretimini denetledim. Bu steli, ebedi bir odaya yerleştirdim ve o odada bir ziyafet düzenledim: Hadad (Fırtına Tanrısı) için bir boğa&#8230; Samas (Güneş Tanrısı) için bir koç&#8230; ve bu stelde yaşayan ruhum için bir koç (adadım?)</em>.”</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yazıt, <strong>Kuttamuva</strong>’ya, himayesinden birine ya da resmi bir görevliye aitti. Sonradan kutsal bir mezara dönüştürülmüş küçük bir odada orijinal yerinde bulunmuştu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/untitled19.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-580" style="float:right;" title="Hititler" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/untitled19-243x300.jpg" alt="Hititler" width="185" height="221" /></a>Yazıtı, <strong>Kuttamuva</strong> bizzat kendisi kaleme almıştı ve kendisini <strong>İ.Ö 8. yüzyılda Zincirli (Sam’al) kralı Panamuva</strong>’nın hizmetkârı olarak tanımlıyordu. Stelin, Kuttamuva’nın evinde bulunduğu düşünülüyor. Yazıt, <strong>Fenike</strong> alfabesinden uyarlanmış bir yazı sistemi ile Batı Sami dilinde yazılmıştı. Bu, Arami diline ve <strong>İbranice</strong>’ye yakın bir dildi. Zincirli krallığının İbranilerle aynı dili ve kültürel özellikleri paylaşıyor olması bilim insanlarının dikkatini çekti. Ama asıl ilginç olan, stel sahibinin ve kralın adlarının <strong>Sami</strong> dilinde olmamasıydı. Bu da, o dönemdeki etnik grupların ve bölgeye<strong> Hitit İmparatorluğu</strong> zamanında göç etmiş olan<strong> Hint–Avrupa</strong> kökenli halk gruplarının varlığına işaret ediyordu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Geç Hitit krallıkları İÖ 1. binyılın ilk dönemlerinde Akdeniz’in doğusu, Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde varlık gösteriyordu. Bu devletlerin politik, sosyal ve kültürel tarihinin yazılabilmesi için yürütülen kazılar ve araştırmalar yeterli olmasa da politik ve stratejik açıdan ne denli önemli olduklarının altını çizmek gerekir. Bu şehir devletlerinin bilinmeyen özelliklerine karşı duyulan merak, karanlık noktaları açığa çıkarmak için duyduğumuz heyecanı körüklüyor&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #808080;">Kendim de Gaziantep&#8217;li olduğumdan hemen sizinle bunu paylaşmak istedim:). Güneydoğu da toprak altında müthiş bir kültür yatıyor. Bunların zamanla gün yüzüne çıkarılıp bizlerle ulaşmasını umut ediyorum&#8230;</span></span></p>


<p>Benzer konu bulunamadı.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/gec-hititler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İskender&#8217;in Generalini Öldürüşü</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/iskenderin-generalini-oldurusu/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/iskenderin-generalini-oldurusu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 16:25:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük İskender]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[cengiz han]]></category>
		<category><![CDATA[Darius]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[Savaşçılar]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=504</guid>
		<description><![CDATA[İskender bazen hiç umulmadık şekilde sinir nöbetine tutuluyordu. Böyle anlarda ne yapacağı önceden kestirilemiyordu. Yine böyle bir anında kendi generallerinden olan Kara Klitos&#8217;u (Granikos çayında yapılan savaşta İskender&#8217;in hayatını kurtarmıştı. Aynı zamanda babası Philip&#8217;in de generaliydi.)  öldürecekti. İskender Zeus&#8217;un adında kurban sunulması emrini vermişti. Etrefında bulunan dalkavuklar &#8220;Batı kötüdür, doğu iyi&#8221; diyen şarkı söylemeye başladılar. İskender [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/akhilleus-ve-iskender/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Akhilleus ve İskender'>Akhilleus ve İskender</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/iskender-dariusun-pesinde/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İskender Darius&#8217;un Peşinde&#8230;'>İskender Darius&#8217;un Peşinde&#8230;</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/iskender-dusman-kalesinde-tek-basina/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İskender Düşman Kalesinde Tek Başına&#8230;'>İskender Düşman Kalesinde Tek Başına&#8230;</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/resim006.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-509" title="Büyük İskender" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/resim006-300x195.jpg" alt="Büyük İskender" width="266" height="168" /></a>İskender bazen hiç umulmadık şekilde sinir nöbetine tutuluyordu. Böyle anlarda ne yapacağı önceden kestirilemiyordu. Yine böyle bir anında kendi generallerinden olan <strong>Kara Klitos&#8217;</strong>u (Granikos çayında yapılan savaşta İskender&#8217;in hayatını kurtarmıştı. Aynı zamanda babası Philip&#8217;in de generaliydi.)  öldürecekti.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İskender</strong> Zeus&#8217;un adında kurban sunulması emrini vermişti. Etrefında bulunan dalkavuklar &#8220;Batı kötüdür, doğu iyi&#8221; diyen şarkı söylemeye başladılar. <strong>İskender Kara Klitos</strong>&#8216;u çağırtmıştı. İçkili olan Klitos &#8220;İşte İskender geldi İskender!&#8221; diye nara attı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Kara Klitos geldiğinde</strong> &#8220;Batı kötüdür, doğu iyi&#8221; şarkısı tekrar yankılanmaya başladı. Bunun üzerine çok öfkelenen Klitos elindeki kadehi yere çaldı.  &#8220;Etraftaki tepelerde ölen insanlar, onlara gülen sizlerden çok daha iyi insanlardı.&#8221; diye bağırdı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-&#8221;Kiminle konuştuğuna dikkat et &#8221; diye yanıt verdi birisi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kadehini yeniden doldurup içen cüsseli Klitos gözünü İskender&#8217;e dikti: </span></p>
<p><span style="color: #000000;">-&#8221;Kouşsana, sende mi onlara(İskender&#8217;inilk yola çıkarkenki ordusundan bahsediyor) korkak diyorsun?&#8221;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-İskender, &#8220;Sakin ol!&#8221; diye bağıdı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-<strong>Klitos</strong> &#8220;Artık&#8230; özgür doğmuş olan bizler aklımızdakini söyleyemiyoruz.  Artık Philip&#8217;in oğluyla konuşamıyoruz&#8230;&#8221;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Etrafındakiler Klitos&#8217;u sakinleştirmeye çalıştılar.  &#8220;Geri çekilin&#8221; diye haykırdı ve kolunu sinirden kaskatı olmuş İskender&#8217;e doğru sallayarak, &#8220;Bu kol Granikos çayında İskender&#8217;i kurtarmaya yetecek kadar güçlüydü. Şimdiyse Klitos onunla konuşamıyor bile&#8230; &#8221;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #888888;"><strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/alexajnder.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-510" title="alexander" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/alexajnder-201x300.jpg" alt="alexajnder" width="171" height="178" /></a></span></strong></span>-&#8221;Konuşsana, söyleyeceğin şeyler için cezalandırılmayacaksın&#8221; dedi <strong>İskender</strong> kızgın bir şekilde.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Klitos ağır konuşmalarına devam etti. Bunun üzerine İskender kılıcını almak için sıçrayıp arkasına döndü. Ama kılıç taşıyıcısı dışarı çıkartılmıştı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Etraftakiler <strong>Klitos</strong> ordan çıkardılar. Ama hepsi de<strong> İskender&#8217;</strong>in haykırışını duydular: &#8220;<strong>Klitos!&#8221;</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bunu duyan dev arkadaş çadırın kapısındaki perdeyi çekti ve &#8220;İşte, Klitos burda, İskender&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Muhafızın birinden kaptığı mızrağı sıçrayarak <strong>Klitos&#8217;a</strong> fırlattı <strong>İskender.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İskender arkadaşanın yanına gelip mızrağı çıkarmaya çalıştı. Subaylar kralın mızrakla kendini vurabileceğini düşündükleri için hemen mızrağı elinden aldılar. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">İskender bu olay üzerine günlerce yemek yemedi ve bundan dolayı uzun süre ağladı.</span></p>
<p><span style="color: #888888;"><strong><span style="color: #000000;">Bir Stoacı olan Romalı yazar Arrianus&#8217;un kuru satırlarıyla, İskender&#8217;in kendine yaptığı işkence biraz olsun anlaşılmaktadır.&#8221;Tez canlılığı ya da öfkesi nedeniyle İskender&#8217;in büyük hatalar yapmasını garip bulmuyorum. Ogençti ve kaderin itişiyle çok yükseklere çıkmıştı. Kendisine Pers krallarına davranıldığı gibi davranılmasınıı istemesi de garip bir şey değildir. </span></strong></span></p>
<p><span style="color: #888888;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">Etrafına topladığı arkadaşları gibi kralların her zaman arkadaşları olacaktır ve bu arkadaşlar onların üzerinde yanlışlara yönlendirecek etkilerde bulunacaklardır &#8211; hem de yaşamsal çıkarlarını düşünmeksizin.</span></strong></span></span></p>
<p><span style="color: #888888;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">Ama eminim ki eski krallar arasında, yaptığı yanlış işlerden büyük pişmanlık duyan krallardan birisidir. İnsanların çoğu yanlış yaptıklarında  onu sadece eylem olarak savunma hatasını da yapıyorlar. İskender böyle davranmayan tek kişidir.&#8221;</span></strong></span></span></p>
<p><span style="color: #888888;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff6600;"><span style="text-decoration: underline;">Büyük İskender adlı filmdeki bu sahneyi aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.</span> </span></span></span></p>
<p><span style="color: #808000;"> </span></p>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=16137736&amp;vid=6216055&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11928/95233517.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /><param name="flashvars" value="id=16137736&amp;vid=6216055&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11928/95233517.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="340" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" flashvars="id=16137736&amp;vid=6216055&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11928/95233517.jpeg&amp;embed=1" allowfullscreen="true" bgcolor="#000000"></embed></object></div>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/akhilleus-ve-iskender/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Akhilleus ve İskender'>Akhilleus ve İskender</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/iskender-dariusun-pesinde/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İskender Darius&#8217;un Peşinde&#8230;'>İskender Darius&#8217;un Peşinde&#8230;</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/iskender-dusman-kalesinde-tek-basina/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İskender Düşman Kalesinde Tek Başına&#8230;'>İskender Düşman Kalesinde Tek Başına&#8230;</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/iskenderin-generalini-oldurusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alparslan&#8217;ın Malazgirt&#8217;teki Nutku</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/alparlanin-malazgirtteki-nutku/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/alparlanin-malazgirtteki-nutku/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 00:22:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[nizamülmülk]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz sultan selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[Cuma namazından sonra Sultan Alparslan, ordusuna şöyle hitap etti:  -Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, daha fazla bekleyemeyiz. Bütün Müslümanların minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim. Büyük bir inançla söylenen bu [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sultan Alparslan’ın Ölümü'>Sultan Alparslan’ın Ölümü</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar'>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/osmanli-tarihinde-ilkler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Osmanlı Tarihinde İlkler'>Osmanlı Tarihinde İlkler</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Cuma namazından sonra Sultan Alparslan, ordusuna şöyle hitap etti:</span></p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/amalaz.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-399" title="Alparslan" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/amalaz-150x150.jpg" alt="Alparslan" width="150" height="150" /></a> -Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, daha fazla bekleyemeyiz. Bütün Müslümanların minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim. Büyük bir inançla söylenen bu heyecanlı sözlere askerler hep bir ağızdan:</p>
<p> -Ey Yüce Sultan! Her zaman senin emrinde ve seninle olacağız, nereye gidersen oraya gideceğiz, diye haykırdılar. Sultanın üzerinde beyaz bir elbise vardı. Düşmana hücum etmeden önce son söz olarak askerlerine şunları söyledi:</p>
<p> -İşte şehitlik kefenim, savaş meydanında ölürsem beni bu elbise ile gömersiniz. Bundan sonra Türk ordusu hücuma geçti. Cuma günü öğleden sonra başlayan savaş akşam üzeri sona erdi. Tarihin en büyük meydan savaşlarından biri olan Malazgirt Savaşı Türk ordusunun kesin galibiyeti ile sonuçlandı. Büyük komutan Alparslan&#8217;ın üstün savaş taktiği ve Türk askerinin cesaret ve kahramanlığı sayesinde elli dört bin kişilik Türk ordusu, kendisinden kat kat fazla olan Bizans ordusunu birkaç saat içinde kesin bir yenilgiye uğratmış ve büyük bir zafer kazanmıştı. Bu savaşta Bizans imparatoru Romen Diojen de esir alınmıştı. İmparator, savaşın galibi Büyük Türk hakanı Alparslan&#8217;ın huzuruna çıkarıldı. Alparslan imparatora çok iyi davrandı. Sultan Alparslan, imparator Diojene:</p>
<p> -Zaferi sen kazansaydın bana ne yapardın?, diye sordu. Diojen:</p>
<p><img class="size-medium wp-image-400 alignright" title="Malazgirt" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/410-300x225.jpg" alt="Malazgirt" width="187" height="118" /> -Bir fırın hazırlatıp sana çok kötü davranacaktım, diye cevap verdi. Esir imparator, bu sözleri ile eline fırsat geçseydi ne kadar acımasız hareket edeceğini söylemekten çekinmemişti. Buna karşı bu büyük zaferin muzaffer komutanı Sultan Alparslan, <span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/genel/iskenderin-diyojenle-karsilasmasi.html">Diojen</a></span>&#8216;i affetti ve yanına muhafızlar vererek onu memleketine gönderdi. Alparslan bu davranışı ile insanlığa çok önemli bir ahlak dersi vermiş, Türk milletinin sahip olduğu üstün özellikleri göstermiştir.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/10/410.jpg"></a></p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sultan Alparslan’ın Ölümü'>Sultan Alparslan’ın Ölümü</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar'>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/osmanli-tarihinde-ilkler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Osmanlı Tarihinde İlkler'>Osmanlı Tarihinde İlkler</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/alparlanin-malazgirtteki-nutku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanuni Sultan Süleyman</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/kanuni-sultan-suleyman/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/kanuni-sultan-suleyman/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 09:47:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[BBC]]></category>
		<category><![CDATA[Discovery Channel]]></category>
		<category><![CDATA[Kanuni]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[Viyana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=224</guid>
		<description><![CDATA[Ordularıyla Arabistan çöllerinden Viyana kapılarına kadar yürüyen, mimarlık zaferleri ile Rönesans Avrupası’nı kendine hayran bırakan, zorlu bir savaştan sonra bile oturup aşk şiirleri yazabilen Kanuni Sultan Süleyman’ın hikayesi. Avrupa ona Muhteşem lakabını takmıştır. Discovery Channel &#8216;in hazırladığı bir belgeseldir. Bölüm1 Bölüm2 Bölüm3 jQuery(document).ready(function() { if(postTabs_getCookie('postTabs_224')) postTabs_show(postTabs_getCookie('postTabs_224'),224); }); Benzer konular:Topkapı Sarayı Yazlık Saray Kızıl Kale Büyük [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/topkapi-sarayi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Topkapı Sarayı'>Topkapı Sarayı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yazlik-saray-kizil-kale/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yazlık Saray Kızıl Kale'>Yazlık Saray Kızıl Kale</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-petro/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Büyük Petro'>Büyük Petro</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ordularıyla Arabistan çöllerinden Viyana kapılarına kadar yürüyen, mimarlık zaferleri ile Rönesans Avrupası’nı kendine hayran bırakan, zorlu bir savaştan sonra bile oturup aşk şiirleri yazabilen Kanuni Sultan Süleyman’ın hikayesi.</p>
<p>Avrupa ona Muhteşem lakabını takmıştır. Discovery Channel &#8216;in hazırladığı bir belgeseldir.</p>
<p><div class='postTabs_divs postTabs_curr_div' id='postTabs_0_224'>
<span class='postTabs_titles'><b>Bölüm1</b></span></p>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=15880910&amp;vid=6112827&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11562/94301675.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /><param name="flashvars" value="id=15880910&amp;vid=6112827&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11562/94301675.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="340" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" flashvars="id=15880910&amp;vid=6112827&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11562/94301675.jpeg&amp;embed=1" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<p></div>

<div class='postTabs_divs' id='postTabs_1_224'>
<span class='postTabs_titles'><b>Bölüm2</b></span></p>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=15882360&amp;vid=6113092&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11565/94308611.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /><param name="flashvars" value="id=15882360&amp;vid=6113092&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11565/94308611.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="340" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" flashvars="id=15882360&amp;vid=6113092&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11565/94308611.jpeg&amp;embed=1" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<p></div>

<div class='postTabs_divs' id='postTabs_2_224'>
<span class='postTabs_titles'><b>Bölüm3</b></span></p>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="340" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=15881617&amp;vid=6113224&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11564/94305752.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /><param name="flashvars" value="id=15881617&amp;vid=6113224&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11564/94305752.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="340" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" flashvars="id=15881617&amp;vid=6113224&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/11564/94305752.jpeg&amp;embed=1" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<p></div>

</p>
<script type='text/javascript'>jQuery(document).ready(function() { if(postTabs_getCookie('postTabs_224')) postTabs_show(postTabs_getCookie('postTabs_224'),224); });</script>

<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/topkapi-sarayi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Topkapı Sarayı'>Topkapı Sarayı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yazlik-saray-kizil-kale/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yazlık Saray Kızıl Kale'>Yazlık Saray Kızıl Kale</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-petro/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Büyük Petro'>Büyük Petro</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/kanuni-sultan-suleyman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük İskender (Valerio Massimo Manfredi)</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-valerio-massimo-manfredi/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-valerio-massimo-manfredi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 09:34:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[3 cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük İskender]]></category>
		<category><![CDATA[Darius]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[Valerio Massimo Manfredi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Büyük İskender Makedonya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya. Birinci Kitap Hırslı, zeki, gözüpek, tanrı kadar güzel bir genç adam ve uçsuz bucaksız bir imparatorluk. Büyük İskender, İ.Ö.356 yılında Makedonya&#8217;da bir kralın oğlu olarak doğdu,20 yaşında tahta çıktı, Batı&#8217;da Yunan yarımadasından Doğu&#8217;da Hindistan&#8217;a kadar fethedilmedik ülke bırakmadı, Anadolu&#8217;yu kuzeyden güneye, batıday doğuya Pers egemenliğinden kurtarıp kendine bağladı ve bugünün uygar [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/dunyanin-sonuna-yolculuk-buyuk-iskender/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünyanın Sonuna Yolculuk BÜYÜK İSKENDER'>Dünyanın Sonuna Yolculuk BÜYÜK İSKENDER</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-hakkindaki-soylenceler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler'>Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/iskender-dariusun-pesinde/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İskender Darius&#8217;un Peşinde&#8230;'>İskender Darius&#8217;un Peşinde&#8230;</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-85" title="Büyük İskender Makedonya'dan Anadolu'ya. CİLT1" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/g_iskender2.jpg" alt="g_iskender2" width="72" height="112" /><strong><em><span style="color: #000080;">Büyük İskender Makedonya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya. Birinci Kitap</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Hırslı, zeki, gözüpek, tanrı kadar güzel bir genç adam ve uçsuz bucaksız bir imparatorluk. Büyük İskender, İ.Ö.356 yılında Makedonya&#8217;da bir kralın oğlu olarak doğdu,20 yaşında tahta çıktı, Batı&#8217;da Yunan yarımadasından Doğu&#8217;da Hindistan&#8217;a kadar fethedilmedik ülke bırakmadı, Anadolu&#8217;yu kuzeyden güneye, batıday doğuya Pers egemenliğinden kurtarıp kendine bağladı ve bugünün uygar dünyasının ilk temellerini attı. Daha yaşarken bir efsane olmuştu, öldükten sonra da tüm zamanların en etkileyici kralı olarak bilindi. Olağanüstü bir askeri dehaya, tükenmez bir enerjiye ve kararlılığa sahipti. Zaferleriyle besleniyordu. Daha on üç yaşındayken ünlü düşünür Aristo&#8217;nun öğrencisi olmuş, sanat ve bilim dünyasını tanımış, Homeros&#8217;un destanlarını ezberlemişti. Thebai kentini yerle bir ederken şair Pindaros&#8217;un evine dokunmayışı, onun acımasız olduğu kadar sanata ve sanatçıya duyduğu saygıyı gösteren ilginç bir olaydır. Tanrısal gücünü, babasının Tanrı-Zeus olmasından aldığı söylenegelen İskender de kendini tanrı olarak görmekten hoşlanıyordu. Büyük İskender&#8217;in birinci cildi olan Makedonya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya tarihe damgasını vuran bu ünlü kralı tüm özellikleriyle tanıtırken eski Yunan&#8217;a ve eski Yunan kültürüne de roman dekoru içinde ışık tutuyor, Anadolu&#8217;nun eski halklarını tanımak için bir yol açıyor. Antik dünya topografyası uzmanı olan ve dünyanın birçok yerinde kazılara katılan İtalyan yazar Manfredi&#8217;nin uzun araştırmalar sonunda hazırladığı üç ciltlik bu dizinin ikinci kitabı Anadolu&#8217;nun Kapıları da çok yakında okurlarıyla buluşacak.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-84" title="Büyük İskender Anadolu'nun Kapıları. İkinci Kitap" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/g_iskender1.jpg" alt="Büyük İskender Anadolu'nun Kapıları. İkinci Kitap" width="72" height="113" /></span><em><span style="color: #800000;"><strong>Büyük İskender Anadolu&#8217;nun Kapıları. İkinci Kitap</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Bûyük İskender, bugün üzerinde yaşadığımız topraklann bir zamanlar hâkimi olan genç Makedonyalı&#8217;nın, adını hepimizin bildiği Büyük İskender&#8217;in romanı. Valerio Massimo Manfredi, tarihsel gerçeklerle kurguyu ustaca kaynaştırdığı bu romamnda, İÖ. Dördüncü Yüzyılda yaşamış Büyük Iskender&#8217;i yalnızca tarihsel bir kahraınan olarak ele almakla yetinmiyor; dehası, tutkuları, zayıflıklan, alışkanlıklan ve aşklanyla onu ve onun dönemini gözler ötıûne seriyor. Üç kitaptan oluşan bu dizinin ilk kitabında hırslı bir genç olarak tamdığımız İskender, Anadolu&#8217;nun Kapıları adlı bu ikinci kitapta Asya seferine çıkan genç bir kraldır. Çanakkale Boğaıı &#8216;nı geçip Anadolu topraklanna ayak basmca, o zamanki adı Gronikos olan Biga Çayı kıyısında Pers&#8217;lere karşı ilk çetin savaşını veriyor. Tanrılann `zafer&#8217;le taçlandırdığı bir lral olan İskender, ne bu savaşta, ne de bundan sonraki savaşIarıtıda yenilgi yüzü görüyor. Truva&#8217;dan geçiyor, Efes&#8217;ten, Milet&#8217; ten, Bodrum&#8217;dan, Yassıhöyük&#8217;ten, Ankara&#8217;dan. Bûyûkİskender, Anadolu&#8217;dan geçerken, arkasında onlarca efsane bırakıyor. O zamanki adı.Gdion olan Yassıhöyük&#8217;te efsanevi düğümü bir kılıç vuruşuyla çözünce önünde fetih yollan açılıyor. Ne onu taparcasına seven Leptine&#8217;nin aşkı, ne de annesinin kaygılan İskender&#8217;i yolundan alıkoyabiliyor. İssus&#8217;ta yendiği ünlü Pers Kralı Darius&#8217;un.kansı Barsine ise İskender&#8217;in aşkını geri çeviriyor. Anadolu&#8217;nun Kapıları, İskender&#8217;in Anadolu&#8217;dan çıkıp Mısır&#8217;a ulaşması ve orada Firavun ilân edilmesine kadar olan dönemi ele alıyor.</span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><img class="alignleft size-full wp-image-86" title="Büyük İskender Dünyanın Hakimi. Üçüncü Kitap" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/g_iskender3.jpg" alt="Büyük İskender Dünyanın Hakimi. Üçüncü Kitap" width="72" height="112" /></span><span style="color: #008000;"><em><strong>Büyük İskender Dünyanın Hakimi. Üçüncü Kitap</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #808000;">Büyük İskender, yaşadığımız toprakların bir zamanlar hakimi olan genç bir Makedonyalının, Büyük İskender&#8217;in romanı. Antik dünya topografyası uzmanı olan yazar Valerio Massimo Manfredi, tarihsel gerçeklerle kurmacayı ustalıkla kaynaştırdığı romanında, İ. Ö.dördüncü yüzyılda yaşamış olan Büyük İskender&#8217;i yalnızca tarihsel bir kahraman olarak değil, dehası, hırsı, aşkları, güçlü ve güçsüz yanlarıyla &#8216;insan İskender&#8217; olarak da yansıtıyor. Dizinin ilk kitabı Makedonya &#8216;dan Anadolu&#8217;ya ile hırslı, ateşli bir genç olarak tanıdığımız İskender ikinci kitap Anadolu&#8217;nun Kapıları&#8217;nda Asya seferine başlayarak Anadolu&#8217;yu fethediyor, Mısıra kadar uzanıyordu. Dizinin üçüncü ve son kitabında ise genç komutan, artık Dünyanın Hakimi&#8217;dir. Kralların kralı, gene yenilgi yüzü görmeden ülkeler fethediyor, krallara boyun eğdiriyor; Mısır&#8217;dan başlayan yolculuğu, Fenike kıyılarından, görkemli Babil ve Persepolis&#8217;ten, Pasargad&#8217;dan geçerek Hindistan&#8217;da son buluyor. Kentler yağmalanıyor, insanlar acılara boğuluyor, genç kralın düşleri, yıkımlarla, felaketlerle iç içe yürüyor İskender, fethettiği toprakları elinde tutabilmek için, yerel geleneklerle Makedon geleneklerini kaynaştırmaya çalışarak Doğu ile Batı&#8217;yı kucaklayan dev bir imparatorluğun efendisi oluyor. Bunca yükselmenin bir bedeli olacak ve İskender, o güne kadar hiç kimseyi sevmediği kadar sevdiği kadınını yitirecektir. Ne var ki en değer verdiği kişilerin ihanetinden kuşkulanınca, gözünü kırpmadan idam hükmü veren İskender, bu aşkı da çok geçmeden unutacak, başka aşkların peşinde koşacaktır Yüz yıla sığabilecek onca zaferi sekiz yıla sığdıran İskender, ülkesine dönme hazırlıkları yaparken, beklenmedik bir sonla yüz yüze gelecektir.</span></p>
<p><span style="color: #808000;"><span style="color: #000000;">Harika bir kitap serisi, anlatım mükemmel. Okuduğum en mükemmel kitaplardan biri.</span><br />
</span></p>
<p><span style="color: #808000;"><br />
</span></p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/dunyanin-sonuna-yolculuk-buyuk-iskender/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünyanın Sonuna Yolculuk BÜYÜK İSKENDER'>Dünyanın Sonuna Yolculuk BÜYÜK İSKENDER</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-hakkindaki-soylenceler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler'>Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/iskender-dariusun-pesinde/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İskender Darius&#8217;un Peşinde&#8230;'>İskender Darius&#8217;un Peşinde&#8230;</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-valerio-massimo-manfredi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

