Türk Destanları

bozkurt- destanıİlk insanlar, büyük toplum ve tabiat olaylarından çok etkilenirlerdi. Onları esrarengiz bulur; gök gürlemesini Tanrı’nın öfkesi sayarlardı .  Güneşe, ateşe, ulu ağaçlara, erişilmez dağlara tapar, kahramanlarını, önderlerini ilahi güç sahibi diye kabullenirdi. Yine insanlar önemli saydıkları her olayı hayallerle süsleryerek anlata anlata (ve dinleye dinleye )  yeni destanlar oluştururlardı.

Eski Türk Edebiyatı detanlarla başlar. Her destan, boy ve milletin din, kahramanlık ve erdeme dayalı, çoğu defa manzum hikayelerdir. İlhamını tarihten alan halk edebiyatı türü diyebileceğimiz bu örnekler halk ve saz şairlerince söylenirdi. Destanlarda toplumların inanışları, bilgece özellikleri, yiğitlikleri, sevdaları, duygu ve düşünceleri gezgin anlatıcılarla ustalıkla sunulur ve hayranlıkla izlenirdi.

-İslam Öncesi Türk Destanları


-İslam Sonrası Türk Destanları


Destanların bazıları gerçek olayları yansıtır, bazıları ise sadece kurgudur.Manas destanı Türklerin en uzun destanıdır.

Alparslan’ın Malazgirt’teki Nutku

Cuma namazından sonra Sultan Alparslan, ordusuna şöyle hitap etti:

Alparslan -Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, daha fazla bekleyemeyiz. Bütün Müslümanların minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim. Büyük bir inançla söylenen bu heyecanlı sözlere askerler hep bir ağızdan:

 -Ey Yüce Sultan! Her zaman senin emrinde ve seninle olacağız, nereye gidersen oraya gideceğiz, diye haykırdılar. Sultanın üzerinde beyaz bir elbise vardı. Düşmana hücum etmeden önce son söz olarak askerlerine şunları söyledi:

 -İşte şehitlik kefenim, savaş meydanında ölürsem beni bu elbise ile gömersiniz. Bundan sonra Türk ordusu hücuma geçti. Cuma günü öğleden sonra başlayan savaş akşam üzeri sona erdi. Tarihin en büyük meydan savaşlarından biri olan Malazgirt Savaşı Türk ordusunun kesin galibiyeti ile sonuçlandı. Büyük komutan Alparslan’ın üstün savaş taktiği ve Türk askerinin cesaret ve kahramanlığı sayesinde elli dört bin kişilik Türk ordusu, kendisinden kat kat fazla olan Bizans ordusunu birkaç saat içinde kesin bir yenilgiye uğratmış ve büyük bir zafer kazanmıştı. Bu savaşta Bizans imparatoru Romen Diojen de esir alınmıştı. İmparator, savaşın galibi Büyük Türk hakanı Alparslan’ın huzuruna çıkarıldı. Alparslan imparatora çok iyi davrandı. Sultan Alparslan, imparator Diojene:

 -Zaferi sen kazansaydın bana ne yapardın?, diye sordu. Diojen:

Malazgirt -Bir fırın hazırlatıp sana çok kötü davranacaktım, diye cevap verdi. Esir imparator, bu sözleri ile eline fırsat geçseydi ne kadar acımasız hareket edeceğini söylemekten çekinmemişti. Buna karşı bu büyük zaferin muzaffer komutanı Sultan Alparslan, Diojen‘i affetti ve yanına muhafızlar vererek onu memleketine gönderdi. Alparslan bu davranışı ile insanlığa çok önemli bir ahlak dersi vermiş, Türk milletinin sahip olduğu üstün özellikleri göstermiştir.

BBC Cengiz Han Belgeseli

BBC’nin Cengiz Han belgeseli. Savaş sahneleriyle dolu harika bir belgesel.

Bölüm1

Bölüm2

Bölüm3