<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TARİHTEN NOTLAR &#187; Hasan Sabbah</title>
	<atom:link href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/hasan-sabbah/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tarihtennotlar.com</link>
	<description>&#34;Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir!&#34; - M.K.Atatürk</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Jan 2012 09:05:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Farklı Açılardan Hasan Sabbah</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/farkli-acilardan-hasan-sabbah/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/farkli-acilardan-hasan-sabbah/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 16:43:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakan Er - Stratejist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ömer Hayyam, Nizamülmülk, Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Alamut]]></category>
		<category><![CDATA[fedailer]]></category>
		<category><![CDATA[hakan er]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[haşhaşiler]]></category>
		<category><![CDATA[ismaili]]></category>
		<category><![CDATA[nizamülmülk]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[stratejist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=1405</guid>
		<description><![CDATA[Kimine göre cani,sapık bir adam; kimine göre büyük işler becermiş bir din ve devlet adamı.Bana göre ise bunlar önemli değil.Benim için mühim olan onun büyük dehalığı.Gelin Hasan Sabbah&#8217;a iki uç taraftan görüşlerle bir kez daha bakalım. 1.Bakış açısı ; Tam adı Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyin bin Sabbah el-Hamari&#8217;dir(1034 &#8211; 1124).  [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ALAMUT'>ALAMUT</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması'>Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kimine göre cani,sapık bir adam; kimine göre büyük işler becermiş bir din ve devlet adamı.Bana göre ise bunlar önemli değil.Benim için mühim olan onun büyük dehalığı.Gelin Hasan Sabbah&#8217;a iki uç taraftan görüşlerle bir kez daha bakalım.</p>
<h1><span style="color: #ff6600;">1.Bakış açısı ;</span></h1>
<p>Tam adı <span style="color: #000000;"><strong>Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyin bin Sabbah el-Hamari&#8217;</strong></span>dir<span style="color: #000000;"><strong>(1034 &#8211; 1124)</strong></span>.  <span style="color: #000000;"><strong>Büyük Selçuklu Devleti</strong></span> zamanında yaşamış olan, tarihin eski ezoterik ve batıni örgütü Haşhaşileri kuran ve ölene kadar liderliğini yapan İranlıdır. Tarihteki en gizemli insanlardan biri olarak adı geçer. Müridlerinin adını <span style="color: #000000;"><strong>Seyduna</strong></span> olarak bildiği <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span> gençliğinde çeşitli çelişkiler yaşamış, islamiyeti büyük ölçüde sorgulamış, tarikat ve mezheplerle ilgili birçok toplantıya katılmıştır.</p>
<div id="attachment_1409" class="wp-caption alignleft" style="width: 225px"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/02/Alamut.jpg"><img class="size-full wp-image-1409" title="Alamut Kalesi" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/02/Alamut.jpg" alt="Alamut Kalesi" width="215" height="148" /></a><p class="wp-caption-text">&quot;Kartal Yuvası&quot; ALAMUT</p></div>
<p>Edindiği bilgiler ve deneyimler doğrultusunda tarikat liderlerinin insanları istediği gibi yönetebildiğini ve yalan yanlış öğretilerle onları tamamen kendi öğretilerine bağlayabildiklerini anlamıştır. Bunun üzerine ismaili tarikatların liderlerine onların ne yapmaya çalıştığını anladığını göstererek onları büyük ölçüde şaşırtmıştır. Yakın arkadaşı olan büyük astronom <a href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/omer-hayyam" target="_blank"><span style="color: #000000;"><strong>Ömer Hayyam</strong></span></a>&#8216;la ettiği bir muhabbet esnasında <span style="color: #000000;"><strong>Ömer Hayyam</strong></span>&#8216;ın espriyle söylediği :<span style="color: #000000;"> <em>&#8220;bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin&#8221;</em></span> sözü Hasan Sabbah&#8217;ın hayatının sözü olmuştur. İnce bir zekayla tek damla kan dökmeden ele geçirdiği <a href="http://www.tarihtennotlar.com/alamut" target="_blank">Alamut Kalesi</a>&#8216;nin arkasındaki eski <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Deylem" target="_blank"><span style="color: #000000;"><strong>Deylem</strong></span></a> krallarının bahçelerini kusursuz bir hale getirmiştir. Köle pazarlarından satın aldığı genç ve güzel kızları bu bahçelere getirmiş, onları hurilermiş gibi yetiştirtmiştir. Bununla beraber fedai olabilecek güçteki yetişkin erkekleri de bu kaleye getirerek onlara inanılmaz bir irade kazandıracak ölümcül dersler verdirmiştir. Daha sonra onun sözde <span style="color: #000000;"><strong>İsmaili </strong></span>harekatına engel olabilecek herkesi ortadan kaldırabilmek için fedailerini kendisinin Allah&#8217;ın bir peygamberi olduğuna ve onları istediği zaman cennete götürebileceğine inandırmıştır. Bu inancın sağlam olabilmesi için de aralarından başarılı birkaçına cennete götürmek vaadiyle haşhaş vermiş ve onları o bahçelere götürmüştür. Orada yarı baygın halde gördükleri muhteşem bahçelerin ve hurilerin büyüsüne kapılan fedailer çelik gibi bir imanla dönmüş ve gidemeyenleri de heyecanla anlattıkları masallara inandırmışlardır. Artık yalnızca ölmek ve cennete kavuşmak için yaşayan fedailerine istediği herşeyi yaptırabilecek olduğundan emin olan <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, birbiri ardına suikastler düzenlemiş ve hepsinde de başarılı olmuştur. Büyük bir düşünce gücüne sahip olan <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, ona hep destek olmuş bir hükümdar olan <span style="color: #000000;"><strong>Hüseyin Alkeyni</strong></span>&#8216;yi öldürdüğü için öz oğlunu kellesiyle cezalandırabilecek kadar da kendi kanunlarının esiri olmuştur. <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span> amaçlarına ulaştığı için sevinirken <span style="color: #000000;"><strong>Alamut Kalesi&#8217;nde</strong></span> intiharlar ve belalar çoğalmıştır. Kendi kendini yiyip bitirmeye yatkın olan kurduğu bu düzen dünyada eşi benzeri görülmeyecek olaylar yaratmıştır. Hayatı boyunca çelişkiler yaşamış olan <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span> yaşadığı süre içinde Allah&#8217;a inanıp inanmamak arasında gidip gelmiş ve yaptığı her kıyım anında O&#8217;ndan bir işaret beklemiştir, fakat olmamıştır. Ve tüm bu yaptıklarının kendince sebebi, yalnızca budur: <span style="color: #000000;"><em>&#8220;Allah var mı?&#8221;</em></span></p>
<p>Hasan Sabbah&#8217;ın kurmuş olduğu bu haşhaşilik tarikatının müritleri, kendi çağlarında bir çok Selçuklu devlet adamına suikast düzenlemiş ve amacına ulaşmıştır. <span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Suikast&#8221;</strong></span> kelimesinin İngilizce karşılığı olan <span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Assasinate&#8221;</strong></span> kelimesi bu tarikatın isminin İngilizce&#8217;deki karşılığıdır.</p>
<p>Tarikat&#8217;ın adı bütün kaynaklarda Haşhaşi olarak geçmemektedir. Örneğin Türkiye&#8217;de liselerde okutulan tarih kitaplarında bu tarikat genel olarak<span style="color: #000000;"><strong> Batıni</strong></span> başlığı altında toplanmıştır. Ayrıca tarikatın gerçek adı <span style="color: #000000;"><strong>İSMAİLİ TARİKATI</strong></span>&#8216;dır, birçok kişi tarikat için <span style="color: #000000;"><strong>Haşhaşi</strong></span> kelimesini kullanmıştır. Haşhaşi kelimesinin kullanılmasının nedeni de şudur: <span style="color: #000000;">Fedailerine cenneti vaad ettiği söylenen Hassan Sabbah seçtiği özel fedailerine haşhaş hapları verip uyuşmalarını sağlar ve kurduğu asansör sistemiyle bu gençleri sözü geçen bahçelere taşırdi, gençler de bu hapların etkisiyle uçtuklarını, cennete ulaştıklarını sanırlardı.</span><br />
Bazı kaynaklarda ve <span style="color: #000000;"><strong>Ömer Hayyam</strong></span>&#8216;ın da notlarında ifade edildiğine göre, Alamut Kalesi&#8217;nde haşhaş yasaktı ve söz edildiği gibi haşhaş tükedilmiyordu&#8230; bu insanları kendilerinden geçiren, haşhaştı. <span style="color: #000000;"><strong>Hassan Sabbah</strong></span> katı tutumu onların birer keşiş gibi yetişmesine sebep olmuştu.</p>
<h1><span style="color: #ff6600;"><strong>2. Bakış açısı ;</strong></span></h1>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Faik Bulut&#8217;un &#8216;Alamut Kalesi&#8217; adlı Kitabından;</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, tarihte ve günümüzde eşi benzeri olmayan bir Alevi önderidir. <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, kurduğu örgüt ile yıllarca zalimlerin, saltanat sahiplerinin korkulu rüyası olmuştur.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, <span style="color: #000000;"><strong>İran</strong></span>’ın<span style="color: #000000;"><strong> Kum</strong></span> kentinde doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, 17 yaşına kadar Oniki İmam’cı Şii eğitimi almıştır. <span style="color: #000000;">17</span> yaşından sonra İsmaili&#8217;liği benimsemiş ve bölgenin İsmaili önderlerinden eğitim görmüştür. <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span> buradaki eğitimini tamamlayınca, İsmaililerin merkezi olan <span style="color: #000000;"><strong>Fatımi Devleti</strong></span>’nin başkentine uzun ve zahmetli bir yolculuktan sonra <span style="color: #000000;"><strong>1078</strong></span>’de vardı. <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span> üç yıl Mısır’da kaldı. Kahire ve İskenderiye’de dönemin ünlü bilginlerinden dersler aldı. Hasan Sabbah, <span style="color: #000000;"><strong>1081</strong></span> yılında <span style="color: #000000;"><strong>İsfahan</strong></span>’a dönerek, yetkinleşmiş bir şekilde mücadeleye başladı.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, yaklaşık <span style="color: #000000;">9 </span>yıl çeşitli kentleri gezerek, İsmailliliği yaymaya çalıştı. Bu çalışmaları sonucu var olan İsmaili tabanını daha da genişletti. <span style="color: #000000;"><strong>1090</strong></span> yılında <span style="color: #000000;"><strong>Alamut Kalesi</strong></span>&#8216;nde eğitim ve örgütlenme mücadelesine yeni bir boyut kazandırarak, Alamut kalesini kendisine merkezi üs olarak seçti. <a href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/alamut" target="_blank">Alamut Kalesi</a>, <span style="color: #000000;"><strong>Elbruz</strong></span> sıradağlarının en doruğunda olup, çok korunaklı bir konumdadır. Nitekim yıllarca ordular Alamut’u kuşatmalarına rağmen <a href="http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi" target="_blank">fethedememişlerdir</a>. Hasan Sabbah burayı bilinçli seçmiştir. <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, Alamut’un bütün eksiklerini tamamladı. Su kanalları açıp, ambarlar kurdu. Çevredeki küçük kaleleri alıp onlara kuleler yaptı. Çevrede bulunan yerleşim alanlarının çoğu İsmaili oldu. Bu arada bazı kurallar getirip, sosyal reformlar yaptı. İsmailileri kardeşlik bağlarıyla birleştirdi. Böylece her birey kendisini topluluğun sorumlu bir üyesi ve onun ayrılmaz bir parçası olarak hissetmeye başlamıştır.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%E2%80%99in-alamut-kalesini-alisi" target="_blank"><span style="color: #000000;"><strong>Alamut Kalesi&#8217;nin Hasan Sabbah</strong></span> tarafından ele geçirildiğini</a> öğrenen Selçuklu veziri, <span style="color: #000000;"><strong>Nizamülmülk</strong></span>, dört ay boyunca Alamut’u kuşatmasına rağmen sonuç alamadı. Bu dönemde <span style="color: #000000;"><strong>Selçuklu Devleti’</strong></span>nde taht kavgası vardı. Bu durumu en iyi şekilde değerlendiren <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, örgütlenme alanını günden güne genişletti. Örgütlenme ağı o kadar boyutlanmıştı ki, Selçuklu Devleti’nin üst düzey memurları dahi İsmaili olmuştu.</p>
<p>Hasan Sabbah, bütün yaşamı boyunca İsmaili inancının özgürce yaşanması için çalıştı. Bu noktada başarılı oldu. Bugün dahi onlarca kişi <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>’ın yaptıklarını hayranlık, şaşkınlık ve gıpta ile değerlendirmekteler. <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>’a olmadık iftiralar, hakaretler ve yakıştırmalar yapıldı. Öyle ki, Hasan Sabbah taraftarlarına afyon içenler anlamında haşhaşiler denildi. Oysaki onlara <span style="color: #000000;"><strong>“Assasin”</strong></span> deniliyordu. Assasin kavramının türkçe karşılığı <span style="color: #000000;"><strong>“bekçiler, sır bekçileri”</strong></span>dir. Onlar hiç bir zaman dünya malına olan düşkünlüklerinden, insanın inandığı değerler için yapmayacağı şey olmadığını bilmediler. Onlar için, değerleri için, inancı için yaşamını dahi feda etmek, insanın yapacağı bir iş değildi. Günümüzde dahi, Hasan Sabbah ve taraftarları için en ahlâk dışı iftiralar yapılmaktadır.</p>
<p>Onlara göre <span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah</strong></span>, fedailerini sahte cennet vaadiyle kandırıp, onları uyuşturucuya alıştırıp, eylemlere gönderiyormuş. Ne yazık ki, bir çok Alevi insan dahi bu yalanlara inanmaktadır. Oysaki gerçekler çok daha farklıdır. Gerçekte Hasan Sabbah, kötülüklere, haksızlıklara karşı gelmiş ve öğrencilerini de bu doğrultuda eğitmiştir. Onlara asla ve asla haksızlığa boyun eğmemelerini öğütlemiştir. Bu uğurda gerekirse yaşamlarını ortaya koymalarını öğütlemiştir. Hasan Sabbah’ı izleyen öğrencileri, yer yer fedai eylemler geliştirip, haksızlıkların üzerine gitmişlerdir. Doğal olarak haksız olanlar bunun karşıt propagandasını yapmışlardır. Ama bilinmelidir ki, bir kişiye ne kadarda uyuşturucu verilirse verilsin, o kişi asla böyle eylemler yapamaz. Aksine uyuşturucu alan kişi hantallaşır.</p>
<p>Hasan Sabbah’ın Alamut kalesini koruması, bu kaleye en güçlü ordunun dahi girememesi günümüzde dahi gıpta ile bakılan, hayranlık duyulan bir olaydır. Nasıl olurda bir fedai gözünü kırpmadan eylem gerçekleştirmiştir? O fedai nasıl bir eğitimden geçmiştir? Hasan Sabbah nasıl taktikler geliştirip, stratejisini uygulayıp, kaleyi güçlü ordu karşısında korumuştur? Bütün bunlardan yola çıkarak, Hasan Sabbah’ın etkileme gücü, bilinci, askeri dehası, örgütlenme stratejisi günümüzde hayranlık uyandırıyor. Böyle bir büyük şahsiyet görevini başarıyla tamamlamış 1124 yılında hakka yürümüştür.</p>
<p>NOT: alıntıdır.</p>
<p>Hakan Er &#8211; www.twitter.com/aynaninsirri , www.aynaninsirri.tumblr.com</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ALAMUT'>ALAMUT</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması'>Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/farkli-acilardan-hasan-sabbah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ömer Hayyam Rubaileri</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-rubaileri/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-rubaileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 10:54:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[nizamülmülk]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Rubai]]></category>
		<category><![CDATA[Rubailer]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Akılla bir söyleşim oldu dün gece: Dedim: Ey akıl, ey her bilginin anası! Soracaklarım var, cevap verir misin? Zordayım, bir yol gösterir misin? Dedim: Şu yaşamdan bıktım, ne yapsam? Dedi: Biraz daha yan ve dayan! Dedim: Anlat bana, nedir şu yaşamak? Dedi: Bir düş, gör görüntü ve kaybolmak. Dedim: Ağaya, beye hizmet etmek nedir? Dedi: [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/secme-omer-hayyam-rubaileri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Seçme Ömer Hayyam Rubaileri'>Seçme Ömer Hayyam Rubaileri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-ve-bilim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam ve Bilim'>Ömer Hayyam ve Bilim</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyami-yanlis-tanimak/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam&#8217;ı Yanlış Tanımak'>Ömer Hayyam&#8217;ı Yanlış Tanımak</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/omer_rubailer.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-120" title="omer_rubailer" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/omer_rubailer.jpg" alt="omer_rubailer" width="80" height="128" /></a>Akılla bir söyleşim oldu dün gece:<br />
Dedim: Ey akıl, ey her bilginin anası!<br />
Soracaklarım var, cevap verir misin?<br />
Zordayım, bir yol gösterir misin?<br />
Dedim: Şu yaşamdan bıktım, ne yapsam?<br />
Dedi: Biraz daha yan ve dayan!<br />
Dedim: Anlat bana, nedir şu yaşamak?<br />
Dedi: Bir düş, gör görüntü ve kaybolmak.<br />
Dedim: Ağaya, beye hizmet etmek nedir?<br />
Dedi: Az zevke karşılık çok dert çekmektir.<br />
Dedim: Şu zalimler yok mu, kim bunlar?<br />
Dedi: Kurt, köpek, çakal makal da var.<br />
Dedim: Biraz daha anlat, bunlar neyin nesi?<br />
Dedi: Üç beş sevgisiz, üç beş kötü niyetli.<br />
Dedim: Bu deli gönül ne zaman akıllanacak?<br />
Dedi: Daha var, biraz kulağı burkulacak.<br />
Dedim: Beğendin mi Hayyâm&#8217;ın sözlerini?<br />
Dedi: Güzel lâf etmiş, sayıp dökmüş derdini.</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><em>Hem aklın mutluluk peşinde senin,<br />
Hem söylerim, söylerim dinlemezsin;<br />
Aldığın her nefesin kadrini bil<br />
Ot değilsin ki kesildikçe bitesin.</em></span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><em>Dünyada akla değer veren yok madem,<br />
Aklı az olanın parası çok madem,<br />
Getir şarabı, alın aklımızı;</em><em><br />
Belki böyle beğenir bizi el âlem!</em></span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><em>Nerdesin? sana baş kaldırmışım işte;<br />
Karanlık içindeyim, ışığın nerde?<br />
Cenneti ibadetle kazanacaksam</em><em><br />
Senin ne cömertliğin kalır bu işte?</em></span></p>
<p>Ömer Hayyam&#8217;ın rubailerinin bulunduğu bir kitap. Maalesef Ömer Hayyam&#8217;ın olduğu söylenen rubailer gerçekte ona ait değildir. Bununla beraber birçoğu yanlış tercüme edilmiştir. Yazar Rubailerden Ömer Hayyam&#8217;a ait olduğunu düşündüğü rubaileri eklemiştir.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/secme-omer-hayyam-rubaileri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Seçme Ömer Hayyam Rubaileri'>Seçme Ömer Hayyam Rubaileri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-ve-bilim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam ve Bilim'>Ömer Hayyam ve Bilim</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyami-yanlis-tanimak/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam&#8217;ı Yanlış Tanımak'>Ömer Hayyam&#8217;ı Yanlış Tanımak</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-rubaileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SEMERKANT</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/semerkant/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/semerkant/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 10:38:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Alamut]]></category>
		<category><![CDATA[Fedailerin kalesi alamut]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Haşşaşiun]]></category>
		<category><![CDATA[Kartal yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[nizamülmülk]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Rubailer]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[Semerkant]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Titanic&#8217;te Rubaiyat! Doğu&#8217;nun çiçeği Batı&#8217;nın Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim! Amin Maalouf, &#8216;Afrikalı Leo&#8217;dan (YKY,1993) sonra bu kez Doğu&#8217;ya, İran&#8217;a bakıyor. Ömer Hayyam&#8217;ın Rubaiyat&#8217;ının çevresinde dönen içiçe iki öykü&#8230;1072 yılında, Hayyam&#8217;ın Semerkant&#8217;ında başlayan ve 1912&#8242;de Atlantik&#8217;te bit(mey) en bir serüven&#8230; Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran&#8217;ın tarihinin [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-rubaileri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam Rubaileri'>Ömer Hayyam Rubaileri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/uc-arkadas/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Üç Arkadaş'>Üç Arkadaş</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-ve-bilim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam ve Bilim'>Ömer Hayyam ve Bilim</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-116" title="Semerkant" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/Semerkant.jpg" alt="Semerkant" width="73" height="91" />Titanic&#8217;te Rubaiyat! Doğu&#8217;nun çiçeği Batı&#8217;nın Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim! Amin Maalouf, &#8216;Afrikalı Leo&#8217;dan (YKY,1993) sonra bu kez Doğu&#8217;ya, İran&#8217;a bakıyor. Ömer Hayyam&#8217;ın Rubaiyat&#8217;ının çevresinde dönen içiçe iki öykü&#8230;1072 yılında, Hayyam&#8217;ın Semerkant&#8217;ında başlayan ve 1912&#8242;de Atlantik&#8217;te bit(mey) en bir serüven&#8230; Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran&#8217;ın tarihinin de okunuşunun öyküsü/tarihi&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Var mı dünyada günah işlemeyen, söyle;<br />
Yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle;<br />
Bana kötü deyip kötülük edeceksin,<br />
Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle.</span></p>
<p>Amin Maalouf&#8217;un yazdığı bu kitap Selçuklular zamanında yaşayan<span style="color: #ff0000;"> <em>Ömer Hayyam-Nizamülmülk-Hasan Sabbah</em></span> üçlüsünü konu alıyor. Eğer bu üçlüyü merak ediyorsanız daha iyi anlatan başka bir kitap bulamazsınız .</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-rubaileri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam Rubaileri'>Ömer Hayyam Rubaileri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/uc-arkadas/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Üç Arkadaş'>Üç Arkadaş</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-ve-bilim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam ve Bilim'>Ömer Hayyam ve Bilim</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/semerkant/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALAMUT</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/alamut/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/alamut/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 08:49:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Alamut]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[Hasan Sabbah´ın Alamut Kalesi, Cennet Bahçeleri ve Fedailerin Tarihi Hıristiyanların zaman ölçüsü birimiyle 1092 yılının ilk baharında hatırı sayılır büyüklükte bir kervan, Semerkant´tan başlayarak Buhara üzerinden Horasan´ın kuzeyindeki Elbruz platosuna dek uzanan, bir zamanlar muzaffer orduların kullandığı eski yolun üzerinde ağır ağır ilerliyordu. Karların erimeye başlamasıyla birlikte Buhara´dan ayrılan kervan haftalardır yollardaydı. &#8230; &#8220;Avni oğlum, [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması'>Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinden-siirler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinden Rubailer'>Alamut Kalesinden Rubailer</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-72" title="Fedailerin Kalesi Alamut" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/alamut.jpg" alt="Fedailerin Kalesi Alamut" width="180" height="257" /><span style="color: #000080;"><em><strong>Hasan Sabbah´ın Alamut Kalesi, Cennet Bahçeleri ve Fedailerin Tarihi</strong></em></span></p>
<p>Hıristiyanların zaman ölçüsü birimiyle 1092 yılının ilk baharında hatırı sayılır büyüklükte bir kervan, Semerkant´tan başlayarak Buhara üzerinden Horasan´ın kuzeyindeki Elbruz platosuna dek uzanan, bir zamanlar muzaffer orduların kullandığı eski yolun üzerinde ağır ağır ilerliyordu. Karların erimeye başlamasıyla birlikte Buhara´dan ayrılan kervan haftalardır yollardaydı.</p>
<p>&#8230;</p>
<p>&#8220;Avni oğlum, Tahir´in torunu!&#8221; demişti ona.<br />
&#8220;Doğruca Demavend Dağı´na giden yolu tut.<br />
Rey´e ulaşınca Şahrud Irmağı´na giden yolu sor. Irmağın kaynağı sarp bir vadide bulunmaktadır; oraya çık. Büyükbir kale göreceksin: Bu yerin ismi Alamut Kalesi´dir yani ´kartal yuvası.´ &#8230;&#8221;</p>
<p><span style="color: #000000;">Kitabın konusu n1034 – 1124 yılları arasında yaşamış olan ,kendini insanlara peygamber diye tanıtan Hasan Sabbah’ın neler çevirdiğini anlatıyor kitap.Hasan Sabbah kendini kurmuş olduğu cemaate adayan bir insan.Ve bu amaç uğrunda Alamut Kalesinde kendi askerlerini yetiştiren biri.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yetiştirdiği askerlerin daha önce dünyevi faliyetlerden uzak durmasına özen gösteriyor.Kalenin içindeki komutanlara askerleri en donanımlı şekilde yetiştirmelerini söylüyor.Askerler Hasan Sabbah’ı eğitimlerinin sonuna kadar hiç görmüyor&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. İnanılmaz şeyler anlatılıyor.</span></p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması'>Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinden-siirler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinden Rubailer'>Alamut Kalesinden Rubailer</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/alamut/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alamut Kalesinden Rubailer</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinden-siirler/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinden-siirler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 22:27:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ömer Hayyam, Nizamülmülk, Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Alamut]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Rubailer]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[Semerkant]]></category>
		<category><![CDATA[sultan alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[FEDAİLERİN KALESİ ALAMUT kitabında geçen ve Ömer Hayyam ait olduğu soylenen rubailer(dörtlükler). Sarhoş musun, aşık mısın? Sevin öyleyse. Sevgi ve şarap seni mutlu mu ediyor? Üzülme sakın. Bizim halimiz ne mi olacak? Dert etme. Sen nesin? Bunu asla bilmeyeceksin. Öyleyse sağlığına. Sabahın orduları geceyi kovalıyor, Ayağa kalk! Aşkın ve şarabın saati çaldı! Nergislerinuykularını bölme vakti geldi. [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması'>Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/secme-omer-hayyam-rubaileri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Seçme Ömer Hayyam Rubaileri'>Seçme Ömer Hayyam Rubaileri</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="TEXT-ALIGN: left"><span style="color: #000000;">FEDAİLERİN KALESİ ALAMUT kitabında geçen ve Ömer Hayyam ait olduğu soylenen rubailer(dörtlükler).</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: left"><span style="color: #808000;">Sarhoş musun, aşık mısın? Sevin öyleyse.<br />
Sevgi ve şarap seni mutlu mu ediyor? Üzülme sakın.<br />
Bizim halimiz ne mi olacak? Dert etme.<br />
Sen nesin? Bunu asla bilmeyeceksin. Öyleyse sağlığına.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: left"><span style="color: #ff6600;">Sabahın orduları geceyi kovalıyor,<br />
Ayağa kalk! Aşkın ve şarabın saati çaldı!<br />
Nergislerinuykularını bölme vakti geldi.<br />
Yeter ayaklarımın dibine uzandığın.<br />
Ayağa kalk! Sana söylüyorum: Zaman geldi.</span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: left"><span style="color: #808000;">Kalp gülümseyen bir çehre arar,<br />
Kol ise kadehe doğru uzanır&#8230;<br />
Her toz zerresinde ben varım.<br />
Ve bütün toz zerreleri bir tek çehre oluştururlar. </span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: left"><span style="color: #ff6600;">Eğer ilk baharda bir cennet kızı<br />
Kadehine şarkı söyleyen şarap doldurursa<br />
Beni yerecek olanların vay haline!<br />
Bir köpek bile cennete benden fazla önem verir.</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #808000;"> </span></p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması'>Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/secme-omer-hayyam-rubaileri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Seçme Ömer Hayyam Rubaileri'>Seçme Ömer Hayyam Rubaileri</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinden-siirler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>4 Şehir…</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/4-sehir%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/4-sehir%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 21:20:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük İskender]]></category>
		<category><![CDATA[Fedailerin kalesi alamut]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[nizamülmülk]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Tarihte yöneticilerine hep isyan etmiş olan şehirlerdir bu şehirler.  Bu şehirleri yöneten kişiler halkın kendisine boyun eğmesi için hep kılıçlara başvurmuştur. Bu dört şehir  Semerkant, Mekke , Şam ve Palermo isyan yıldızı altında doğmuştur. Benzer konular:Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı SEMERKANT İskender&#8217;in Generalini Öldürüşü

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/semerkant/' rel='bookmark' title='Permanent Link: SEMERKANT'>SEMERKANT</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/iskenderin-generalini-oldurusu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İskender&#8217;in Generalini Öldürüşü'>İskender&#8217;in Generalini Öldürüşü</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte yöneticilerine hep isyan etmiş olan şehirlerdir bu şehirler.  Bu şehirleri yöneten kişiler halkın kendisine boyun eğmesi için hep kılıçlara başvurmuştur.</p>
<p>Bu dört şehir  <strong><span style="color: #000000;">Semerkant, Mekke , Şam ve Palermo</span></strong> isyan yıldızı altında doğmuştur.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/semerkant/' rel='bookmark' title='Permanent Link: SEMERKANT'>SEMERKANT</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/iskenderin-generalini-oldurusu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İskender&#8217;in Generalini Öldürüşü'>İskender&#8217;in Generalini Öldürüşü</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/4-sehir%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinmeyen(x) nasıl girdi hayatımıza ?</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/bilinmeyenx-nasil-girdi-hayatimiza/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/bilinmeyenx-nasil-girdi-hayatimiza/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 21:20:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ömer Hayyam, Nizamülmülk, Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[sultan alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Bütün matematik terimlerinde bilinmeyen olarak x kullanılır. Denklemler denildimi hemen aklımıza “x”  gelir . Peki biz neden bilinmeyen için başka bir harf değlde “x”  kullanıyoruz ? Ömer Hayyam üçüncü dereceden denklemleri ele alan bir kitabında bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki  ” şey ” terimini kullanıştır .  Sonraları İspanyolların ilmi eserlerlerine  “ Xay “  olarak geçen [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinden-siirler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinden Rubailer'>Alamut Kalesinden Rubailer</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut%c2%b4a-donus/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ALAMUT´A DÖNÜŞ'>ALAMUT´A DÖNÜŞ</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün matematik terimlerinde bilinmeyen olarak <strong><span style="color: #000000;">x</span></strong> kullanılır. Denklemler denildimi hemen aklımıza <span style="color: #000000;"><strong>“x”</strong></span>  gelir . Peki biz neden bilinmeyen için başka bir harf değlde<span style="color: #000000;"><strong> “x”</strong></span>  kullanıyoruz ?</p>
<p>Ömer Hayyam üçüncü dereceden denklemleri ele alan bir kitabında bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki  <span style="color: #000000;">” <em>şey</em> ”</span> terimini kullanıştır .  Sonraları İspanyolların ilmi eserlerlerine  <strong><span style="color: #000000;">“<em> Xay </em>“</span></strong>  olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş,  sonra da <strong> <span style="color: #000000;">” x ”</span></strong> tüm dünyada bilinmeyen sayının simgesi haline gelmiştir.</p>
<p>İşte bizim meşhur <span style="color: #000000;"><strong> x</strong></span> ‘in hikayesi .</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinden-siirler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinden Rubailer'>Alamut Kalesinden Rubailer</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut%c2%b4a-donus/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ALAMUT´A DÖNÜŞ'>ALAMUT´A DÖNÜŞ</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/bilinmeyenx-nasil-girdi-hayatimiza/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sultan Alparslan’ın Ölümü</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 21:19:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Bey]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[sultan alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz sultan selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Sultan Arpaslan&#8217;ın Türklerin tarihinde ayrı bir yeri vardır. O Anadolunun kapılarını Türklere açmıştır. Fakat ölümü çok talihsiz olacaktı. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey kısır olduğundan dolayı öldüğünde bir varis bırakmamıştı. Türklerde ne soyun en yaşlısının tahta çıkmaı kuralı ne de herhangi bir saltanat veraseti usulü vardı. Sultan Alparslan diğer rakiplerinden daha ön plana çıkarak aşiret üyelerine [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar'>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alparlanin-malazgirtteki-nutku/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alparslan&#8217;ın Malazgirt&#8217;teki Nutku'>Alparslan&#8217;ın Malazgirt&#8217;teki Nutku</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/fatih-sultan-mehmet-hanin-namaz-hakkindaki-fermani/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı'>Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>Sultan Arpaslan&#8217;ın</strong> </span>Türklerin tarihinde ayrı bir yeri vardır. O Anadolunun kapılarını Türklere açmıştır. Fakat ölümü çok talihsiz olacaktı.</p>
<p>Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey kısır olduğundan dolayı öldüğünde bir varis bırakmamıştı. Türklerde ne soyun en yaşlısının tahta çıkmaı kuralı ne de herhangi bir saltanat veraseti usulü vardı.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/ALPARSLAN.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-469" title="ALPARSLAN" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/ALPARSLAN-150x150.jpg" alt="ALPARSLAN" width="150" height="150" /></a><span style="color: #000000;"><strong>Sultan Alparslan</strong></span> diğer rakiplerinden daha ön plana çıkarak aşiret üyelerine üstünlüğünü kabul ettirerek tahta çıktı. Ama hasımlarının fısıltı halinde yaydığı bir söylenti peşini hiç bırakmayacaktı:  Kısır olan Tuğtul’un doymak bilmez bir erkekliği olduğu rivayet edilirken dokuz çocuk babası Alparslan’ın, cins-i latifle pek ilgilenmeyen bir adam olduğu anlatılırdı. Düşmanları ona  <span style="color: #000000;"><strong>“<em>karı kılıklı</em> ”</strong></span> lakabını takmışlardı; maiyetindekiler de konuşmaların  böyle baş ağrıtıcı bir konuya doğru kaymamasına özen gösterirlerdi.  Kendisine haklı veya haksız olarak yakıştırılan bu san, saltanatının zirvesinde onun ölümüne neden olacaktır.</p>
<p>Semerkant’a doğru ilerleyen Selçuklu ordusu önlerine çıkan  bir kaleyi alarak arkalarını güvene almak istemişlerdi. Bu doğrultuda <strong><span style="color: #000000;">Alparslan</span></strong> saldırı emri verdi. Bu kalenin kumandanı <strong><span style="color: #000000;">Harezmli Yusuf</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Alparslan</span></strong>&#8216;ın sayıca üstün ordusu (yaklaşık 200 bin) karşısında inanılmaz bir direniş göstermiştir. Nitekim sonunda Alparslan’ın ordusunun sayıca üstünlüğe ağır basmış ve kale alınmıştı.</p>
<p>Bu arada yakalanan kale kumandanı <strong><span style="color: #000000;">Harezmli Yusuf Alparslan</span></strong>’ın huzuruna getirildi. Sultan yere dört kazık çakılıp Harezmli Yusuf’u  bu kazıklara bağlayarak dört parçaya alınması emrini verdi.</p>
<p><span style="color: #000000;">-<strong>Yusuf</strong> aşağılayan bir tavırla haykırır:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Erkek gibi savaşmış birine böyle muamele reva görülür mü ?</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Alparslan</span></strong> cevap bile vermeden başını çevirir. Tutsak tekrar Sultan’ı azarlar gibi seslenir:</p>
<p><span style="color: #000000;">-Hey karı kılıklı sana söylüyorum!</span></p>
<p>Sultan bir anda sanki akrep sokmuş gibi yerinden sıçradı. Yayını kaptı, bir ok çekip taktı ve fırlatmadan önce muhafızlarına tutsağı bırakmalrını emretti. Çünkü onları da yaralayabilirdi. Gerçi o güne kadar hedefini hiç ıskalamamıştı.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/untitledsdasd.bmp"><img class="alignright size-full wp-image-470" style="float: right;" title="untitledsdasd" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/untitledsdasd.bmp" alt="untitledsdasd" width="243" height="155" /></a>Aşırı sinirlendiği için mi, aceleden mi, çok kısa mesafeye ok atmanın zorluğundan mı, nedendir bilinmez , Yusuf’u vuramadı ve Sultan ikinci bir oka uzanmaya fırsat bulamadan tutsak üzerine atıldı. <span style="color: #000000;"><strong>Alparslan</strong></span> kurtulmaya çalışırken ayağı bir mindere takılıp sendeledi ve yere devrildi. Yusuf üzerine çökmüştü bile, elinde giysilerinin içinde sakladığı bir hançer vardı. Kafasına bir gürz yemeden önce Sultan’ın böğrünü deşecek zamanı buldu yine de. Askerler Yusuf’u oracıkta lime lime ettiler.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000;">Sultan Alparslan</span></strong> dört gün can çekiştikten sonra  öldü. Dönemin vakanüvisleri sultanın son sözlerini şöyle naklettiler:<span style="color: #000000;"> “<em>Daha </em>dün bir tepenin üstünden birliklerimi teftiş ediyordum, onların adımlarının altında yerin sarsıldığını hissettim ve kendi kendime, `Şu cihanın hakimiyim! Benimle kim boy ölçüşebilir ?` dedim. Allah bu kibirime bu böbürlenmeme karşı, insanların en sefilini , yenilmiş, esir düşmüş bir adamı, bir idam mahkumunu saldı üzerime ;  o benden daha güçlü çıktı, vurdu devirdi beni tahtımdan, aldı canımı.”</span></p>
<p style="text-align: left;">Ömer Hayyam belki de bu dramın ardından kitabına şu rubaiyi kaydetmişti:</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><em><strong>Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,</strong><br />
<strong>Altınları, gümüşleriyle övünmeye.</strong><br />
<strong>Tam işle</strong><strong>ri dilediği düzene girer,</strong><br />
<strong>Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.</strong></em></span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Semerkant adlı kitaptan alıntıdır.</p>
</blockquote>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar'>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alparlanin-malazgirtteki-nutku/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alparslan&#8217;ın Malazgirt&#8217;teki Nutku'>Alparslan&#8217;ın Malazgirt&#8217;teki Nutku</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/fatih-sultan-mehmet-hanin-namaz-hakkindaki-fermani/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı'>Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 21:18:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ömer Hayyam, Nizamülmülk, Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük İskender]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Rubailer]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[sultan alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[Tarihin ilk suikast ordsunu hazırlayan Hasan Sabbah bu emeline nasıl ulaşmıştı? Bütün bunları ALAMUT kalesinde hayata geçirmişti. O ölüm makinasını bu kalede oluşturdu. Peki ama Hassan Sabbah bu kaleyi ele geçirmeyi nasıl başardı.  Hasan Sabbah inanışını yaymak için devamlı gezi halindeydi. Hasan Sabbah ALAMUT(”Kartal meseli” anlamına gelir) civarına gelmişti. Alamut kalesini görünce gezginliğinin burda sona ereceğini ve krallığını burada [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/farkli-acilardan-hasan-sabbah/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Farklı Açılardan Hasan Sabbah'>Farklı Açılardan Hasan Sabbah</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması'>Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ALAMUT'>ALAMUT</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/Alamuttt1.jpg"><img class="size-medium wp-image-459 aligncenter" title="Alamut" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/Alamuttt1-300x206.jpg" alt="Alamut" width="414" height="232" /></a></p>
<p><span style="color: #000000;">Tarihin ilk suikast ordsunu hazırlayan <strong>Hasan Sabbah</strong> bu emeline nasıl ulaşmıştı? Bütün bunları ALAMUT kalesinde hayata geçirmişti. O ölüm makinasını bu kalede oluşturdu. Peki ama Hassan Sabbah bu kaleyi ele geçirmeyi nasıl başardı. </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Hasan Sabbah</span></strong> inanışını yaymak için devamlı gezi halindeydi. <strong><span style="color: #000000;">Hasan Sabbah ALAMUT</span></strong>(”Kartal meseli” anlamına gelir) civarına gelmişti. Alamut kalesini görünce gezginliğinin burda sona ereceğini ve krallığını burada kuracağını bilmişti. Alamut o zamanlarda da daha çok bir köydü. Aileleriyle birlikte yaşayan birkaç asker, birkaç zanaatkar , üç beş çiftçi ve <strong><span style="color: #000000;">Nizamülmülk</span></strong> tarafından atanan kale komutanından başka kimse yoktu.</p>
<p>Hasan önce bölgenin çocukları olan birkaç adamını gönderdi; bunlar askerlerin arasına karışıp onlara inançlarını  aşıladılarve kendi yanlarına çektiler. Birkaç ay sonra Hasan Sabbah’a haber gönderip zeminin hazır olduğunu ve gelebileceğini bildirdiler. Hasan her zamanki gibi sufi bir derviş kılığında çıkageldi. Kale komutanı veli Hasan’ı kabul etti. Kendisini nasıl memnun edebileceğini sordu.</p>
<p><span style="color: #000000;">-Bana kale lazım, dedi Hasan.</span></p>
<p>Komutan gülümsedi, bu derviş de nüktedan bir adammış, dedi kendi kendine. Ama konuğu hiç gülümsemiyordu.</p>
<p><span style="color: #000000;">-Ben burayı devralmaya geldim, kaledeki askerlerin hepsi benim safıma geçti!</span></p>
<p>Bu konuşma kabul etmek gerek ki, hem inanılmaz hem de hiç işitilmemiş bir şekilde sonuçlandı. Dönemin vakayinamelerini, özellikle doğubilimciler, bir yanlış anlamaya kurban gitmediklerinden emin olmak için metinleri tekrar tekrar okumak zorunda kaldılar.</p>
<p>Şimdi bu sahneyi gözümüzün önünde canlandıralım.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/hasssaannn.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-461" title="hasan sabbah" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/hasssaannn-150x150.jpg" alt="hasssaannn sabbah" width="195" height="168" /></a>11. yüzyılın sonunda , tam olarak <strong><span style="color: #000000;">6 Eylül 1090</span></strong> tarihindeyiz. Haşşaşinlerin dahi piri Hasan Sabbah, 166 yıl boyunca tarihin en karanlık tarikatına ev sahipliği yapacak olan kaleyi ele geçirmek üzere. Ve orada, kale komutanının karşısında bağdaş kurmuş oturuyor; sesini hiç yükseltmeden bir daha tekrar ediyor.</p>
<p><span style="color: #000000;">-Alamut’u teslim almaya geldim.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Bu kale bana Sultan adına verildi, diye cevapaladı komutan. Burayı almak içn para ödedim ben!</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Kaç para?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Üç bin altın dinar!</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Hasan Sabbah</span></strong> bir kağıt alıp yazıyor üstüne : <span style="color: #000000;">“Alamut kalesinin bedeli olarak Alevi Mehdi’ye (komutanın adı) üç bin altın dinar ödeyin. Allah bize kafi O en iyi koruyucudur.”</span></p>
<p>Komutan Damdan şehrine varır varmaz altınlarını hiç beklemeden tahsil etti.</p>
<p>Selçuklu Devleti karışıklık içinde olduğundan bu olayı fazla önemsemedi. Ama ileride Hasan Sabbah  Selçukluların yıkılmasında önemli bir pay sahibi olacaktı.</p>
<p>Hasan Sabbah Alamut’ta daha sonraları sultanları korkularından saraylarındaki  odalarından  çıkmaya bile cesaret edemeyecekleri bir ölüm makinesi meydana getirecekti.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/farkli-acilardan-hasan-sabbah/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Farklı Açılardan Hasan Sabbah'>Farklı Açılardan Hasan Sabbah</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut-kalesinin-mogollar-tarafindan-yakilip-yikilmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması'>Alamut Kalesinin Moğollar Tarafından Yakılıp Yıkılması</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/alamut/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ALAMUT'>ALAMUT</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üç Arkadaş</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/uc-arkadas/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/uc-arkadas/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 21:18:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ömer Hayyam, Nizamülmülk, Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[nizamülmülk]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[sultan alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[ 11. ve 12. yüzyıllarında tarihte en ilginç olaylar yaşanmıştır. Bu olayların başrollerinde olan üç arkadaş Hasan Sabbah, Nİzamülmülk ve Ömer Hayyam çok ilginç bir şekilde tasvir ediliyor. Hasan Sabbah, Nizamülmülk, Ömer Hayyam üçlüsünün çok ilginç benzetmelerle anlatan Semerkant Yazması‘ndan alınmış bir mesel: ” Üç arkadaş İran’ın yüksek yaylalarında gezintiye çıkmış. Karşılarına bir pars çıkmış, dünyanın en [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/semerkant/' rel='bookmark' title='Permanent Link: SEMERKANT'>SEMERKANT</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-ve-bilim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam ve Bilim'>Ömer Hayyam ve Bilim</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #808080;"> </span>11. ve 12. yüzyıllarında tarihte en ilginç olaylar yaşanmıştır. Bu olayların başrollerinde olan üç arkadaş <strong>Hasan Sabbah, Nİzamülmülk </strong>ve<strong> Ömer Hayyam</strong> çok ilginç bir şekilde tasvir ediliyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Hasan Sabbah, Nizamülmülk, Ömer Hayyam</strong></span> üçlüsünün çok ilginç benzetmelerle anlatan<em> Semerkant</em> <em>Yazması</em>‘ndan alınmış bir mesel:</p>
<p>” Üç arkadaş İran’ın yüksek yaylalarında gezintiye çıkmış. Karşılarına bir pars çıkmış, dünyanın en yırtıcı yaratığıymış.</p>
<p>Pars üç adamı uzun uzun süzmüş, sonra üzerlerine doğru koşmaya başlamış.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/nizamulmulk_20081230.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/hasanalsabah.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/Omar_hayyam.jpg"></a><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/01/nizamulmulk.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/hasanalsabah.jpg"></a></p>
<p>Birincisi, en yaşlı, en zengin, en güçlüleriymiş. Haykırmış `Ben buraların hakimiyim, bana ait olan bu toprakları bir hayvanın mahvetmesine asla izin vermem.` Yanındaki iki av köpeğini parsın üzerine salmış. Köpekler parsı ısırmaya başlamışlar gerçi, ama bu yaptıkları yırtıcı hayvanı iyice azdırmış, köpekleri öldürdükten sonra efendilerinin üzerine atlamış ve karnını deşmiş. <strong>Nizamülmülk</strong>’ün payına bu düşmüş.</p>
<p>İkincisi şöyle demiş kendi kendine: `Ben bir ilim adamıyım, herkes bana saygı duyup itibar ediyor, niye kaderimi köpeklerle parsın arasındaki kavganın sonucuna bağlayayım?` Dövüşün sonunu beklemeden sırtını dönüp kaçmış. O zamandan beri yırtıcı hayvanın kendi izinde olduğunu düşünüyor ve mağaradan mağaraya, kulübeden kulübeye dolanıp duruyormuş. <strong>Ömer Hayyam’ın </strong>payına bu düşmüş.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/hasanalsabah.jpg"></a></p>
<p>Üçünc<a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/Omar_hayyam.jpg"></a>üsü bir inanç adamıymış. Ellerini açıp, hakim bakışlarını üzerine dikip, güzel sözler söyleyerek, parsa doğru ilerlemiş.`Bu topraklara hoş geldin` demiş. `Arkadaşlarım benden daha zengindi, onları soydun, benden daha gururluydular, onları alçattın.` Hayvan büyülenmiş, uysallaşmış bir halde dinliyormuş. Adam onun üzerinde egemenliğini kurmuş, onu evcilleştirmeyi başarmış. O zamandan beri hiç bir pars adama yaklaşmaya cesaret edememiş, insanlar da ondan uzak durmuşlar.”</p>
<p><em>Yazma</em>, anlattığı kıssadan şu hisseyi çıkarır: “Kargaşa devri gelip çatınca kimse onu durduramaz, kimse ondan kaçamaz, ama bazıları onu kullanmayı becerir. Bu dünyanın yırtıcılığını, şiddetini <strong>Hasan Sabbah’dan </strong>daha iyi evcilleştirebilecek birisi çıkmadı. Alamu’ta çekildiğinde kendine küçücük bir huzur alanı yaratabilmek için dört bir yana korku saçtı.”</p>
<p>Tarihte yer edinmiş bu üç kişiyi gerçekten mükemmel bir şekilde betimlemişler.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/semerkant/' rel='bookmark' title='Permanent Link: SEMERKANT'>SEMERKANT</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/hasan-sabbah%e2%80%99in-alamut-kalesini-alisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı'>Hasan Sabbah’ın ALAMUT Kalesini Alışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/omer-hayyam-ve-bilim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ömer Hayyam ve Bilim'>Ömer Hayyam ve Bilim</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/uc-arkadas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

