Osmanlı Tarihinde İlkler

Biraz araştırdıktan sonra Osmanlı Devleti’nde yaşanan ilklerden dikkat çekenleri aşağıda sıraladım.

-İlk barış anlaşması, 1330 yılında Orhan Gazi ile Bizans İmparatoru Üçüncü Andronikos arasında imzalanmıştır.

-İlk daimi ordu 1328 yılında Orhan Gazi Bey in emriyle kurulmuş olup bu orduya “Yaya” adı verilmiştir.

-Osmanlı tarihinde ilk şair padişah Fatih Sultan Mehmed in babası İkinci Murad dır.

-Osmanlı padişahlarından İstanbul u ilk kuşatan Yıldırım Bayezid dir (1391).

-Osmanlı tarihinde savaş meydanında şehid olan ilk (ve tek) padişah Birinci Murad dır (1389). (1. Kosovo Savaşı)

-“Valide Sultan” adıyla anılan ilk padişah anası, İkinci Selim in hanımı ve Üçüncü Murad ın anası olan Nur Banu dur.

-Osmanlı’nın ilk toprak kaybettiği Antlaşma 1611 İran’la yapılan Nasuh Paşa Antlaşmasıdır.

-Avrupa’ya ilk defa öğrenim için öğrenci gönderilmesi, II. Mahmut

-Yeniçeriler ilk defa 1444 yılında 2. Murat’ın tahtı terk etmesi üzerine isyan etmişlerdir. (Buçuk tepe isyanı)

-İlk kapitülasyonlar Fatih tararından Venediklilere verilmiştir.

-Hindistan’a sefer düzenleyen ilk Osmanlı padişahı Kanuni’dir.

-Osmanlı tarihinde ilk savaş,1284 yılında Bizans tekfurlarıyla yapılan Ermeni Beli savaşıdır.

-İlk portresi yapılan padişah, Fatih Sultan Mehmet (1479).

-İlk tren seferi İzmir’den başladı(1856).

-İlk posta pulu 1862’de kullanıldı.

-İlk halife Yavuz Sultan Selim(1517).

-İlk defa ordusu başında savaşa katılmayan Sultan, II.Selim(1574).

-İdam edilen ilk sadrazam Çandarlı İbrahim Paşa(1453).

-İlk büyük kütüphane Orhan Gazi döneminde kuruldu.

-İlk resmi gazete 1 Kasım 1831 Salı günü çıktı. Takvim-i Vakayi, haftalık basılıyordu.

-İlk mizah dergisi 1872’de yayımlandı;(Diyojen).

-İlk telgraf 9 Eylül 1855 Pazar günü çekildi (İlk telgraf haberinde Sivastopol şehrinin düşman tarafından işgal edildiğini bildiriyordu).

-İlk dış borçlanma 1855 yılında Sultan Abdülmecid dönemine rastlar. İngiltere ile Fransa’dan 5 milyon İngiliz altını alınmıştır.

-İlk defa Avrupayı ziyaret eden padişah Sultan Aziz’dir. Ziyaret 21 Haziran 1867’de başlar ve 44 gün sürer(Fransa ve İngiltere).

-İlk cami, medrese ve imaret Orhan Gazi tarafından İznik’te yaptırıldı (1331).

-İlk meşrutiyet padişahı II. Abdülhamid.

-İlk uçuş VI. Murat döneminde oldu. Hezarfen Ahmet Çelebi, yapma kartal kanatlarıyla Galata Kules’inden uçup Üsküdar Doğancılar Meydanı’na indi.

-İlk askeri okul 1727’de III.Ahmet  zamanında İstanbul’da açıldı.

Yazılı Tarihte İlk Atasözleri

Sumerian_Yazılı tarih, bizi gidebileceğimiz en uzak noktaya tahmin edeceğiniz üzere Eski Mısır değil Sümer Rahip Devletleri götürür.
Zaten yazıyı ilk kullanan uygarlık olarak bilinir Sumer Uygarlığı‘dır.

Konumuz Sümerler ama savaş değil. Tarihi hep savaşlar ile anlatacaksak bugüne kadar nasıl gelebildik onca savaşın arasından diye bir soru haklı olunarak sorulmaz mı o zaman. Konun başlığındanda anlaşıldığı üzere konumuz kültür, uygarlık, insanlık… Evet İ.Ö 5000 yılına kadar gidebiliyoruz Güney Irak (Mezopotamya)‘ta yaşayan Sümerlerden kalma tabletler sayesinde. Tabiki Sümerler’i anlatamayacam size, binlerce yıllık bir uygarlık gerisini siz düşünün. Ama İ.Ö 3100 yılında tabletlere kazıdıkları atasözlerinin birkaçını yazmaya çalışıcam size.

Gelin ilk olarak evlilik konusunda söyledikleri sözlere bakalım.(evliliklerinden pişman olanlar):
-Zevk için : evlenmek.
-Yeniden düşününce: boşanmak

Gelin ve güveyin farklı duygularla yaşamlarını birleştirdiklerini gösteren atasözü;
-Sevinçli bir yürek: gelin
-Kederli bir yürek: güvey

İşte evlenme çağına gelmiş ideal kocayı beklemekten usanmış bir genç kız ince eleyip sık dokumaktan vazgeçmeye karar verip şöyle der;
-Oturaklı biri için mi, uçarı biri için mi,
-Kime saklamalıyım aşkımı?

Evliliği ise şöyle olumsuzlarlar;
-Bir kadı ya da çocuğa bakmayan kişinin,
-Burnuna yular takılmamıştır.

Huzursuz,hoşnutsuz, nesi oldoğunu tam olarak anlamayan kadınlara gelince;
-Evde huzursuz bir kadın,
-Derde dert katar.

İşte size Sumer atasözunde “Dereyi görmeden paçayı sıvama” sözunun karşılığı;
-Son olarak,
-Yabani öküzden kaçarken,
-Önüne yabani sığır çıktı

Savaş ve barış konularında Sumerlerde bizim gibi aynı ikilemi yaşıyorlardı. Bir yandan, kendilerini korumak için hazırlıklı olmak gerekli görünüyordu;
-Donanımca güçsüz devlet
-Kapılarındaki düşmanı kovamaz.

Diğer yandan savaşın abesliği ve kısasa kısas niteliği son derece açıktı;
-Sen gider düşmanın ülkesini ele geçirirsin;
-Düşman gelir senin ülkeni ele geçirir.

Ama savaş ya da barış olsun, önemli olan “gözünü açık tutmak” ve görünüşlere aldanmamaktır. Sumerler bunu hep geçerli olan şu sözlerle ifade ederler;:
-Bir efendin olabilir, bir kralın olabilir,
-Ama asıl korkulacak adam vergi memurudur.

Ve son olarak kuşak çatışması ile ilgili atasözune bakalım isterseniz;
-Yoldan çıkmış bir oğul-anası onu doğurmamalıydı,
-Tanrısı onu yaratmamalıydı