<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TARİHTEN NOTLAR &#187; İstanbul fethi</title>
	<atom:link href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/istanbul-fethi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tarihtennotlar.com</link>
	<description>&#34;Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir!&#34; - M.K.Atatürk</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Jan 2012 09:05:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/yavuz-sultan-selimden-notlar/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/yavuz-sultan-selimden-notlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 12:58:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[sultan alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz sultan selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=914</guid>
		<description><![CDATA[Mısır&#8217;ın fethinden sonra esir Memlük kumandanlarından Kayıtbay Yavuz Sultan Selim&#8216;in huzuruna getirilmişti. Aralarında şöyle bir konuşma geçti: &#8220;- Söyle bakalım Kayıtbay, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?&#8221; &#8220;- Cesaret ve kahramanlığım hâlâ var ey Sultan! Yalnız, bize ne yaptıysa ordunuzdaki toplar yaptı!&#8221; &#8220;- Anlamadım!..&#8221; &#8220;- Berberilerden biri, Venedik&#8217;ten top getirerek bize satmak istemişti de, Peygamberimizin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mısır&#8217;ın fethinden sonra esir Memlük kumandanlarından <strong><span style="color: #000000;">Kayıtbay</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Yavuz Sultan Selim</span></strong>&#8216;in huzuruna getirilmişti.</p>
<p>Aralarında şöyle bir konuşma geçti:</p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Söyle bakalım Kayıtbay, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?&#8221;</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Cesaret ve kahramanlığım hâlâ var ey Sultan! Yalnız, bize ne yaptıysa ordunuzdaki toplar yaptı!&#8221;</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Anlamadım!..&#8221;</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Berberilerden biri, Venedik&#8217;ten top getirerek bize satmak istemişti de, Peygamberimizin, &#8220;ok ve kılıç kullanın&#8221; şeklindeki emrine aykırıdır diye satın almamıştık. O satıcı bize, &#8220;Yaşayan görecektir ki, memleketiniz top yüzünden elinizden çıkacaktır&#8221; demişti. Meğer  doğruyu söylemişmiş!&#8221;</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Din kaidelerine böylesine bağlı idiniz de, Allah&#8217;ın, &#8220;Düşmanın silahına aynı silahla karşılık veriniz&#8221; emrine neden uymadınız? Bilmez misiniz ki, &#8220;Ok ve kılıç kullanın&#8221; demek &#8220;Başka silah kullanmayın&#8221; demek değildir. O zaman o silahlar varmış, şimdi de bu silahlar var!&#8221;</span></em></p>
<p>Kayıtbay başını önüne eğdi ve sustu.</p>
<hr /></hr>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/YAVUZ.JPG"><img class="size-full wp-image-915 align=" title="Yavuz Sultan Selim Mısır seferinde" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/YAVUZ.JPG" alt="Yavuz Sultan Selim Mısır seferinde" width="407" height="322" /></a></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p><strong><span style="color: #000000;">1517</span></strong> yılında kazanılan <strong><span style="color: #000000;">Ridaniye</span></strong> zaferinden sonra kutsal topraklarda huzuru sağlayan <strong><span style="color: #000000;">Yavuz Sultan Selim</span></strong> ordusuyla birlikte <strong><span style="color: #000000;">İstanbul&#8217;</span></strong>a dönüyordu.</p>
<p>Yolculuk sırasında, <strong><span style="color: #000000;">İbn-i Kemal</span></strong> adıyla tanınan Anadolu Kazaskeri ve ünlü bilgin <strong><span style="color: #000000;">Kemal Paşazade&#8217;</span></strong>nin atının ayağından sıçrayan çamurlar Padişah&#8217;ın kaftanını kirletti.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Kemal Paşazade</span></strong> mahçup oldu, korktu ve ne diyeceğini şaşırdı.</p>
<p>O&#8217;nun bu halini gören Padişah tebessümlü bakışlarla süzdükten sonra şöyle teselli etti:</p>
<p><em>&#8220;<span style="color: #000000;">Senin gibi bir bilginin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Vasiyetimdir ki, öldüğüm zaman bu kaftan bu haliyle sandukamın üzerine konsun!&#8221;</span></em></p>
<p>Padişahın sırtından çıkardığı kaftanın çamurları temizlenmedi, öylece saklandı ve vasiyetine uygun olarak ölümünden sonra sandukasının üzerine örtüldü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/yavuz-sultan-selimden-notlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/medeniyetler-tarihi/turk-tarihi/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/medeniyetler-tarihi/turk-tarihi/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 16:54:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz sultan selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=853</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı padişahları Kuran&#8217;da emredilen ahlakı yaşadıkları ve bunu uygularken Hz. Muhammed (sav)&#8216;i örnek aldıkları için başarılı birer yönetici olmuşlardır. Onların önderlik yaptığı toplumlar tarihte çok büyük bir refah içinde yaşam sürmüşlerdir. &#8220;İstanbul mutlaka feth olunacaktır. O&#8217;nu feth eden komutan ne güzel komutan ve O&#8217;nu feth eden asker ne güzel askerdir.&#8221; Peygamberimizin bu müjdesine nail Fatih Sultan Mehmed İstanbul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/osmanlipadisahlari.gif"><img class="aligncenter" title="osmanlı padişahları" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/osmanlipadisahlari.gif" alt="" width="390" height="293" /></a></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Osmanlı</span></strong> padişahları Kuran&#8217;da emredilen ahlakı yaşadıkları ve bunu uygularken <strong><span style="color: #000000;">Hz. Muhammed (sav)</span></strong>&#8216;i örnek aldıkları için başarılı birer yönetici olmuşlardır. Onların önderlik yaptığı toplumlar tarihte çok büyük bir refah içinde yaşam sürmüşlerdir.</p>
<p>&#8220;İstanbul mutlaka feth olunacaktır. O&#8217;nu feth eden komutan ne güzel komutan ve O&#8217;nu feth eden asker ne güzel askerdir.&#8221; Peygamberimizin bu müjdesine nail <strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/genel/fatih-sultan-mehmed.html">Fatih Sultan Mehmed</a></span></strong> İstanbul fethi için inşa ettirdiği Rumeli Hisarı&#8217;nı <strong><span style="color: #000000;">Hz. Muhammed&#8217;in (S.A.V)</span></strong> isminin arapça yazılışına göre inşa ettirdi ve hatta inşaat sırasında kendisi de taş taşıdı. Fatih&#8217;in fetihten kısa süre önce dile getirdiği şu sözlerle peygamberimize olan sevgisini ifade ediyordu: <em><span style="color: #000000;">&#8220;Avn-ı ilahi ve imdad-ı peygamberi ile (Allah&#8217;ın ve Hz. Peygamber&#8217;in(S.A.V) yardımı ile) beldeyi düşman elinden alacağız.&#8221;</span></em></p>
<p>Fatih’in babası Sultan<strong><span style="color: #000000;"> II. Murat Han</span></strong>, her üç gecede bir Hz. Peygamber’i rüyasında görür, eğer göremezse kendisini bir odaya hapsedip sabahtan akşama kadar ağlardı.</p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;Allah rızası için tüm dünyayı feth etmek istiyorum</span></em>.&#8221; diyen <strong><span style="color: #000000;">Yavuz Sultan Selim</span></strong> ordusunu da peygamber ordusu olarak adlandırmıştır. İçinde büyük bir peygamber sevgisi olan <strong><span style="color: #000000;">Yavuz Sultan Selim</span></strong> Mekke&#8217;yi fethederek Peygamberimiz <strong><span style="color: #000000;">Hz. Muhammed (S.A.V)</span></strong>&#8216;in halifesi olma şerefine ulaşmıştır. O&#8217;nun Resulullah&#8217;a olan sevgisinin göstergelerinden biri de  Peygamberimiz&#8217;den hatıra ve emanet kalan Kutsal Emanet&#8217;leri <strong><span style="color: #000000;">Topkapı Sarayı</span></strong>&#8216;nın <strong><span style="color: #000000;">Hırka-i Saadet Daire</span><span style="color: #000000;">si</span></strong>&#8216;ne getirtmesidir. Ayrıca kutsal yerleri fethederken söylediği şu sözler de O&#8217;nun Peygamberimize olan eşsiz sevgisinin hürmete dönüştüğünün göstergesidir: &#8220;Biz, mukaddes yerlerin hakimi değil; hadimiyiz! (hizmetçisiyiz) &#8221;. Yavuz Sultan SElim yaptığı sefer ve savaşlardan önce Allah&#8217;tan yardım dilemiştir : <em><span style="color: #000000;">&#8220;Ya Rabbi! Senin kudret ve himayeni diliyor, Hz. Muhammed&#8217;in ümmetine yardımını niyaz ediyorum.&#8221;</span></em></p>
<p>Osmanlı eserlerinde Kanuni&#8217;nin rüyasında Hz. Muhammed(S.A.V)&#8217;i gördüğü ve kendisine şöyle emrettiği nakledilmektedir : <em><span style="color: #000000;">&#8220;Belgrad, Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra benim şehrimi imar edesin.&#8221; </span></em></p>
<p>Mekke ve Medine&#8217;ye bir çok hizmet yapmış ve İslam&#8217;ın yayılması için çalışmış olan <span style="color: #000000;"><strong>Sultan I. Ahmet</strong> </span>Peygamerimizin mübarek ayak izi bulunan taşı yani <strong><span style="color: #000000;">Kadem-i Şerif &#8216;i</span></strong> Mısır&#8217;dan İstanbul&#8217;a getirtmiştir. <strong><span style="color: #000000;">Sultan Ahmet</span></strong> rüyasında Peygamberimizin divanında yargılandığını görür. Memlük Sultanı kendisini Peygamber efendimize şikayet etmekte ve <strong><span style="color: #000000;">Kademi-i Şerif</span></strong> resmini geri istemektedir. <strong><span style="color: #000000;">Peygamber Efendimiz</span></strong> de bunun alındığı yere verilmesi gerektiğini hüküm verirler. Bunun üzerine Sultan I. Ahmet emanetin geri gönderilmesine karar vermiştir. Ancak kendisi Peygamberimiz <strong><span style="color: #000000;">Hz. Muhammed</span></strong>&#8216;in  mübarek ayak izi bulunan Kadem-i şeklinde bir sorguç yaptırmış ve bunu Cuma ve bayram günlerinde  hilafet sarığına takmıştır. İyi bir şair olan Sultan Ahmet bir tahta üzerine nakşedilen <strong><span style="color: #000000;">Kadem-i Şerif</span></strong>&#8216;in kenarına şu meşhur kıtayı yazmış ve bu şiiri ölünceye kadar kavuğunda taşımıştır :</p>
<p>&#8220;<strong><span style="color: #000000;">N&#8217;ola tâcum gibi başımda götürsem daim</span></strong> (Her zaman başımda taç gibi taşısam)<br />
<strong><span style="color: #000000;">Kadem-i nakşını ol hazret&#8217;i şah-ı Resul&#8217;ün&#8230;</span></strong>(Peygamber (S.A.V)&#8217;in ayak resmini)<br />
<strong><span style="color: #000000;">Gül-i gülzar-ı nübüvvet O kadem sahibidür,</span></strong>(Gül yanaklı Peygamberimiz (S.A.V)&#8217;in ayak izidir o)<br />
<span style="color: #000000;"><strong>Ahmedâ durma yüzün sür kademine ol gülün!..</strong>  </span>(Ahmed durma hemen yüzünü sür o gülün ayağına)&#8221;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Hz. Muhammed (S.A.V)</span></strong> &#8216;e ve onun davasına en fazla gönül verip uğruna ömrünü harcayan padişahlardan biride <strong><span style="color: #000000;">Sultan II. Abdülhamid</span></strong>&#8216;dir. O&#8217;na olan bu sevgisini islam beldelerine götürdüğü hizmet ve islamı yaymak için gösterdiği çaba ile göstermiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/medeniyetler-tarihi/turk-tarihi/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/fatih-sultan-mehmet-hanin-namaz-hakkindaki-fermani/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/fatih-sultan-mehmet-hanin-namaz-hakkindaki-fermani/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 08:57:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz sultan selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=815</guid>
		<description><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet Han&#8216;ın namaz kılınmasına dikkat edilmesi hususunda Rum vilayetlerine gönderdiği ferman şöyledir: &#8220;Allahü teala, emirlerinin yerine getirilmesini bize nasip ve müyesser eylesin. Bu hükümde bildirmek istediğim husus şudur: Rum diyarındaki şehir ve kasabalarda ve buraların köylerinde yaşayan müslüman ahali, İslam dininin emir buyurduğu farzları yapıp, sünnetlerine riayet etmekte, Kelam-ı kadime ve Furkan-ı mecide [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>Fatih Sultan Mehmet Han</strong></span>&#8216;ın namaz kılınmasına dikkat edilmesi hususunda <span style="color: #000000;">Rum</span> vilayetlerine gönderdiği ferman şöyledir:</p>
<p><em><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;"><strong><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/405px-Sarayi_Album_10a.jpg"><img class="size-medium wp-image-808 alignleft" title="Fatih Sultan Mehmed" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/405px-Sarayi_Album_10a-202x300.jpg" alt="Fatih Sultan Mehmed" width="173" height="239" /></a></strong></span>&#8220;Allahü teala, emirlerinin yerine getirilmesini bize nasip ve müyesser eylesin. Bu hükümde bildirmek istediğim husus şudur: Rum diyarındaki şehir ve kasabalarda ve buraların köylerinde yaşayan müslüman ahali, İslam dininin emir buyurduğu farzları yapıp, sünnetlerine riayet etmekte, Kelam-ı kadime ve Furkan-ı mecide yani Kur&#8217;an-ı kerime, hadis-i şeriflere uymakta gevşeklik gösterip muhalefet ederler imiş. Allahü tealanın <strong>&#8220;Namazı ikame ediniz:&#8221;</strong> emrini çiğneyip; <strong>&#8220;Namaz dinin direğidir. Onu dosdoğru kılan dinini ikame etmiş olur. Terk eden dinini yıkmış olur.&#8221; </strong>hadis-i şerifine uymayıp, tuğyan yoluna sapanlar ve böylece mescit ve camileri viraneye ve harabeye döndürüp, fısk ve fücur, yani günah işlenen yerleri mamur ederler imiş. Bu ve buna benzer haberler bize ulaşıyor. Eğer bunlar doğru ise, emr-i bil ma&#8217;ruf ve nehy-i anil münker eylemek üzerime vacip olduğundan, ileri gelen bir adamımı bu iş için vazifelendirdim. O inceleyip takip edecek. Şöyle emir eyledim ki: &#8220;Her kim namazı terk ederse, dövülmek ve mali cezaya çarptırılarak ta&#8217;zir eylemek meşru olduğundan, İslam dininin emri gereği artık Rum diyarında namazını geçirenler tespit edilip, tamam haklarından gelinsin. Halka namaz kılmaları tenbih edilip, kılmayanlar hakarete uğratılıp teşhir edilsin. Hiç kimse ne olursa olsun bu icraata mani olmaya!.. Rum sancağı beyleri ve kadıları ve subaşıları ve bunların emrindeki diğer memurlar gönderdiğim vazifeliyle bu hususta elbirlik edip yardımcı olalar. Böylece İslamiyet&#8217;in yüce ahkâmı, emri ve yasaklarını yerine getirmekte gevşeklik ve tenbelliğe asla meydan verilmeye, Öyle ki, mescitler dolacak, medreseler mamur edilecek ve din-i İslam kuvvetlendirilmiş olacaktır. Böylece müslümanlar refah, huzur ve saadet içinde olup, Padişahın devam-ı devletine ve kudretinin artmasına duacı olacaklardır. Bunu böyle bilesiniz. Alamet-i şerifeme (tuğrama) itimat kılasınız.&#8221;</span></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/fatih-sultan-mehmet-hanin-namaz-hakkindaki-fermani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih Sultan Mehmed</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/biyografiler/fatih-sultan-mehmed/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/biyografiler/fatih-sultan-mehmed/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 23:51:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz sultan selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=803</guid>
		<description><![CDATA[Sultan Murat Han, oğlu şehzade Mehmet&#8216;i yalnız din ve fen ilimlerinde yüksek bir tahsil yaptırmak ve bir takım kültür dillerine (Arapça, Farsça, Latince, Yunanca ve Sırpça) sahip olarak yetiştirmekle kalmadı. O, bu kudretli ve kabiliyetli şehzadeye tecrübeli devlet adamlarından ve büyük alimlerden müteşekkil yüksek bir muhiti, maddi-manevi bakımlardan devrin en üstün bir ordusunu ve nihayet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/07.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-809" title="Fatih Sultan Mehmed" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/07-216x300.jpg" alt="Fatih Sultan Mehmed" width="216" height="300" /></a>Sultan Murat Han</span></strong>, oğlu şehzade <span style="color: #000000;"><strong>Mehmet</strong></span>&#8216;i yalnız din ve fen ilimlerinde yüksek bir tahsil yaptırmak ve bir takım kültür dillerine (Arapça, Farsça, Latince, Yunanca ve Sırpça) sahip olarak yetiştirmekle kalmadı. O, bu kudretli ve kabiliyetli şehzadeye tecrübeli devlet adamlarından ve büyük alimlerden müteşekkil yüksek bir muhiti, maddi-manevi bakımlardan devrin en üstün bir ordusunu ve nihayet bütün düşmanlarını ve Haçlı ordularını yere seren rakipsiz ve sağlam bir devleti de miras bırakmıştı.</p>
<p>Bununla beraber <strong><span style="color: #000000;">21</span></strong> yaşında tahta oturan genç Hakan, daha ilk günlerde devleti ve ordusunu daha büyük hamleler yapacak bir kudrete ulaştırdı. Şehzadeliğinden beri bir an önce İstanbul&#8217;u fethetmek ve <strong><span style="color: #000000;">Hazret-i Peygamber</span></strong>&#8216;in <span style="color: #000000;"><strong><em>&#8220;Konstantiniyye (İstanbul) muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak hükümdar ne güzel hükümdar ve onun askerleri ne güzel askerdir.&#8221;</em></strong></span> müjdesine mashar olmak istiyordu. Bu gaye ile askerî tarihin kaydettiği ilk büyük ateşli silahlar ve toplar ile ordusunu dayanılmaz bir kudret haline getirdi. Ayrıca <span style="color: #000000;">1000</span> yıllık tarihi boyunca bütün muhasaraları muvaffakiyetsizliğe uğratan surları aşmak için seyyar kuleler kurdu. Nihayet <span style="color: #000000;">6 Nisan</span>&#8216;da başlayan kuşatma, <span style="color: #000000;">22 Nisan</span>&#8216;da <span style="color: #000000;">Fatih</span>&#8216;in donanmayı Beşiktaş&#8217;tan Haliç&#8217;e indirmesiyle çok şiddetli bir duruma girdi. <strong><span style="color: #000000;">29 Mayıs 1453</span></strong>&#8216;te yapılan son taarruzla şehri alarak <strong><span style="color: #000000;">Ortaçağ</span></strong>&#8216;a son verdi.</p>
<p>Beyaz bir at üzerinde ve muhteşem bir alayla <span style="color: #000000;"><strong>Topkapı</strong></span>&#8216;dan şehre giren <strong><span style="color: #000000;">Fatih Sultan Mehmet</span></strong>, doğruca <strong><span style="color: #000000;">Ayasofya</span></strong>&#8216;ya gitti. Kapıya gelince attan inip, secdeye vardı. Mabedi temizletti, tasvirlerden kurtardı ve ilk Cuma namazını orada bütün gazilerin sevinç ve heyecanları içinde kıldı. Daha sonra <strong><span style="color: #000000;">Ayasofya</span></strong>&#8216;nın kıyamete kadar cami kalmasını yazılı vasiyet ve vakıf eyledi.</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Mehmed"><strong><span style="color: #cc2c0a;">Fatih Sultan Mehmet</span></strong> </a>bundan sonra, <strong><span style="color: #000000;">Osmanlı Devleti</span></strong>&#8216;ni bir Cihan İmparatorluğu haline getirme ve İslamiyet&#8217;i bütün dünyaya yayma mücadelesine girişti. O;<strong><em><span style="color: #000000;"> &#8220;Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payitahtı olmalıdır</span></em></strong>&#8221; diyordu. Nitekim bu gaye ile <span style="color: #000000;"><strong>Fatih</strong></span> kısa zamanda Anadolu&#8217;da <span style="color: #000000;">İsfendiyar, Trabzon, Karaman ve Akkoyunlu</span> memleketlerini ilhak etti. <span style="color: #000000;">Dulkadir</span> beyliği ile <span style="color: #000000;">Kırım hanlığını</span> tabiiyeti altına aldı. <span style="color: #000000;">Yunanistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan (Belgrad hariç), Eflak-Boğdan</span> ve sair ülkeleri fethetti. Birçok krallık, imparatorluk, hanlık ve beylik ortadan kaldırıldı ve <strong><span style="color: #000000;">Osmanlı</span></strong> toprakları Tuna&#8217;dan Fırat&#8217;a kadar yayıldı. Anadolu&#8217;da milli birlik tesis edildi.</p>
<p>Bu büyük Türk Sultanı <strong><span style="color: #000000;">1481</span></strong> senesi ilkbaharında <strong><span style="color: #000000;">üç yüz bin kişilik</span></strong> bir ordunun başında olarak yeni bir sefere çıktı. Ancak, Hünkar çayırı denilen mevkide hastalandı ve çok geçmeden <strong><span style="color: #000000;">3 Mayıs 1481</span></strong>&#8216;de vefat etti. Özel doktoru olan Yahudi dönmesi <strong><span style="color: #000000;">Yakup Paşa</span></strong> tarafından zehirlendiği de söylenmektedir. Naşı, adına yaptırdığı caminin bahçesine defnedildi. Sonra üzerine türbe yapıldı.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/472px-Zonaro_GatesofConst.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-807" style="float:right;" title="Zonaro_GatesofConst" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/472px-Zonaro_GatesofConst-236x300.jpg" alt="Zonaro_GatesofConst" width="236" height="300" /></a>Fatih Sultan Mehmet</strong></span>, ince yüzlü, uzunca boyla, dolgun vücutlu olup, seyrek güler, yüzüne bakıldığında hürmet ve korku telkin ederdi. Her şeyi öğrenmek isteyen zeki bir araştırıcı idi. Harp sanatından çok hoşlanır, yapacağı seferlerden en yakınlarını bile haberdar etmez ve bunların gizli kalmasına çok dikkat ederdi. <strong><em><span style="color: #000000;">&#8220;Sırrıma sakalımın bir tek telinin vakıf olduğunu bilsem onu yolar atarım&#8221;</span></em></strong> sözü meşhurdur.</p>
<p>Soğuğa-sıcağa, açlığa-susuzluğa ve yorgunluğa karşı çok dayanıklı idi. Trabzon üzerine çıktığı seferde Zigana dağlarını yaya olarak bin bir müşkilatla geçerken yanında bulunan <strong><span style="color: #000000;">Uzun Hasan</span></strong>&#8216;ın annesi, <strong><span style="color: #000000;">Sara Hatun</span></strong>; <strong><em><span style="color: #000000;">&#8220;Ey oğul! Bir Trabzon için bunca zahmet değer mi?&#8221;</span></em></strong> deyince, yüce <strong><span style="color: #000000;">Hakan</span></strong>;  <strong><em><span style="color: #000000;">&#8220;Bu zahmet din yolunadır, ahirette Allahü tealanın huzuruna varınca inayet ola. Zira elimizde İslam kılıcı var. Eğer bu zahmeti ihtiyar etmezsek bize gazi demek yalan olur&#8221;</span></em></strong> cevabını verir.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Fatih</span></strong>, büyük ilim, din, kültür ve sanat adamlarını etrafında toplayarak İslam medeniyetine yeni bir hamle verdi ve İstanbul&#8217;u devrinde bu medeniyetin ve dünyanın en yüksek bir merkezi halime getirdi. <strong><span style="color: #000000;">Molla Gürani</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Hocazade</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Molla Hüsrev</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Hızır Bey</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Molla Yegan</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Ali Kuşçu</span></strong> ve <strong><span style="color: #000000;">Akşemseddin</span></strong> meclisinin en mühim simaları idi. Devrinde Osmanlı Devleti&#8217;nin bütün temel müessese ve teşkilatı en mükemmel bir hale geldi. Zeytinyağı döktürerek insanlık tarihinde &#8220;yağla makine soğutmasını&#8221;, havan topunun balistik hesap ve planını yaparak dik mermi yollu ilk silahı keşfeden de odur. Yine onun devrinde başta İstanbul olmak üzere, imparatorluğun bütün şehirleri cami, mescit, medrese ve sair eserlerle donatılmıştır.</p>
<p>Fatih Sultan Mehmed&#8217;in yaptığı savaşlar ve diğer detaylar ayrı birer yazı olarak yayınlanacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/biyografiler/fatih-sultan-mehmed/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sultan Alparslan’ın Ölümü</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 21:19:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Sabbah]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Hayyam]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Bey]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[sultan alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[tarihtennotlar]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz sultan selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Sultan Arpaslan&#8217;ın Türklerin tarihinde ayrı bir yeri vardır. O Anadolunun kapılarını Türklere açmıştır. Fakat ölümü çok talihsiz olacaktı. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey kısır olduğundan dolayı öldüğünde bir varis bırakmamıştı. Türklerde ne soyun en yaşlısının tahta çıkmaı kuralı ne de herhangi bir saltanat veraseti usulü vardı. Sultan Alparslan diğer rakiplerinden daha ön plana çıkarak aşiret üyelerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>Sultan Arpaslan&#8217;ın</strong> </span>Türklerin tarihinde ayrı bir yeri vardır. O Anadolunun kapılarını Türklere açmıştır. Fakat ölümü çok talihsiz olacaktı.</p>
<p>Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey kısır olduğundan dolayı öldüğünde bir varis bırakmamıştı. Türklerde ne soyun en yaşlısının tahta çıkmaı kuralı ne de herhangi bir saltanat veraseti usulü vardı.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/ALPARSLAN.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-469" title="ALPARSLAN" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/ALPARSLAN-150x150.jpg" alt="ALPARSLAN" width="150" height="150" /></a><span style="color: #000000;"><strong>Sultan Alparslan</strong></span> diğer rakiplerinden daha ön plana çıkarak aşiret üyelerine üstünlüğünü kabul ettirerek tahta çıktı. Ama hasımlarının fısıltı halinde yaydığı bir söylenti peşini hiç bırakmayacaktı:  Kısır olan Tuğtul’un doymak bilmez bir erkekliği olduğu rivayet edilirken dokuz çocuk babası Alparslan’ın, cins-i latifle pek ilgilenmeyen bir adam olduğu anlatılırdı. Düşmanları ona  <span style="color: #000000;"><strong>“<em>karı kılıklı</em> ”</strong></span> lakabını takmışlardı; maiyetindekiler de konuşmaların  böyle baş ağrıtıcı bir konuya doğru kaymamasına özen gösterirlerdi.  Kendisine haklı veya haksız olarak yakıştırılan bu san, saltanatının zirvesinde onun ölümüne neden olacaktır.</p>
<p>Semerkant’a doğru ilerleyen Selçuklu ordusu önlerine çıkan  bir kaleyi alarak arkalarını güvene almak istemişlerdi. Bu doğrultuda <strong><span style="color: #000000;">Alparslan</span></strong> saldırı emri verdi. Bu kalenin kumandanı <strong><span style="color: #000000;">Harezmli Yusuf</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Alparslan</span></strong>&#8216;ın sayıca üstün ordusu (yaklaşık 200 bin) karşısında inanılmaz bir direniş göstermiştir. Nitekim sonunda Alparslan’ın ordusunun sayıca üstünlüğe ağır basmış ve kale alınmıştı.</p>
<p>Bu arada yakalanan kale kumandanı <strong><span style="color: #000000;">Harezmli Yusuf Alparslan</span></strong>’ın huzuruna getirildi. Sultan yere dört kazık çakılıp Harezmli Yusuf’u  bu kazıklara bağlayarak dört parçaya alınması emrini verdi.</p>
<p><span style="color: #000000;">-<strong>Yusuf</strong> aşağılayan bir tavırla haykırır:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Erkek gibi savaşmış birine böyle muamele reva görülür mü ?</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Alparslan</span></strong> cevap bile vermeden başını çevirir. Tutsak tekrar Sultan’ı azarlar gibi seslenir:</p>
<p><span style="color: #000000;">-Hey karı kılıklı sana söylüyorum!</span></p>
<p>Sultan bir anda sanki akrep sokmuş gibi yerinden sıçradı. Yayını kaptı, bir ok çekip taktı ve fırlatmadan önce muhafızlarına tutsağı bırakmalrını emretti. Çünkü onları da yaralayabilirdi. Gerçi o güne kadar hedefini hiç ıskalamamıştı.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/untitledsdasd.bmp"><img class="alignright size-full wp-image-470" style="float: right;" title="untitledsdasd" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/09/untitledsdasd.bmp" alt="untitledsdasd" width="243" height="155" /></a>Aşırı sinirlendiği için mi, aceleden mi, çok kısa mesafeye ok atmanın zorluğundan mı, nedendir bilinmez , Yusuf’u vuramadı ve Sultan ikinci bir oka uzanmaya fırsat bulamadan tutsak üzerine atıldı. <span style="color: #000000;"><strong>Alparslan</strong></span> kurtulmaya çalışırken ayağı bir mindere takılıp sendeledi ve yere devrildi. Yusuf üzerine çökmüştü bile, elinde giysilerinin içinde sakladığı bir hançer vardı. Kafasına bir gürz yemeden önce Sultan’ın böğrünü deşecek zamanı buldu yine de. Askerler Yusuf’u oracıkta lime lime ettiler.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000;">Sultan Alparslan</span></strong> dört gün can çekiştikten sonra  öldü. Dönemin vakanüvisleri sultanın son sözlerini şöyle naklettiler:<span style="color: #000000;"> “<em>Daha </em>dün bir tepenin üstünden birliklerimi teftiş ediyordum, onların adımlarının altında yerin sarsıldığını hissettim ve kendi kendime, `Şu cihanın hakimiyim! Benimle kim boy ölçüşebilir ?` dedim. Allah bu kibirime bu böbürlenmeme karşı, insanların en sefilini , yenilmiş, esir düşmüş bir adamı, bir idam mahkumunu saldı üzerime ;  o benden daha güçlü çıktı, vurdu devirdi beni tahtımdan, aldı canımı.”</span></p>
<p style="text-align: left;">Ömer Hayyam belki de bu dramın ardından kitabına şu rubaiyi kaydetmişti:</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><em><strong>Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,</strong><br />
<strong>Altınları, gümüşleriyle övünmeye.</strong><br />
<strong>Tam işle</strong><strong>ri dilediği düzene girer,</strong><br />
<strong>Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.</strong></em></span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Semerkant adlı kitaptan alıntıdır.</p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/kisiler/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

