Kür Şad ve Kırk Adamı

Kür Şad, yedinci yüz yılda Doğu Göktürk Devleti’nin Kağan’ı (imparator) olan ve Çinli eşi tarafından öldürülen Culuk Kağan’ın oğludur. Kür Şad hakkındaki asıl önemli olan ve onu kahraman eden olay ise Çin sarayına kırk adamıyla baskın düzenlemesiydi. Asıl adı Su Tigin’dir ve Kür ise ok anlamına gelmektedir. Bu isim günümüzde Kürşat diye bilinir.

Kür Şad’in babası Culuk Hakan, 619-621 yılları arası Göktürklere Kağan olmuştur. Babası zehirlenerek öldürülen Kür Şad, üvey annesi olan Çinli eşinden şüpheleniyordu ve Türk geleneklerine göre amcası üvey annesiyle evlenince bu aile içinde sıkıntılara yol açtı. Kağanlık saltanatı 630 yıllarında yıkılmıştir ve sahip olunan topraklar Çin yönetimine geçmiştir. Kağanlarları kontrol etmek için Çin İmparatorluğu onları Sangan’a yani şimdiki adıyla Sian’a göndermiştir.

Çinliler, Kür Şad’dan cok korkuyolardı çünkü o etkileyici, usta bir silahşördü, insanlar ondan gözünü alamıyordu. Çin İmparatoru bu durumdan korktuğu ve Kür Şad’ın sarayda veya Çin topraklarında kalmasını çok sakıncalı bulduğunu ve bunu Göktürk’lülere bildirdiği bazı kaynaklarda belirtilmektedir.

Kür Şad’ı ilk kez halk kahramanı yapacak olay 639’un Ağustos ayında gerçekleşti. Kür Şad bir grup arkadaslarıyla (bazı tarihçiler tarfından kırk kişi olduğu söylenir) Kral’ı kaçırmaya çalıştı. Çin İmparator’u bazı geceler yanında iki üç kişi alarak sokalarda dolaşırimış. Bunu bilen Kür Şad Kral’ı yakalayıp o donem Kral’ın elinde olan Türk tutsaklarını serbest bıraktırmayı planlamıştır. Eğer bu olay başarı ile sonuçlansaydı Türk Kağanlığı yeniden kurulacaktı ve başına Kür Şad’ın tutuklu yeğeni Urku Tilgin getirilecekti fakat bu gerçekleşmedi.

Planın gerçekleşememe sebebi ise sabah çıkan büyük fırtınaydı. Kür Şad’ın saldırmayı planladığı günün sabahı büyük bir fırtına vardı bu yüzden imparator dışarı cıkmadı. Ama Kür Şad o gün saldırıyı gerçekleştirmek istiyordu ve saraya saldırdı. Saldırı uzun sürdü ve Kür Şad’ın yanındaki arkadaşlarının çoğu hayatını kaybetmişti ve bu sebeble Kür Şad çekilmek zorunda kaldı. Kür Şad şehir dışında da mücadelesini bırakmadı ve söylene göre köprü başında hayatını kaybetti. Fakat bazı kaynaklar onun saray yakınlarında savaşırken öldüğünü söyler, hatta saygı çerçevesinde cesetlerin geri iade edildiği söylenir.

Çinli kaynaklar, saldırının ancak sonradan yardıma gelen askerlerle durdurulabildiğini söyler. Çin sarayları genelikle çok sayıda muhafız tarafindan korunmaktadır ve buna bir de sonradan gelen askerler eklenince olayın ne çaplı büyük olduğu göz önündedir.

Bu saldırı Çin tarihinde yabancılar tarafından gerçekleştirilen ilk saldırıdır. Bu olaydan sonra gözü korkan ve sarsılan Çin İmparator’u Taizong Göktürkleri serbest bırakmış ve onların eski topraklarına gitmesine izin vermiştir. Tabi bu olay dilden dile dolaşmış ve Kür Şad kahraman ilan edilmiştir. Bu olay Türkler arasında büyük etki yapmıştır.

Kür Şad için yazılan bazı şiirler

Ötüken de arslanlar var
Kürşat onlardan biridir
Çok yiğitler vardır ama
Kürşat erlerin eridir

Kürşatı doğuran ana
Ne emzirmiş acap ona?
Erlik ululuktan yana
Acun Kürşattan geridir

Acunda var nice çeri
Kimi üstün kimi geri
Kürşat adlı göktürk eri
Doğuştan çeridir.

(Mengüç Atsıza Yoldaş)

Kılıcı yıldırım çeler
Attığı ok demir deler
Oğlum gelse Kürşat güler
On sekiz yıldan beridir.
Yiğitlikte en ileri
Kalacak on bin yıl diri
Göktürklerin gönülleri
Şimdi Kürşatın yeridir.

(Hüseyin Nihal Atsız)

Battal Gazi

Battal Gazi veya Seyyid Battal Gazi, 8. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen ve hakkında çeşitli inanışlar bırakmış bir liderdir. Farklı kaynaklarda etnik kökeni, Arap olarak belirtilmiştir. Battal Gazi, Malatya’da doğmuştur. Doğduğu ve yaşadığı evin yeri halen mevcuttur. Yıkıntı halinde korunmaktadır. Uzun yıllar halka yemek dağıtılan hayrat yeri olarak kullanılmıştır. Evliya Çelebi‘nin seyehatnamesinde bahsedilmektedir.

Battal Gazi hakkında bugüne ulaşabilmiş kaynaklar sadece mesnevi tarzı yazılmış, birbirini hem destekleyen hem de çelişen olgular içeren destanlar ve halkın hafızasında kalmış olan bilgilerdir.

Battal Gazi Destanı‘nda ve halk hikâyelerinde, Emeviler zamanında Arap ordusuyla birlikte İstanbul’u kuşattığı anlatılmaktadır. Kuşatma hem denizden hem karadan yapılmış, fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Destanda Battal’ın düşmanı, Arap komutanına oyun oynayıp kuşatma başladığında İstanbul’a geçerek imparatorluğunu ilan eden İmparator Leon‘dur. Arap tarihinde II. İstanbul kuşatmasının tarihi 717-718 olarak belirtilmektedir. Bizans tarihindeki veriler de bu tarihi doğrular niteliktedir. Ayrıca Bizans tarihinde İmparator III. Leon‘un tahta çıkma tarihi 717 olarak belirtilmiştir, bundan dolayı destandaki Leon’un İmparator III. Leon olma olasılığı üzerinde durulmaktadır. Destanda Battal Gazi‘nin kuşatma sırasında yirmili yaşlarında olduğu söylendiği için, Battal Gazi‘nin doğum yılının 690-695 civarı olmasının olası olduğu düşünülmektedir. Battal Gazi’nin ölüm yılının 740 olduğunda tarihçiler mütabakata varmışlardır.

740 yılında Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi yakınlarında savaşta aldığı yara sebebiyle şehit olmuştur. Anadolu’da İslamın yayılmasına büyük katkıları olmuştur.

Türkiye de Battal Gazi hakkında bir çok film bulunmaktadır.