Truva Gümüş Yayın Efendisi

Yazar : David Gemmell

Kitabın açıklaması

“Truva Savaşı’nın karakterleri yeniden canlanıyor! Yiğitliğin ve korkusuzca savaşmanın, şeref ve ihanetin, kazanılan ve kaybedilen aşkın dramına David Gemmell hayat veriyor.

 O, son derece şöhretli bir adam. Kimileri ona Altın Çocuk diyor; kimileriyse Gümüş Yayın Efendisi. Dardanoslular için o Prens Aeneas. Fakat arkadaşları ona Helikaon diyor. Güçlü, çevik, hızlı düşünen, cesur bir savaşçı. Düşmanları tarafından nefret edilen, Truvalı dostlarının bile ürktüğü bir adam. Çünkü Altın Çocuk kalbinde karanlık bir yan taşıyor. Bir vahşet, öyle bir vahşet ki bu bir kez uyandırılmaya görsün ancak kanla doyabilir.

 Mykeneli Argurios, eşi benzeri olmayan bir savaşçı, esnetilemez ilkelere ve kırılmaz bir dirence sahip. Tüm Mykene savaşçıları gibi fethetmek ve öldürmek için yaşıyor. Kral Agamemnon tarafından ‘altın şehir’ Truva’nın savunmasını düşürmek üzere gönderilen bu asker Helikaon’un yeminli düşmanı.

 Andromakhe, kendi rızası dışında Truva prensi Hektor’la evlendirilen Thera rahibesi. Geleneklerden bıkmış, savaş sanatına hakim ve mükemmeliyetçi Andromakhe istediği insanı sevmeye ve gönlünce yaşamaya ant içmiş.

Şimdiyse kader bu üçünü bir araya getirecek. Aşk ve nefretin tutkulu kıvılcımlarından tüm dünyayı saracak bir yangın yükselecek.”

Baştan sona müthiş akıcı dille anlatılmış bir kitap.

Olaylar Aenas, Andromakhe ve Mykeneli Argurios üçlüsünün üzerinde yoğunlaşmaktadır. Aenas’a insanlar tarafından Helikaon veya Altın Çocuk olarak çağırılmaktadır.

Argurios, Helikaon(Aenas)’un gemisinde Truva’ya gitmek için  yolculuk etmektedir. Fakat bütün Mykenliler Helikaon’a düşmandır. Gelişen olaylar sonucunda Helikaon ve Argurios beraber aynı safta savaşacaklardır, yani dost olacaklardır. Birlikte savaştıklarında karşılarındaki düşmanı öğrenince sizde şaşıracaksınız.

Kitap hakkında daha fazla bilgi verip heyecanınızı kaçırmak istemiyorum. Bu eşsiz eseri sıkılmadan okuyacagınızı tahmin ediyorum.

Büyük Pers Kralı Darius

DariusYazar: Hanns Kneifel;  Çeviren: Atilla Dirim;  Yurt Kitap Yayın;

Ahura Mazda’nın Kanatları Altında Perslere, Medlere, Ermenilere, Ülkelere Hükmeden Büyük Pers Kralı Darius’un Romanı…

Ben, Kral Dariuvahush… tıpkı babam Vishtaspa ve atam Aryaramna gibi… gerçek bir Parsa’yım… İçimde gökyüzü ile dağların, bereketli olan ile bereketsiz olanın, saf ateş ile çürümüşlük kokusunun, kumlu çöller ile yıldızsız gecelerin ve ne olduklarını anlamayı bir türlü başaramadığım başka pek çok çelişkinin varlığını hissediyorum. Bir zamanlar bilinmeyen kuzeyin derinliklerinden gelen ve bir süre eski Mada ülkesinin bir kısmında yaşayan biz Parsalar, doğayla uyum içinde yaşıyoruz. Çok eski zamanlardan bitip tükenmeyen bir çalışkanlıkla toprağın verimsizliğini azaltmaya çalışıyor, ormanın ve sürülerin zenginlikleriyle geçiniyoruz.

Büyük Pers Kralı I.Darius’un tahta geçişi ve bir efsane haline gelişinin hikayesi. Açıkçası bu kitabı okurken çok sıkıldım : )  ama Persler hakkında bir çok bilgi bulabilirsiniz.

SEMERKANT

SemerkantTitanic’te Rubaiyat! Doğu’nun çiçeği Batı’nın Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim! Amin Maalouf, ‘Afrikalı Leo’dan (YKY,1993) sonra bu kez Doğu’ya, İran’a bakıyor. Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ının çevresinde dönen içiçe iki öykü…1072 yılında, Hayyam’ın Semerkant’ında başlayan ve 1912’de Atlantik’te bit(mey) en bir serüven… Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran’ın tarihinin de okunuşunun öyküsü/tarihi…

Var mı dünyada günah işlemeyen, söyle;
Yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle;
Bana kötü deyip kötülük edeceksin,
Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle.

Amin Maalouf’un yazdığı bu kitap Selçuklular zamanında yaşayan Ömer Hayyam-Nizamülmülk-Hasan Sabbah üçlüsünü konu alıyor. Eğer bu üçlüyü merak ediyorsanız daha iyi anlatan başka bir kitap bulamazsınız .

KERBELA

kerbelaBüyük Yas, Sonsuz Matem ve Hüseyin

Hüseyin´e son darbeyi Enes oğlu Sinan vurmak istiyordu ama Şemir, önce davranıp Hüseyin´in kinden arınmış göğsüne ayağıyla bastı. Yerde baygın yatan Hüseyin gözlerini açarak “Ey bedbaht! Sen kimsin?” diye sordu. Soruya “Ben, Şemir-i Zi´l Cevşen´im” karşılığı geldi. Hüseyin, “Temiz olmayan yüzünün üstündeki örtüyü kaldır da seni göreyim” deyince o bedbaht, zırhının baş bölümünü açıp çirkin yüzünü gösterdi. Dişlerinin, domuz dişleri gibi pis ağzından dışarı taştığını gören Hüseyin, “Tanrının elçisi doğru söyledi” dedi. Bu, bir belirtiydi. Çünkü Muhammed, rüyasında Hüseyin´in katilini görmüş, öldürüleceği zamanı bildirmişti. “Ey Şemir! Beni sen öldüreceksin. Bu, benim alın yazım. Fakat, bana, ne vakti, günlerden ne gün, aylardan hangi ay olduğunu söyle.” “Muharrem ayı, Cuma günü ve namaz vaktidir.”

Dünyanın Sonuna Yolculuk BÜYÜK İSKENDER

Büyük iskender -Yazar:Harold lambAkıl, Hırs, Antik Çağ Dünyasının Fethi ve Büyük iskender

İskender´in yanında Herodotos´un renkli anlatısı, Ksenefon´un Anabasis´i, Hekataios´un dünya krokisi bulunmaktaydı. Babil´e giden geniş Kral Yolu´nun üzerinde buldu kendini. Dağınık halde yürüyen ordu nehri geçmek için bir araya geldiğinde, her yıl organize edilen katılımlar nedeniyle ordunun sayısal olarak nasıl kabarmış olduğunu ve az sayıdaki kadınla birlikte, daha çok mühendislerin yaptıkları makineleri taşıyan arabaların nasıl çoğalmış olduğunu da gördü. Orduya katılan bazı yeni birimler de vardı… Sidon´dan çevirmenler, gemi ustaları ve teknisyenlerle, Memfis´ten matematikçiler. Bir olasılıkla toplam olarak otuz beş bin kişi Fırat ile Dicle nehirleri arasındaki ovada keşif kollarını izliyordu.

Büyük İskender’in hayatını çok detaylı olamasa da öğrenebileceğiniz bir kitap.

Eğer Büyük İskender’in hayatını çok detaylı bir şekilde öğrenmek istiyorsanız Valerio Massimo Manfredi‘nin yazmış olduğu 3 ciltlik kitabı okuyabilirsiniz.

ODYSSEİA

odysseiaBatı Kültürünün Kaynağı Odysseia Destanı´nın Romanı

Ben Laertes´in oğlu Odysseus´um. Yurdum İthaka´dır. Benim yurdum kayalıktır; fakat yaşamak için iyi bir yerdir ve dünyada hiçbir yeri ona yeğ tutmam. Beni geniş mağarasında koca olarak tutmak isteyen tanrısal güzellikteki Kalypso´yu bile vatanım uğruna terk ettim. İnsana kendi yurdundan ve ana babasının yanından daha sıcak hiçbir yer olamaz. Yabancı bir ülkenin en zengin konağında yaşasa bile, insan gene uzaklardaki baba evini özler durur…

Truva savaşından dönen Odysseus’in başından geçen olayları anlatan bir kitap.