<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TARİHTEN NOTLAR &#187; Osmanlı</title>
	<atom:link href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/osmanli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tarihtennotlar.com</link>
	<description>&#34;Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir!&#34; - M.K.Atatürk</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Jan 2012 09:05:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>AHİLİK &#8211; CÖMERT KARDEŞLER</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/ahilik-comert-kardesler/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/ahilik-comert-kardesler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 21:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nycaglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyetler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ahi evran]]></category>
		<category><![CDATA[ahilik]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=2080</guid>
		<description><![CDATA[CÖMERT KARDEŞLER Öyle bir bina kurulsun ki temelinde kardeşlik olsun. Öyle bir bina düşünün ki bütün tuğlalar kardeşlikle birbirine tutunsunlar, dahası o binanın tüm tuğlaları evet tüm tuğlaları kardeş olsun. Şimdi sormak istiyorum. Sizce böyle bir bina kolay kolay yıkılabilir mi? Böyle bir bina yüzyıllarca ayakta kalmaz mı? Felsefesi kardeşlik olan, “kardeşim” anlamına gelen “ahi” [...]


Benzer konu bulunamadı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CÖMERT KARDEŞLER</p>
<p>Öyle bir bina kurulsun ki temelinde kardeşlik olsun. Öyle bir bina düşünün ki bütün tuğlalar kardeşlikle birbirine tutunsunlar, dahası o binanın tüm tuğlaları evet tüm tuğlaları kardeş olsun. Şimdi sormak istiyorum. Sizce böyle bir bina kolay kolay yıkılabilir mi? Böyle bir bina yüzyıllarca ayakta kalmaz mı? Felsefesi kardeşlik olan, “kardeşim” anlamına gelen “ahi” kelimesini örgütlerinin adı kabul eden bir topluluk&#8230; İşte bu topluluk yüzyıllar boyunca varlığını devam ettirmiş, başta ticaret olmak üzere, toplumun her alanında da söz sahibi olmuştur.</p>
<p>Kardeşlik, Ahilik kurumunun temelinde tasavvufi değerlerin yer alması sonucunda vazgeçilmez bir kural olmuştur. Evet, Ahilik kurumunun her bir ferdi kardeşti, onlar kardeştiler. Kardeşlik demek sadece bir anadan doğmak değildir. Sadece aynı kanı taşımak demek, aynı soydan gelmek demek değildir. Ahiler, kardeşliği, cömertliğe, yardımlaşmaya ve dostluğa dayanan bir duygu olarak nitelendirmişler ve yaşatmışlardır. Dini, mesleki, karakterli bir kurum olan “Ahilik”, görüşlerini bilhassa kişiler arasındaki düşmanlıkların kalkmasını ve bu düşmanlıkların yerine kardeşlik duygusunun hakim olmasını teşvik eden Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;den ve Hz. Muhammed&#8217;in hadisi şeriflerinden alır. Ahiler benimsedikleri görüş çerçevesinde tüm insanlar arasında dayanışma ve yardımlaşma kurmaya çalışmışlardır.</p>
<p>Ahiliğin temel öğeleri din ve meslektir. Daha doğrusu Ahilik dini kurallar çerçevesinde mesleki yapılanmadır. Ahilikte temel meslek sahibi olmayan bir ahi tasvir edilemez. Her şahıs, becerisine, imkânlarına göre bir mesleğin maharet ve hünerlerini kazanır, o işin piri olur ve hem kendine hem de topluma katkı sağlar. Mesleği olmayan birinin ne kendine ne topluma faydası olur.<br />
Ahilik gibi bir kurumun oluşturulmasındaki temel amaç insanlığa hizmet etmektir.</p>
<p>Mükemmel toplumlara ancak ahlakla yoğrulmuş, kardeşlikle pişmiş fertler yetiştirerek ulaşabilirsiniz. Fertler mükemmel olursa onlardan meydana gelen topluluklar da mükemmel olur.Bunu gerçekleştirdiğiniz zaman dünyayı düzene sokabilirsiniz. Bu yüzden Ahilikte öncelik,  fertlerin kişiliklerini bir düzene sokmaktadır.</p>
<p>Ahi olmayı seçen birinin üç şeyi bağlanır, üç şeyi açılır: gözü harama, ağzı günah söze, eli zulme bağlanır; kapısı konuklara, kesesi ihtiyacı olanlara, sofrası aç olanlara açılır.</p>
<p>Aslında ahilik başlı başına bir yaşam biçimi oluşturmuştur. Temel ilkeleriyle 300’e yakın görgü kurallarıyla her millete örnek olacak bir yaşam biçimi.</p>
<p>Ahilik; kardeşliktir, adalettir, yardımseverliktir, insan haklarına saygı duymaktır. . Ahilik devletini ve tüm insanları seven, kudretli, şefkatli, çalışkan, yardımsever, ekmeği bol ve sofrası açık iyi insanların birliğidir.</p>
<p>Günümüz dünyasının yükselen onlarca değerinin önemli bir kısmının temelinde ahiliğin ana ilkeleri bulunmaktadır. Tüketici hakları, sivilleşme, kooperatifçilik,  gibi kavramları dünyaya aktaran birikim, ahilik kültürüdür. Bu yönüyle de ahilik, yalnızca Türk Milletinin değil, dün olduğu gibi bugün de bütün dünya toplumlarının örnek alması gereken bir ahlak sistemidir.</p>
<p>Yazımı kardeşliği, eşitliği, Mevlana’nın “Ne olursan ol yine gel!” görüşünü kendisine temel edinmiş güzel bir ahi sözüyle bitirmek istiyorum:</p>
<blockquote><p>“Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir,<br />
Akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir.”</p></blockquote>
<p>Yavuz ÇAĞLAR</p>


<p>Benzer konu bulunamadı.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/ahilik-comert-kardesler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Padişahların En Ünlü Sözleri</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/padisahlarin-en-unlu-sozleri/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/padisahlarin-en-unlu-sozleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 18:59:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahları]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[padişahların en ünlü sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[padişahların sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü sözler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=2061</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı padişahlarının en ünlü sözleri. FATİH SULTAN MEHMET Sultan Mehmet 12 yaşına geldiğinde babası Sultan Murat oğluna tahti bırakıp Manisa&#8217;ya inzivaya çekilir.Bu haber üzerine hristiyanlar Osmanlı tahtında bir çocuk olduğu için Haçlı ordusu toplayıp Osmanlının üzerine saldırmaya karar verir. Bu olayı haber alan Sultan Mehmet babasını çağırır fakat babası artık sensin diye gelmez. Bunun üzerine Sultan : [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar'>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuzdan-gunumuze-ders/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz&#8217;dan Günümüze Ders'>Yavuz&#8217;dan Günümüze Ders</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi'>Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı padişahlarının en ünlü sözleri.</p>
<h3><span style="color: #000000;">FATİH SULTAN MEHMET</span></h3>
<div id="attachment_809" class="wp-caption aligncenter" style="width: 226px"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/07.jpg"><img class="size-medium wp-image-809" title="Fatih Sultan Mehmed" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/07-216x300.jpg" alt="Fatih Sultan Mehmed" width="216" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Fatih Sultan Mehmed</p></div>
<blockquote>
<div id="haber-detay">
<p>Sultan Mehmet 12 yaşına geldiğinde babası Sultan Murat oğluna tahti bırakıp Manisa&#8217;ya inzivaya çekilir.Bu haber üzerine hristiyanlar Osmanlı tahtında bir çocuk olduğu için Haçlı ordusu toplayıp Osmanlının üzerine saldırmaya karar verir. Bu olayı haber alan Sultan Mehmet babasını çağırır fakat babası artık sensin diye gelmez. Bunun üzerine Sultan :</p>
<p>Mehmet babasına şu tarihi mesajı yollar:</p>
</div>
<p>Baba,<br />
Eğer Padişah siz iseniz geliniz ve ordunun başına geçiniz ,<br />
yok eğer padişah ben isem size emrediyorum gelip ordunun başına geçiniz.</p></blockquote>
<blockquote><p>İmparatorunuza Söyleyin. Şimdi ki Osmanlı Padişahı Öncekilere Benzemez. Benim Gücümün Ulaştığı Yerlere, Sizin İmparatorunuzun Hayalleri Bile Ulaşamaz.</p>
<p>Ya Ben Bizans&#8217;ı Alırım; Ya da Bizans Beni.</p></blockquote>
<blockquote><p>Fatih Olmasaydım Ulubatlı Hasan Olmak İsterdim.</p></blockquote>
<blockquote><p>Yapmak İstediğimi Sakalımın Bir Teli Bile Bilseydi, Sakalımın O Telini Hemen Koparır ve Yakardım.</p></blockquote>
<blockquote><p>Bu Dünya Ölümlüdür. Her Fani Gibi Bende Ölümü Tadacağım.</p></blockquote>
<blockquote><p>Dünya Devleti Ebedi Değildir. Fani Cihanda Hiç Kimse de Ölümsüz Değildir. İnsanların Dünyada Nefesleri Sayılıdır ve Ölümsüzlük Kapısı Kapalıdır.</p></blockquote>
<blockquote><p>Şeyhim Akşemseddin Hazretleri İle Beraber Yaptığım Zikrin Lezzetine Dünyaları Bile Değişmem. Eğer Şeyhim İzin Verseydi Zikir Yolunu Tercih Eder, Saltanatı Terk Ederdim.</p></blockquote>
<h3><span style="color: #000000;">YAVUZ SULTAN SELİM</span></h3>
<p><span style="color: #000000;"> </span></p>
<div id="attachment_855" class="wp-caption aligncenter" style="width: 212px"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/yavuz-sultanselim.jpg"><img class="size-medium wp-image-855" title="yavuz sultan selim" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/yavuz-sultanselim-202x300.jpg" alt="yavuz sultanselim" width="202" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Yavuz Sultan Selim</p></div>
<blockquote><p>Yavuz Sultan Selim Padişah olmadan önce Şah İsmail&#8217;in ülkesine gider ve saraya girmenin yollarını arar.Birden aklına Şah İsmail&#8217;in satrancı çok sevdiği geLir ve köylerde kasabalarda santranç oynayarak nam salar.</p>
<p>Şah İsmail bu kişiyi merak eder ve sarayına çağırır.Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail satranca başlarlar.Biraz zaman geçtikten sonra Yavuz Sultan Selim Şah İsmail&#8217;i Şah Mat eder ve yener.</p>
<p>Şah İsmail bu duruma kızar ve Yavuz Sultan Selime ; &#8220;Sen Nasıl Şah&#8217;ını Şah Mat Etme Cürretinde BuLunursun&#8221; diyerek tokat atar.</p>
<p>Yavuz Sultan Selim özür diler ve ülkesine döner. Aradan zaman geçer ve Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim bir savaşta karşı karşıya gelir.</p>
<p>Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail&#8217;i yener. Ardından o meşhur şiirini yazar:</p>
<p>Sanma Şahım / Herkesi Sen / Sadıkhane / Yar OLur<br />
Herkesi Sen / Dost mu Sandın / BeLki oL / Ağyar OLur<br />
Sadıkhane / BeLki oL / aLemde / Serdar OLur<br />
Yar OLur / Ağyar OLur / Serdar OLur / DiLdar OLur</p>
<p><span style="color: #000000;">Şiirin tercümesi şöyledir:</span></p>
<p>Şahım Sen Herkezi Sadık Yar Sanma<br />
Sen Herkezi Dost mu Sandın BeLki O Düşman OLur<br />
Sadık OL BeLki O ALemde Komutan OLur<br />
Yar OLur, Düşman OLur, Komutan OLur, SevgiLi OLur.</p></blockquote>
<h3><span style="color: #000000;">KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN</span></h3>
<blockquote><p>Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.<br />
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.<br />
Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır.<br />
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi.</p></blockquote>
<h3><span style="color: #000000;">II. ABDULHAMİT</span></h3>
<p><span style="color: #000000;"> </span></p>
<div id="attachment_1139" class="wp-caption aligncenter" style="width: 214px"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/01/abdulhamit.jpg"><img class="size-medium wp-image-1139" title="abdulhamit" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/01/abdulhamit-204x300.jpg" alt="" width="204" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">II. Abdülhamid</p></div>
<blockquote><p>Beni evhamlı sanıyorlardı HAYIR!<br />
Ben sadece gafil değildim, o kadar.</p></blockquote>
<blockquote><p>Kırk yıl şu devletlerin birbirine düşmesini bekledim. Onlar birbirlerine düştü, şimdi ben tahtta değilim.</p></blockquote>
<blockquote><p>Tarih değil,hatalar tekerrür ediyor!</p></blockquote>
<blockquote><p>Düşmanımın kurtuluş reçetesi öldürmek içindir.Esaretin bir çeşitide borçlandırmadır.</p></blockquote>
<blockquote><p>Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.</p></blockquote>
<blockquote><p>Bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam,zira bu vatan bana değil milletime aittir.<br />
Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir.<br />
Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!</p></blockquote>
<blockquote><p>İcabı halinde donanmayı kaybetmemek için canımı vermeye hazırım.</p></blockquote>
<h3><span style="color: #000000;">OSMAN GAZİ</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Padişahların özlü sözleri kadar Türk tarihine damgasını vuran bir de vasiyet vardır; Osman Gazi&#8217;nin oğlu Orham Gazi&#8217;ye yazdığı vasiyet&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Osman Gazi&#8217;nin 1326’da Söğüt’te vefat etmeden önce oğlu Orhan Gazi’ye yaptığı bu vasiyet tam bir siyasetnâme niteliğindedir.</span></p>
<blockquote><p>&#8220;Ey oğul! Her işten önce din işlerine dikkat et. Zira farizaya (farzlara) dikkat, din ve devletin güçlenmesine sebeptir. Din işlerini; dikkatli olmayan, itikadı bozuk ve doğru yoldan ayrılmaya yönelen, büyük günahlardan kaçınmayan, helala-harama dikkat etmeyen sefihlere ve ayrıca tecrübesiz kişilere bırakma, devlet idaresinde bu gibi kişilere iş verme! Zira yaratandan korkmayan, yaratılandan hiç korkmaz. Büyük günah işleyen ve bunu devam ettiren kimsede sadakat olmaz. Böyle kişilerin sadakati olsa ümmeti olduğu Peygamber-i Zişan&#8217;ın sadık tebligatı üzere hareket eder de şer&#8217;i şerifin dışına çıkmazdı. Allah&#8217;ın (c.c) hakkını ve kulların hukukunu gözet!.. Ve senden sonrakilere böyle nasihat etmekten geri durma, adalet ve insafa riayet ile zulmü kaldırmaya devam ile her bir işe teşebbüs de Allah&#8217;ın yardımına güven. Halkını düşman istilasından ve zulme uğratılmaktan koru!. Haksız yere hiç bir ferde layık olmayan muamelede bulunma!.. Halkı taltif et, hepsinin rızasını kazan&#8221;.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration: underline;">Kaynak : <a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/padisahlarin-en-unlu-sozleri/518353/1#haber-baslik" target="_blank">mynet.com</a></span></p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar'>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuzdan-gunumuze-ders/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz&#8217;dan Günümüze Ders'>Yavuz&#8217;dan Günümüze Ders</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi'>Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/padisahlarin-en-unlu-sozleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yavuz&#8217;dan Günümüze Ders</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/yavuzdan-gunumuze-ders/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/yavuzdan-gunumuze-ders/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 20:03:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kaiser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[bezirgan]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihte borç]]></category>
		<category><![CDATA[torpil]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=1942</guid>
		<description><![CDATA[Yavuz Sultan Selim Han, Mısır seferine çıkmıştı. Bu sefer, her konuda zor ve çetin geçmişti. Hazine çok sıkıntıya düşmüştü, para bakımından tam takırdı. Hazinedar durumu padişaha arz etmeden önce işi halletme yoluna gitmiş, bir bezirgândan borç para almıştı. Sefer dönüşü bezirgânın parası ödenecekti. Öyle de oldu. Hazine sorumlusu, bezirgânı çağırmış ve borç olarak verdiği miktarı [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar'>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/08/YAVUZ-SULTAN-SELIM-MISIR-FETHI-KARTPOSTALI__11268850_0.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1943" title="YAVUZ-SULTAN-SELIM-MISIR-FETHI-KARTPOSTALI__11268850_0" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/08/YAVUZ-SULTAN-SELIM-MISIR-FETHI-KARTPOSTALI__11268850_0-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Yavuz Sultan Selim Han</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Mısır </span></strong>seferine çıkmıştı. Bu sefer, her konuda zor ve çetin geçmişti. Hazine çok sıkıntıya düşmüştü, para bakımından tam takırdı. Hazinedar durumu padişaha arz etmeden önce işi halletme yoluna gitmiş, bir bezirgândan borç para almıştı. Sefer dönüşü bezirgânın parası ödenecekti. Öyle de oldu. Hazine sorumlusu, bezirgânı çağırmış ve borç olarak verdiği miktarı kendisine ödemişti. Bezirgân hazine sorumlusuna şöyle bir teklifte bulunur: Devletin sayesinde servetim çoğaldı. Varis olarak bir oğlumdan başka kimsem yok. Size borç olarak verdiğim parayı devlete bağışlıyorum, karşılığında da oğluma devlette bir iş verin. Bu teklifi hazinedar iyi karşılamış, durumu Padişaha bildirmek üzere huzura çıkmıştı. Hazinedarını dinleyen <strong><span style="color: #000000;">Yavuz</span></strong>, öfkeyle ayağa kalktı ve bağırdı: <strong><em><span style="color: #000000;">&#8220;Bana böyle ahlâksız bir teklifle nasıl gelirsiniz?&#8221;</span></em></strong> Bu tekliften dolayı seni de bezirgânı da cezalandırırdım. Ancak benim için,<strong><span style="color: #000000;"> &#8220;Servetine tamah ettiği için cezalandırdı.&#8221; </span></strong>demelerinden çekindim. Derhal bezirgânın parasını verin ve bir daha da bana böyle yakışıksız tekliflerle gelmeyin. Bezirgânın Yahudi olduğu konusunda tarihçilerin notu vardır.</p>
<p>Yavuz’un bu olayından çıkarılacak çok ders var aslında. <strong><span style="color: #000000;">Osmanlı Devleti’</span></strong>nin neden uzun ömürlü bir devlet <a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/08/yavuz+sultan+selim.jpg"><img class="size-medium wp-image-1944 alignright" title="yavuz+sultan+selim" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/08/yavuz+sultan+selim-193x300.jpg" alt="" width="180" height="244" /></a>olduğu, neden Türkiye’nin Osmanlı olamayacağını şu küçücük olaydan çıkarmak mümkün olacaktır. Devlet zor anında bir bezirgandan borç almak zorunda kalıyor. Bezirgan tüm servetini bağışlıyor karşılığında oğluna bir memurluk istiyor, tüm servetine karşılık sadece bir memurluk çok bir şey istemiyor gibi. Sizce de öyle değil mi nedir ki tüm servetine karşılık bir memurluk? Ama işte o gün <span style="color: #000000;"><strong>Yavuz</strong></span>’un yaptığı adam kayırma torpil gibi günümüzde ülkemizin kangren olan bürokratik yapısı ve yönetimde beceriksiz insanların görev alması sonucu ülkemizin potansiyelini iyi kullanamamasının ilacıdır. O gün Yavuz’un yaptığını ülkemizde <span style="color: #000000;"><strong>Atatürk</strong></span>’ten sonra hiç kimse yapmadı. Eğer yapmış olsalardı belki yeni bir <span style="color: #000000;"><strong>Osmanlı </strong></span>olacaktık.</p>
<p>Yıllardır bir milletvekilinin kartı, bir bakanın yakınıdır ibaresi, bir bürokratın telefon açması tüm kapıları açıyor. Kapılar açıldıkça ülkemiz küçülüyor, milli sermayemiz kendini bilmezlerin elinde eriyor. İnsanlar siyasete ülkemizi daha iyi yerlere getirmek için değil gücüne güç katmak için, servetine yenilerini katmak için giriyor.</p>
<p>Tüm bunlara dur diyecek bir <strong><span style="color: #000000;">Yavuz </span></strong>gelecek mi? Ya da bu adam kayırma ne zaman bitecek, milletvekillerinin yeğenleri hiç mi bitmeyecek?</p>
<blockquote><p>Ey gönül! Başkasından yardım ve dostluk umarak yaşama düşmanında da korkma! Devlet ve saltanat ancak Allah ( c.c.) verdiğidir.</p>
<p><span style="color: #000000;">(<strong>Yavuz Sultan Selim</strong>)</span></p></blockquote>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar'>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/yavuzdan-gunumuze-ders/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>21. YÜZYIL POPÜLİZM VE ABDÜLHAMİD HAN</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/21-yuzyil-populizm-ve-abdulhamid-han/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/21-yuzyil-populizm-ve-abdulhamid-han/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 17:32:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Özdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit han]]></category>
		<category><![CDATA[demir yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[popülizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=1130</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde aydın diye adlandırılan bazı kimselerin olaylara ve fikirlere yaklaşımları hayret verici  düzeyde. Bu kişilerin bütün fikirlerine öncülük eden popülizm anlayışı, ki bu anlayış sosyallik ve toplumsallıktan çok farklıdır, günümüz insanının ve gençliğinin zihnini fazlasıyla meşgul edip bulandırmaktadır. Bu popülizmin öncülerince vatan haini ilan edilen Abdülhamid Han&#8216;ı hatırlayalım. Osmanlı İmparatorluğu&#8216;nun en buhranlı döneminde görev almış ulu [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/akitanyadisa-bagli-bir-ekonomi-ve-tabiki-yuzyil-savaslari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI'>Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde aydın diye adlandırılan bazı kimselerin olaylara ve fikirlere yaklaşımları hayret verici  düzeyde. Bu kişilerin bütün fikirlerine öncülük eden popülizm anlayışı, ki bu anlayış sosyallik ve toplumsallıktan çok farklıdır, günümüz insanının ve gençliğinin zihnini fazlasıyla meşgul edip bulandırmaktadır. Bu popülizmin öncülerince vatan haini ilan edilen <span style="color: #000000;"><strong>Abdülhamid Han</strong></span>&#8216;ı hatırlayalım.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/01/15_02_2009ah1.jpg"><img class="size-full wp-image-1136 alignleft" title="Abdülhamit Han" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2010/01/15_02_2009ah1.jpg" alt="" width="250" height="278" /></a>Osmanlı İmparatorluğu</span></strong>&#8216;nun en buhranlı döneminde görev almış ulu hakan. Otuz küsür yıl tahtta kalmış, bu buhranlı dönemde hasta adamı(Osmanlı Devleti&#8217;ne bu dönemde avrupa tarafından verilen ad) tekrar ayağa kaldırmış, <strong><span style="color: #000000;">300 milyon</span></strong> altın olan dış borcu <strong><span style="color: #000000;">30 milyon</span></strong> altına düşürmüş, şuan modern devletlerin bile kuramadığı bir istihbarat teşkilatı kurmuş, <strong><span style="color: #000000;">Küba</span></strong>&#8216;ya istihbarat elemanları göndermiş, <strong><span style="color: #000000;">Amerika&#8217;</span></strong>ya sel yardımı göndermiş, <strong><span style="color: #000000;">Filistin</span></strong>&#8216;in kendilerine(yahudiler)verilmesine karşılık <strong><span style="color: #000000;">Osmanlı Devleti</span></strong>&#8216;nin tüm dış borcunu ödemeyi kabul eden yahudi dünyasına büyük bir Osmanlı sillesi indirmiş, <strong><span style="color: #000000;">Yunanistan</span></strong>&#8216;ın yapmış olduğu bir küstahlığın cevabı olarak soluğu ordusuyla <strong><span style="color: #000000;">Atina</span></strong> önlerinde almış, <strong><span style="color: #000000;">Mekke</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Medine</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Hicaz</span></strong> arasına  demir yolu döşetirken sırf <strong><span style="color: #000000;">Efendimiz(S.A.V)</span></strong> ve sahabelerimizin ruhları tren sesinden rahatsız olmasın diye rayların altına keçe döşetmiş ruhuna canların feda olacağı ulu hakan.</p>
<p>Nasıl olur da insan böyle bir insana vatan haini diyebilir? Ben <strong><span style="color: #000000;">Abdülhamid Han</span></strong>&#8216;a vatan haini diyen bu zihniyetin ve temsilcilerinin bu ülkede kaç taşı kaç taşın üstüne koyduklarını inanın çok merak ediyorum. Bu insafsız anlayışın da kabul edilebirliğini sizlerin insafına bırakıyorum.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/akitanyadisa-bagli-bir-ekonomi-ve-tabiki-yuzyil-savaslari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI'>Akitanya Dışa Bağlı Bir Ekonomi ve Tabiki YÜZYIL SAVAŞLARI</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/21-yuzyil-populizm-ve-abdulhamid-han/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İftiralar ve Gerçekler</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/iftiralar-ve-gercekler/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/iftiralar-ve-gercekler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 12:52:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=1033</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda Fatih Sultan Mehmed hakkındaki eşcinsel iddalarıyla ilgili bir çok tartışmaya rastgeldim. O kadar saçma sapan yorumlar yapılıyorki inanamazsınız. Eşcinsellik ne kadar da basit bir şey gibi görülüyor. Şurdaki yorumları okuduğumda resmen inanamadım. Bu kadar alçalmış olamayız. Artık sorun Fatih&#8217;in eşcinsel olup olmamasından çıkmış da, eşcinsel biri de İstanbul&#8217;u fethedebilirmiş saçma sapan şeyler işte&#8230; Aklı selim hiç bir [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi'>Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/osmanli-tarihinde-ilkler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Osmanlı Tarihinde İlkler'>Osmanlı Tarihinde İlkler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/padisahlarin-en-unlu-sozleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Padişahların En Ünlü Sözleri'>Padişahların En Ünlü Sözleri</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda <span style="color: #000000;"><strong>Fatih Sultan Mehmed</strong> </span>hakkındaki eşcinsel iddalarıyla ilgili bir çok tartışmaya rastgeldim. O kadar saçma sapan yorumlar yapılıyorki inanamazsınız. Eşcinsellik ne kadar da basit bir şey gibi görülüyor.</p>
<p><span style="text-decoration: line-through;">Şurdaki</span> yorumları okuduğumda resmen inanamadım. Bu kadar alçalmış olamayız. Artık sorun Fatih&#8217;in eşcinsel olup olmamasından çıkmış da, eşcinsel biri de İstanbul&#8217;u fethedebilirmiş saçma sapan şeyler işte&#8230; Aklı selim hiç bir insan Fatih Sultan Mehmed&#8217;in eşcinsel olduğuna inanmaz.</p>
<p>Allah eşcinsellik yüzünden kavimler yok ederken (Hz.Lut peygamberin halkı eşcinselliklerinden dolayı yok edilmiştir), Peygamberimizin övgüsüne mazhar olmuş bir padişahın eşcinsel olduğu fikrine nasıl kapılırız. Bunlar zamanında Osmanlı&#8217;dan yana kuyruk acısı olan devletlerin(özellikle Avrupalı devletler) uydurmalarıdır. Yabancı kaynaklı bilgilere güvenip sakın Fatih Sultan Mehmed&#8217;in veya diğer Osmanlı padişahlarının eşcinsel olduğu fikrine kapılmayın arkadaşlar.</p>
<p>Fatih Sultan Mehmed eşcinsel olmadığı sonucuna kendimiz çok rahat varabiliriz. Bunun için tarih bilmeye dahi gerek yok. Sadece biraz düşünürsek bunun çok saçma bir uydurmaca olduğunu anlarız.</p>
<div id="text_expose_id_4b31511078fa97263077894">Benim şanlı soyuma çirkef atanlar; şeytan senin soyundan gelir. Tarihin nakşeddiği Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;a eşcinsel diyenler, Abdullahamid&#8217;e vatan hayini diyenler insanlık ve haysiyetten bi haber zavallılardır.</div>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/osmanli-padisahlarinin-resulullah-sevgisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi'>Osmanlı Padişahlarının Resulullah Sevgisi</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/osmanli-tarihinde-ilkler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Osmanlı Tarihinde İlkler'>Osmanlı Tarihinde İlkler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/padisahlarin-en-unlu-sozleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Padişahların En Ünlü Sözleri'>Padişahların En Ünlü Sözleri</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/iftiralar-ve-gercekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>90 Saniyede 5000 Yıl – Ortadoğu İmparatorluklar Tarihi</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-5000-yil-%e2%80%93-ortadogu-imparatorluklar-tarihi/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-5000-yil-%e2%80%93-ortadogu-imparatorluklar-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:57:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyetler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[babil]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[imparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[mezapotomya]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=993</guid>
		<description><![CDATA[Medeniyetin beşiği Ortadoğu. Tarihin en büyük devletleri arasında bulunan Osmanlı İmparatorluğu, Pers İmparatorluğu, Selçuklular ve diğerleri bu topraklar üzerinde kurulmuş ve uzun yıllar hükmetmişlerdir. Bu animasyonda Ortadoğu&#8217;nun son 5000 yılda hangi devletlerin hakimiyetinde olduğu sırasıyla gösterilmiştir. ANİMASYONU İNDİR NOT:  mapsofwar.com adresinden alınmıştır. Benzer konular:90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-son-5000-yilda-dinlerin-yayilisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı'>90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/saddamin-sarayinin-fotograflarla-degisimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi'>Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Medeniyetin beşiği Ortadoğu. Tarihin en büyük devletleri arasında bulunan Osmanlı İmparatorluğu, Pers İmparatorluğu, Selçuklular ve diğerleri bu topraklar üzerinde kurulmuş ve uzun yıllar hükmetmişlerdir.</p>
<p>Bu animasyonda Ortadoğu&#8217;nun son 5000 yılda hangi devletlerin hakimiyetinde olduğu sırasıyla gösterilmiştir.</p>
<p><a href="http://www.mapsofwar.com/downloads/Imperial-History.zip"><strong>ANİMASYONU İNDİR</strong></a></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="550" height="300" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.mapsofwar.com/images/EMPIRE17.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="550" height="300" src="http://www.mapsofwar.com/images/EMPIRE17.swf"></embed></object></p>
<p>NOT:  <a href="http://www.mapsofwar.com">mapsofwar.com</a> adresinden alınmıştır.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-son-5000-yilda-dinlerin-yayilisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı'>90 Saniyede Son 5000 Yılda-Dinlerin Yayılışı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/saddamin-sarayinin-fotograflarla-degisimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi'>Saddam&#8217;ın Sarayının &#8211; Fotoğraflarla Değişimi</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/90-saniyede-5000-yil-%e2%80%93-ortadogu-imparatorluklar-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlana Celaleddin Rumi</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/mevlana-celaleddin-rumi/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/mevlana-celaleddin-rumi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 14:42:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Kaplan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[alaeddin]]></category>
		<category><![CDATA[alim]]></category>
		<category><![CDATA[biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[düşünür]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana celaleddin rumi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[semerkand]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=969</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Gel ne olursan ol yine gel&#8221; bu muhteşem sözün sahibi Mevlana Celaleddin-i Belhi Rumi. Mevlana hazretleri 30 Eylül 1207 Afganistan’ın Belh bölgesinde doğmuştur. Mevlana hazretleri dünyaca tanınmıs düşünce adamı, şair ve mevlevi yolunun öncüsüdür (Mevlânâ Celâleddin-i Rumî Hazretlerinin tarîkatına mensup) . Mevlana hazretlerinin babası alimlerin sultanı olarak bilinen Muhammed Bahaeddin Veled’dir. Annesi ise Belh Emiri’nin [...]


Benzer konu bulunamadı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Gel ne olursan ol yine gel&#8221;</strong> </span>bu muhteşem sözün sahibi <span style="color: #000000;"><strong>Mevlana Celaleddin-i Belhi Rumi</strong></span>. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretleri <strong><span style="color: #000000;">30 Eylül 1207</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Afganistan’ın Belh</span></strong> bölgesinde doğmuştur. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretleri dünyaca tanınmıs düşünce adamı, şair ve mevlevi yolunun öncüsüdür (Mevlânâ Celâleddin-i Rumî Hazretlerinin tarîkatına mensup) . Mevlana hazretlerinin babası alimlerin sultanı olarak bilinen <strong><span style="color: #000000;">Muhammed Bahaeddin Veled</span></strong>’dir. Annesi ise Belh Emiri’nin kızı <strong><span style="color: #000000;">Mümine</span></strong> hatundur. Asıl adı <strong><span style="color: #000000;">Celaleddin</span></strong> olan <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretleri Belhi ismini Belh bölgesinde doğduğu için, <strong><span style="color: #000000;">Rumi</span></strong> ismini de Anadolu’ya yerleştiği için (o donemde Anadolu’nun ismi Diyar-i Rumi idi) ve de <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> ismini de kendisini seven insanlar tarafından efendimiz anlamına geldiği için verilmiştir.</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/rumi1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-975" title="Mevlana Celaleddin Rumi" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/rumi1.jpg" alt="Mevlana Celaleddin Rumi" width="229" height="266" /></a>Zamanın hükümdarı, <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretlerinin babasının halk üzerindeki etkisinden korktuğu için her zaman tedirgin olmuştur. Halbuki <strong><span style="color: #000000;">Bahaeddin Veled</span></strong> hazretleri insanlara çok iyi davranmış ve onların derdine her zaman derman olmuştur. Veled hazretleri felsefe karşıtıydı. Hatta bu onun <strong><span style="color: #000000;">Belh</span></strong> şehrinden ayrılmasına yol açmıştır. Birgün <strong><span style="color: #000000;">Bahaeddin Veled</span></strong> insanlara verdiği derste İslam’da felsefenin yerinin olmadığını söyledikten sonra buna şiddetle karşı çıkan İslam felsefecisi <strong><span style="color: #000000;">Fahrettin Razi</span></strong> hemen O&#8217;nu dönemin hükümdarı <strong><span style="color: #000000;">Alaeddin Muhammed Tokis</span></strong> ’e şikayet eder. Bunun uzerine Tokis Veled’e şehrin anahtarını gönderir. Bunu bir şehirde iki padişah olmaz diye anlayan Veled ailesini de toplayıp hemen <strong><span style="color: #000000;">Nişapur</span></strong>’a göç eder.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Nişapur</span></strong> girişinde zamanın unlu Şeyh’i <strong><span style="color: #000000;">Ferîdüddîn-i Attâr</span></strong> tarafından karşılandı.  O zamanlar aralarında çok güzel diyaloglar kuran bu ikiliyi <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretleri hep dinlerdi.  Atar,  Veled ailesi gitmeden önce Mevlana’ya bir kitap hediye etti ve <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretlerine <strong><span style="color: #000000;">“bir deniz bir ırmağın ardına düşmüş gidiyor”</span></strong> dediği bilinir.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Nişapur</span></strong>’dan sonra <strong><span style="color: #000000;">Bağdat</span></strong>’a geçen Veled ailesi burada bir süre kaldıktan sonra hac görevini yerine getirmek için Arabistan’a doğru yola çıkarlar. Hac dönüşü Şam’a yönelen aile burada da bir süre kaldıktan sonra Anadolu’ya doğru yola çıkmıştır. Anadolu günlerinde yedi yıl boyunca süren konaklama döneminde önce <strong><span style="color: #000000;">Erzincan</span></strong> oradan <strong><span style="color: #000000;">Akşehir</span></strong>’e geçen kafile oradan da <strong><span style="color: #000000;">Larende</span></strong>’ye geçmiştir. O günlerde on sekiz yaşına basmış olan <strong><span style="color: #000000;">Mevlana,</span></strong> Semerkandlı Lala Şerafettin’in kızı <strong><span style="color: #000000;">Gevher</span></strong> ile evlenmiştir ve bu evlilikten <strong><span style="color: #000000;">Mehmet ve Alaeddin</span></strong> doğmuşlardır.</p>
<p>Dönemin Selçuklu Sultanı <strong><span style="color: #000000;">Alaeddin Keykubat</span></strong>, Veled ailesini razı ederek <strong><span style="color: #000000;">Konya</span></strong>’ya yerleştirmiştir. Konya’ya geldiğinde büyük sevgiyle karşılanan Veled ailesi <strong><span style="color: #000000;">Altınapa Medresesinde</span></strong> kalmıştır.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/mevlana">Mevlana</a></span></strong> hazretlerinin babası <strong><span style="color: #000000;">Bahaeddin Veled</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">1231</span></strong> yılına gelindiğinde Konya’da vefat etmiştir ve <a href="http://www.tarihtennotlar.com/tag/selcuklular">Selçuklu</a> sarayında bulunan Gül bahçesine gömülmüştür. Tabi bu olay üzerine herkes çok üzülmüştür. Halk ve Sultan yas tutmuştur( Sultanın bir hafta tahta oturmadığı söylenir.)</p>
<p><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/mevlanafigur9.gif"><img class="alignright size-full wp-image-976" title="mevlana figur" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/mevlanafigur9.gif" alt="mevlana figur" width="202" height="306" /></a>Babasının son isteği üzerine ve Sultan’ın da ricasıyla <strong><span style="color: #000000;">Celâleddin</span></strong> babasından sonra O&#8217;nun yerine geçti. Mevlana hazretleri babasını kaybettikten bir yıl sonra <strong><span style="color: #000000;">Seyyid Tirmizli Burhaneddin’in</span></strong> hizmetine girmiştir ve dokuz yıl ona hizmet etmiştir. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> sonrada <strong><span style="color: #000000;">Seyr-suluk</span></strong> adında bir tarikata üye olarak onların eğitimini almaya başladı. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> önce <strong><span style="color: #000000;">Halep</span></strong> ve sonrada <strong><span style="color: #000000;">Ryam</span></strong> medreselerini bitirdi ve Konya’ya geri döndü. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana,</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Tirmizli</span></strong> hocasını çok seviyordu ve onu bırakmak istemiyordu rivayete göre bir gün <strong><span style="color: #000000;">Tirmizli</span></strong> herkesten habersiz yola çıkmış ama yarı yolda attan düşüp ayağını incitmiş, bunun üzerine hemen Konya’ya geri dönmüş ve <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretlerine neden beni bırakmıyorsun demiş. Bunun üzerine Mevlana’da hocasına sen neden gitmek istiyorsun diye sormuş. Tirmizi bu soruya <strong><span style="color: #000000;">&#8220;Buraya güçlü bir gönül aslanı yöneldi, sana gelecek. Ben de bir din aslanıyım. Biz birbirimizle geçinemeyiz, birbirimize ağır geliriz.&#8221;</span></strong> diye cevap vermiş. Bu olay üzerine Mevlana hocasının gitmesine izin vermiş ve Tirmizli <strong><span style="color: #000000;">1240</span></strong>’lı yıllarda Kayseri’de hayata veda etmiş. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hocasının sözleri üzerine gönül aslanını beklemeye koyulmuştur ama bu olay bile ona hocasını unutturamamıştı.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Şemsettin Muhammed Tebrizli</span></strong> adlı bir gezgin <strong><span style="color: #000000;">1244</span></strong>’lü yıllarda Konya’nın <strong><span style="color: #000000;">Şeker Furusan Hanı’na</span></strong> gelmişti. <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli, Ebubekir Selebaf</span></strong> adlı bir şeyhin müridi idi. Herkes onu gezici bir tüccar olarak tanıyordu. <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli de Mevlana</span></strong> gibi aradığı biri vardı ve onu Konya’da bulacaktı. Birgün <strong><span style="color: #000000;">İplikçi Medresesi’ne</span></strong> doğru yol alırken birden önünde Mevlana’yı gördü ve ona Ey bilginler bilgini, söyle bana, Hz. Muhhamed mi? Yoksa Bayezid mi büyüktür?  Mevlana bu sorudan etkilense de ona hemen cevap vermiş. <strong><span style="color: #000000;">&#8220;Bu nasıl sorudur?&#8221; diye kükredi. &#8220;O ki peygamberlerin sonuncusudur; O&#8217;nun yanında Bayezid&#8217;in sözü mü olur?&#8221;</span></strong> Tebrizli bu sözün üzerine Neden Muhammed(S.A.V) <strong><span style="color: #000000;">&#8220;Kalbim paslanır da bu yüzden Rabbime günde yetmiş kez istiğfar ederim&#8221;</span></strong> diyor da  Bayezid <strong><span style="color: #000000;">“Kendimi noksan sıfatlardan uzak tutarım, cüppemin içinde Allah’tan başka varlık yok”</span></strong> diyor; buna ne dersin? demiş. Tabi ki Mevlana bu soruya söyle cevap vermiştir: <strong><span style="color: #000000;">&#8220;Muhammed her gün yetmiş makam aşıyordu. Her makamın yüceliğine vardığında önceki makam ve mertebedeki bilgisinin yetmezliğinden istiğfar ediyordu. Oysa Bayezid ulaştığı makamın yüceliğinde doyuma ulaştı ve kendinden geçti, gücü sınırlıydı, onun için böyle konuştu&#8221;.</span></strong> Tebrizli bu cevap karşısında da şok olmuştur ve sevinmiştir çünkü o aradığı kişiyi bulmuştur ve hemen “Allah, Allah” diyerek Mevlana’nın boynuna sarılmıştır.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> bu olaydan sonra Tebrizli’yi de yanına alarak birlikte kendine en yakın olan müritlerinden Zerkub’un medresedeki kaldığı odaya giderler. Odada sadece iki kişi vardı. Bunlar <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> ile <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli</span></strong> idi ve konuşmaya başladılar. Bazı kaynaklara göre bu konuşmalar çok uzun sürdü, yaklaşık olarak <strong><span style="color: #000000;">40</span></strong> ile <strong><span style="color: #000000;">180</span></strong> arasında gün sürmüştür.</p>
<p>Mevlana hazretleri bu konuşmadan sonra kendini çok değiştirmişti. Örneğin artık insanlara vaaz ve ders vermeyi bırakmıştı diğer bir anlamda yeni bir kimliğe bürünmüştü. Tabi ki bu değişim den müritleri de ve dostları da nasibini almıştı. Çünkü <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretleri eskisi gibi artık dostlarıyla ve müritleriyle nerdeyse hiç görüşmezmiş. Tabi ki halk bu değişime karşı isyan etmiş çünkü herkes Mevlana hazretlerini yine görmek ve dinlemek istemiş. Halk bu değişime<strong><span style="color: #000000;"> Tebrizli’yi</span></strong> suçlu gösterdi ve herkes Tebrizli’nin nereden geldiğini ve ne istediğini öğrenmek istiyordu.</p>
<p>Gün geçmiyordu ki halkın tepkisi büyümesin. <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli</span></strong> her gün yeni bir olayla karşılaşıyordu. Ölüm tehditleri, şehirden kovmalar &#8230; Buna canı sıkılan <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli</span></strong> bir gün <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> hazretlerine Kuran’dan bir ayet göstererek <strong><span style="color: #000000;">&#8220;İşte bu, sen ile ben&#8217;in arasındaki ayrılıktır&#8221;</span></strong> bu ayet Tebrizli’nin Mevlana’dan ayrılmasına işaret ediyordu ve bu olay<strong><span style="color: #000000;"> 1245</span></strong> yılında Tebrizli’nin Konya’yı gece vakti terk etmesiyle gerçekleşti.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/1213084348mevlanabyayda.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-978" style="float: right;" title="mevlana" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/1213084348mevlanabyayda.jpg" alt="mevlana" width="198" height="285" /></a></span>Mevlana</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli</span></strong>’nin gitmesiyle hayli üzülmüş ve yeme içmeden kesilmiş hatta dostlarıyla görüşmeyi bile bırakmış. Mevlana Tebrizli’nin ardından özlem dolu gazeller ve şiirler söylemeye başlamış. Tabi bu duruma üzülen arkadaşları ve Sultan her yere adam gönderip Tebrizli’yi geri getirmeye çalışmışlar. En sonunda <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli</span></strong>’yi <strong><span style="color: #000000;">Şam</span></strong>’da bulan askerler ona <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong>’nın yazdığı şiirleri göstererek geri getirmeye çalışmışlar. Bunu gören <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli</span></strong> geri gelmeyi kabul etmiş. Konya’ya ayak bastığında herkes ondan özür diledi. İki dost bir birlerini görünce eski düzenlerine geri döndüler ve halk yine huzursuz olmaya başladı. Dervişler onu <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli</span></strong>’den uzak tutmaya çalışıyordu. Halk giderek Tebrizli’ye karşı birleşiyordu ve bunlar arasında Mevlana’nın oğlu <strong><span style="color: #000000;">Alaeddin Çelebi</span></strong> de vardı.</p>
<p>Sabrı tükenen <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli</span></strong>, <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong>’ya <strong><span style="color: #000000;">&#8220;Bu sefer öyle bir gideceğim ki, nerde olduğumu kimse bilmeyecek&#8221;</span></strong> ve <strong><span style="color: #000000;">1247</span></strong> yılında ortadan kayboldu. Bazı insanlar onu <strong><span style="color: #000000;">Alaeddin</span></strong>’in de bulunduğu bir grubun öldürdüğünü söylüyordu. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> bu olay üzerine deliye döner ve çok üzülür ama bu üzüntü onun yine geleceğinden umudunu keserek eski hayatına geri döner. <strong><span style="color: #000000;">Tebrizli Türbesi</span></strong> Hacı Bektaş Dergahı’nda diğer Horasan Alperenlerinin yanındadır.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> o dönemlerde Tebrizli ile kendisini özleştirme dönemi yaşıyordu. Mevlana yeni dostu olarak kendisiyle aynı durumda olan <strong><span style="color: #000000;">Selahattin Zerkub’u</span></strong> seçmişti. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana Tebrizli</span></strong> ile yaptığı konuşmaları <strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong> ile yaparmış. <strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong> Konya’da bulunan okuma yazması olmayan bir kuyumcu idi. Tebrizli’ye karşı tavır tutan halk ve müritler bu sefer gözüne Zerkub’u kestirmişti. Tebrizli bu tavıra karşı Konya’yı terk etmişti ama <strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong> hiç aldırmıyordu bu tepkilere.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> ile <strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong>’un bir arada yaşamaları on yıla varmıştı ve bu arada çoğu zaman <strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong>’u öldürme girişimleri olmuştu. Bir gün <strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong>’ya bu vücut zindanından kurtulmak için izin istediğini söyledi. Bu olaydan üç gün sonra <strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong> hakkın rahmetine kavuştu. <strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong> vasiyetinde onu ağlayarak değil gülerek ve çalgılar çalarak uğurlamalarını istedi.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Zerkub</span></strong>’un ölümüyle yerini <strong><span style="color: #000000;">Hüsamettin Çelebi</span></strong> aldı. <strong><span style="color: #000000;">Çelebi</span></strong> bölgede adı <strong><span style="color: #000000;">Türk Oğlu</span></strong> diyerek anılırdı.  Çünkü babası Konya yöresi ahilerindendi. <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> ile beraberlikleri on yıl sürdü (Mevlana’nın ölümüne kadar). <strong><span style="color: #000000;">Çelebi</span></strong> Mevlana’nın müridi olmasına rağmen aynı zamanda <strong><span style="color: #000000;">Vezir Ziyattin’in</span></strong> şeyhiydi.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Celebi</span></strong> İslam’da önemli bir yere sahip olan <strong><span style="color: #000000;">Mesnevi-i Manevi’yi</span></strong> (genellikle yalnız Mesnevi diye anılır) yazmıştır. <strong><span style="color: #000000;">Çelebi</span></strong> müritlerden yakınırdı ve <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> ile sohbet ederken son sözleri şöyleydi <strong><span style="color: #000000;">&#8220;Tasavvuf yolunda bir şeyler öğrenmek için ya Hakim Senai&#8217;nin Hadika (Bahçe) adlı kitabını okuyorlar ya Attar&#8217;ın İlahiname &#8216;sini, Mantık-ut-Tayr ‘ını (Kuş Dili) okuyorlar. Oysa bizim de eğitici bir kitabımız olsaydı herkes bunu okuyacak ve ilahi gerçekleri ilk elden öğrenecekti.&#8221;</span></strong> Bu konuşmadan sonra <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Çelebi</span></strong>’ye bir kağıt uzattı. Bu kağıt <strong><span style="color: #000000;">Mevlana</span></strong>’nın yazdığı <strong><span style="color: #000000;">Mesnevi</span></strong>’nin 18 beyti idi ve <strong><span style="color: #000000;">Mevlana Çelebiye</span></strong> dönerek <strong><span style="color: #000000;">&#8220;Ben başladım, gerisini sen yazarsan ben söylerim.&#8221;</span></strong> Toplamda yapıtları <strong><span style="color: #000000;">25.700</span></strong> beyitten oluşan <strong><span style="color: #000000;">6</span></strong> ciltlik bir kitaba dönüştü.<strong><span style="color: #000000;"> Mesnevi’nin</span></strong> bitişiyle Mevlana hazretlerinin yorgun vücudu da dayanamadı ve son günlerde çok hastaydı. <strong><span style="color: #000000;">17 Aralık 1273</span></strong> &#8217;de hayata veda eden Mevlana için her yıl insanlar tarafından <strong><span style="color: #000000;">Seb-i Arus</span></strong> diye kutlanır (düğün gecesi anlamına gelen ve sevgilisi olan Rabbi’ne kavuşma günü anlamına gelir.)</p>


<p>Benzer konu bulunamadı.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/mevlana-celaleddin-rumi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/dunya-liderlerinin-ataturk-hakkinda-gorusleri/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/dunya-liderlerinin-ataturk-hakkinda-gorusleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 14:35:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[düşünür]]></category>
		<category><![CDATA[görüş]]></category>
		<category><![CDATA[liderler]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=940</guid>
		<description><![CDATA[John F.KENNEDY (A.B.D.Başkanı, 10 Kasım 1963) &#8220;Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır&#8230; Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye&#8217;nin doğması yeni Türkiye&#8217;nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/ataturk-ile-italyan-sefiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ile İtalyan Sefiri'>Atatürk ile İtalyan Sefiri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/anzak-askerlerinin-turk-askerleri-hakkindaki-gorusleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Anzak Askerlerinin Türk Askerleri Hakkındaki Görüşleri'>Anzak Askerlerinin Türk Askerleri Hakkındaki Görüşleri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/turk-birligi-ve-ataturk/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Türk Birliği ve Atatürk'>Türk Birliği ve Atatürk</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/atatürk.jpg"></a></span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">John F.KENNEDY (A.B.D.Başkanı, 10 Kasım 1963)</span></strong><br />
&#8220;Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır&#8230; Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye&#8217;nin doğması yeni Türkiye&#8217;nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk&#8217;ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye&#8217;de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha basarı ile gösteren bir örnek yoktur.&#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">Franklin ROOSEVELT (A.B.D.Başkanı, 10 Kasım 1938)</span></strong><br />
&#8220;Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır.</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">(General Mc ARTHUR)</span></strong><br />
&#8220;Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye&#8217;nin, dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir.&#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">Franklin ROOSEVELT (1928, ABD Başkanı )</span></strong><br />
&#8220;Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine onun fikrince bütün Avrupa&#8217;nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa&#8217;nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi.<br />
(Albert LEBRUN, Fransız Cumhurbaşkanı)<br />
&#8220;Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır. &#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">BRIAND (Fransız Başbakanı, 1921)</span></strong><br />
&#8220;Yeni Türk Devleti ile Ankara Andlasması&#8217;nın imzalanması nedeniyle; &#8220;Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı&#8221; diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O&#8217;nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir andlasma imzalamaktan gurur duyuyorum.&#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">Winston CHURCHILL (İngiltere Başbakanı, 1938)</span></strong><br />
&#8220;Savaşta Türkiye&#8217;yi kurtaran, Savaştan sonra da Türk Milletini yeniden dirilten Atatürk&#8217;ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın O&#8217;nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern Türkiye&#8217;nin Ata&#8217;sına değer bir görünümden başka bir şey değildir&#8221;.</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">Emanullah HAN (Afgan Kralı)</span></strong><br />
&#8220;O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.&#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">Bayan Sucheta KRIPALANI (Hint Parlamento Heyeti Başkanı)</span></strong><br />
&#8220;Atatürk, yalnız Türk Milleti&#8217;nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. O&#8217;nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.&#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">Ben Gurion (İsrail Başbakanı, 1963)</span></strong><br />
&#8220;Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılapçı olmuştur.&#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">Eyüp Han (Pakistan Cumhurbaşkanı)</span></strong><br />
&#8220;Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan&#8217;da, O&#8217;nu geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever&#8230;&#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">Kalinin (Sovyet Başbakanı)</span></strong><br />
&#8220;Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk Milleti&#8217;nin milli bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni milli yapısını yaratmıştır.&#8221;</p>
<hr /><strong><span style="color: #000000;">KERAMA (Lübnan Başbakanı, 10 Kasım 1963)</span></strong><br />
&#8220;Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti&#8217;nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.&#8221;</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/ataturk-ile-italyan-sefiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Atatürk ile İtalyan Sefiri'>Atatürk ile İtalyan Sefiri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/anzak-askerlerinin-turk-askerleri-hakkindaki-gorusleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Anzak Askerlerinin Türk Askerleri Hakkındaki Görüşleri'>Anzak Askerlerinin Türk Askerleri Hakkındaki Görüşleri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/turk-birligi-ve-ataturk/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Türk Birliği ve Atatürk'>Türk Birliği ve Atatürk</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/dunya-liderlerinin-ataturk-hakkinda-gorusleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anzak Askerlerinin Türk Askerleri Hakkındaki Görüşleri</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/anzak-askerlerinin-turk-askerleri-hakkindaki-gorusleri/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/anzak-askerlerinin-turk-askerleri-hakkindaki-gorusleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 13:31:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[anzak]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[gelibolu]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Persler]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[türk askeri]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=930</guid>
		<description><![CDATA[( Lord Casey, Avustralya Genel Valisi, 1940 ) &#8220;Biz Çanakkale Yarımadası&#8217;ndan Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek, kahraman Türk Milleti&#8217;ne ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük takdir ve hayranlıkla ayrıldık. Bütün Avustralyalılar Mehmetçiği kendi evlâtları gibi sever, onun mertliği, vatan ve insan sevgisi, siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti, bütün Anzakları hayran bırakan yurt sevgisi, [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/dunya-liderlerinin-ataturk-hakkinda-gorusleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri'>Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-hakkindaki-soylenceler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler'>Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yabanci-dusunurlerin-osmanliya-bakisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yabancı Düşünürlerin Osmanlı&#8217;ya Bakışı'>Yabancı Düşünürlerin Osmanlı&#8217;ya Bakışı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000000;">( Lord Casey, Avustralya Genel Valisi, 1940 ) </span></strong><br />
&#8220;Biz Çanakkale Yarımadası&#8217;ndan Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek, kahraman Türk Milleti&#8217;ne ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük takdir ve hayranlıkla ayrıldık. Bütün Avustralyalılar Mehmetçiği kendi evlâtları gibi sever, onun mertliği, vatan ve insan sevgisi, siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti, bütün Anzakları hayran bırakan yurt sevgisi, insanlığın örnek alacağı büyük hasletlerdir. Mehmetçiğe minnet ve saygılarımla. &#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Avustralyalı 94 yaşında Albert Roy Kyle )</span> </strong><br />
&#8220;Cesur, girişken ve şakacıydılar. Jonny Türk&#8217;e ateş edip vuramadığımızda, tüfekle &#8220;ıskaladınız&#8221; işareti yapardı. Büyük lideriniz bize saygı ifade eden konuşmasından sonra duygu ve düşüncelerimiz değişti. O konuşma, yenen bir komutanın, yendiği düşmana yaptığı en büyük övgüdür. Nefret yok, saygı var. Olayın tümü bir trajedidir. Hiç olmaması gerekirdi. Cesur bir düşman ve sıcak dost bir ulusun anısını hep yaşatacağım. &#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Yeni Zelandalı 100 yaşında Martin A. Brooke )</span></strong><br />
&#8220;Gelibolu&#8217;dan önce Türk&#8217;ü fazla tanımıyorduk. Ama herşey bitip savaş sona erince &#8220;Jonny Türk&#8221;ün hiç de fena bir insan olmadığını düşündüm. Karşı karşıya olup çarpıştığımız kuvvetler her zaman uyanık ve tetikteydiler. Onlara saygı duyuyorduk. &#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Avustralyalı 96 yaşında H. W. Smith )</span></strong><br />
&#8220;Türk askeri cesurdu. Ölmekten korkmuyorlardı.&#8221; <strong><span style="color: #000000;"> </span></strong></p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;"> ( Avustralyalı 97 yaşında Arthur T. Beezley )</span></strong></span></strong><br />
&#8220;Şunu söyleyebilirim ki, Kanlı Sırt Çarpışmaları, Çanakkale Savaşları&#8217;nın en şiddetli çarpışmalarındandı. 8.000 Türk ve 2.000 Avustralyalı öldü. Ne korkunç insan ve can kaybı. Türkler&#8217;in cesareti ve dirençleri saygı yarattı.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;"> ( Yeni Zelandalı Cedric Stpolyion Smith )</span></strong></span></strong><br />
&#8220;Türkler dürüst savaşçıydılar. Türkler hakkındaki düşüncelerim değişmedi. Almanlara karşı duyduğumuz nefreti, onlara karşı dumuyorduk.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong> </strong><strong><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">( Avustralyalı 96 yaşında Ernest George Guest )</span></strong></span></strong><br />
<strong><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></strong><br />
&#8220;Türklere asker olarak saygı duyduk. Çünkü donanımca çok yetersiz olmalarına rağmen sıkı çarpışıyor ve iyi nişancılık yapıyorlardı. Gelibolu büyük ve korkunç bir hataydı.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong></strong><span style="color: #000000;"><strong>( Avustralyalı 94 yaşında Thomas William Epps )</strong></span><br />
&#8220;Ülkeme, Türk&#8217;e asker olarak savaş yeteneği için ve bir dereceye kadar da yaşam biçimlerine saygı duygularımla döndüm.&#8221;  </p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;"> ( Yeni Zelandalı 96 yaşında Alfred Douglas Dusley )</span></strong><br />
&#8220;Savaşın sonlarına doğru izlenimimiz, onların kolay yenilmeyen sıkı savaşçılar olduğu şeklindeydi.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Yeni Zelandalı 97 yaşında Arthur Barleet )</span></strong><br />
&#8220;Türkler iyi ve dürüst savaşçıydılar. Cephede şartlarımız kötü, su azdı. Herkese günlük bir litreden az su veriliyordu. &#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;"> ( Avustralyalı 92 yaşında John Henry Norris )</span></strong><br />
&#8220;Savaş bitip ülkeme evime döndüğümde memnundum. Fransa&#8217;da ikibuçuk yıl çarpıştıktan sonra Türkler hakkında daha iyi şeyler düşünür oldum.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">( Avustralyalı 97 yaşında C. J. Hazlitt )</span></strong><br />
&#8220;Gelibolu&#8217;da kaldığım süre içinde Türkler&#8217;in herhangi bir çirkin ya da alçakça tutum ve eylemini işitmedim. Oysa daha sonra gittiğim Fransa&#8217;da deneyimlerim çok farklı oldu.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><span style="color: #000000;"><strong>(Russel John James Weir -Yeni Zelanda 1894 doğumlu . Gelibolu&#8217;ya çıkarma ile geliyor. 21 Haziran 1915&#8242;e kadar kalıyor. Yaralanınca geri yollanıyor. Çıkarma, Serçe Tepe, Bomba Sırtı, Kirte muharebelerine katılmış)</strong></span><br />
&#8220;Türkler ve Türkiye hakkında hiçbir bilgim yoktu. Mısır&#8217;da 4 ay eğitim gördükten sonra, ilk çarpışmanın nerede olacağını bilmiyorduk. Hayır. Eğer tam ve içten cevabımı isterseniz söyleyeyim. Biz Çanakkale&#8217;ye Türklerle savaşmak için gittik, arkadaşlık yapmaya değil.<br />
Türklerle çarpıştığımız sürece, onlar hakkında şahsi bir fikir edinemedim. Onları göremiyorduk bile.<br />
Siperlerde üşüyor ve sadece tek bir şey yapmaya uğraşıyorduk: Sağ kalmak.<br />
Onların dürüst, Almanlardan daha dürüst savaşçı olduklarını düşünüyorum. Ayrıca savaşa, istememelerine rağmen, Almanlar tarafından sokulduklarını düşünüyorum. Bunlar, bir zaman ki düşüncelerim. Şimdi herşey bitti&#8230;<br />
Sadece (eski) Türk askerlerinden biriyle tanışmak isterdim. Türkler de aynı şeyi yapıyor, ülkelerini savunuyorlardı.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">(C.J.HAZLITT &#8211; Avustralyalı 1884 doğumlu. 28. Birlikden Gelibolu Yarımadasına Temmuz 1915&#8242;te çıkmış. Kasım sonunda şiddetli dizanteri nedeniyle hastalanmış. Conkbayırı çarpışmalarına katılmış.)</span></strong><br />
&#8220;Avustralya&#8217;yı terk ettiğimizde Türkiye&#8217;ye gideceğimizi bilmiyorduk. Gerçekte, Fransa&#8217;ya gideceğimizi düşünüyorduk. Ben işaretçi ve koşucu idim. Normal bir 24 saatlik yaşamımız vardı. Türklerle bizzat temasım olmadı. Türklerin dürüst savaşçılar olduklarını düşündüm. Esirlere de çok iyi bakıyorlardı. Gelibolu&#8217;da kaldığım süre içinde Türklerin herhangi bir çirkin ya da alçakça tutum ve eylemini işitmedim. Oysa daha sonra gittiğim Fransa&#8217;da deneyimlerim çok farklı oldu. Tüm harekâtın, iki taraftan da binlerce kaliteli genç insanın katliamı olduğunu bir sonuç vermediğini düşünüyordum. Savaş da zaten budur.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><span style="color: #000000;"><strong>(E.W.BARTLETT &#8211; Avustralya, 1891 doğumlu. 11. Hafif Süvari Birliğinden. Yüz yaşında. Yarımadayı son ikiyüz kişiyle terk edenlerden. Bir çok mücadeleye katılmış. Çeşitli çarpışmalarda görev almış.)</strong></span><br />
&#8220;Onlar da bizim gibi ülkeleri için savaşıyorlardı. İyi ve dürüst savaşçılardı. Hayır. Çok dürüst çarpıştılar ve bizim gibi dürüst kuvvettiler. (Savaşta) Her iki taraftan da değerli insanlar kaybedildi.&#8221;</p>
<hr /></hr>
<p><strong><span style="color: #000000;">(J.J.RYAN &#8211; Avustralyalı, 1895 doğumlu. 4. Piyade Taburundan. 25 Nisan 1915&#8242;te çıkarmayla gelip, 20 Ağustos 1915&#8242;te ayrılıyor. Bomba Sırtı, Serçe Tepe, Kanlı Sırt çarpışmalarına katılıyor.)</span></strong><br />
&#8220;İyi dürüst ve cesur askerdiler. Nereye gittiğimizi bilmiyorduk. Ne Türkiye, ne de Türkler hakkında bilgimiz yoktu. Türk askerleri cesurdu, ölmekten korkmuyorlardı. Sivil Türk ile temasımız olmadı. Askerler silah donanımı ve beslenme açısından yetersiz görünüyorlardı.Türkiye&#8217;yi ve Türkleri de hiç tanımıyorduk. Çıkartıldığımızda bile askeri yöneticiler bize hiç bilgi vermemişlerdi. Hedefimiz, amacımız neydi onu bile tam bilmiyorduk.&#8221;</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/dunya-liderlerinin-ataturk-hakkinda-gorusleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri'>Dünya Liderlerinin Atatürk Hakkında Görüşleri</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/buyuk-iskender-hakkindaki-soylenceler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler'>Büyük İskender Hakkındaki Söylenceler</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/yabanci-dusunurlerin-osmanliya-bakisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yabancı Düşünürlerin Osmanlı&#8217;ya Bakışı'>Yabancı Düşünürlerin Osmanlı&#8217;ya Bakışı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/anzak-askerlerinin-turk-askerleri-hakkindaki-gorusleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yavuz Sultan Selim&#8217;den Notlar</title>
		<link>http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/</link>
		<comments>http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 12:58:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alexander</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihe Yön Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklular]]></category>
		<category><![CDATA[sultan alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz sultan selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarihtennotlar.com/?p=914</guid>
		<description><![CDATA[Mısır&#8217;ın fethinden sonra esir Memlük kumandanlarından Kayıtbay Yavuz Sultan Selim&#8216;in huzuruna getirilmişti. Aralarında şöyle bir konuşma geçti: &#8220;- Söyle bakalım Kayıtbay, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?&#8221; &#8220;- Cesaret ve kahramanlığım hâlâ var ey Sultan! Yalnız, bize ne yaptıysa ordunuzdaki toplar yaptı!&#8221; &#8220;- Anlamadım!..&#8221; &#8220;- Berberilerden biri, Venedik&#8217;ten top getirerek bize satmak istemişti de, Peygamberimizin, [...]

<br>
Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sultan Alparslan’ın Ölümü'>Sultan Alparslan’ın Ölümü</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/fatih-sultan-mehmet-hanin-namaz-hakkindaki-fermani/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı'>Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/fatih-sultan-mehmed/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fatih Sultan Mehmed'>Fatih Sultan Mehmed</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mısır&#8217;ın fethinden sonra esir Memlük kumandanlarından <strong><span style="color: #000000;">Kayıtbay</span></strong> <strong><span style="color: #000000;">Yavuz Sultan Selim</span></strong>&#8216;in huzuruna getirilmişti.</p>
<p>Aralarında şöyle bir konuşma geçti:</p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Söyle bakalım Kayıtbay, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?&#8221;</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Cesaret ve kahramanlığım hâlâ var ey Sultan! Yalnız, bize ne yaptıysa ordunuzdaki toplar yaptı!&#8221;</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Anlamadım!..&#8221;</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Berberilerden biri, Venedik&#8217;ten top getirerek bize satmak istemişti de, Peygamberimizin, &#8220;ok ve kılıç kullanın&#8221; şeklindeki emrine aykırıdır diye satın almamıştık. O satıcı bize, &#8220;Yaşayan görecektir ki, memleketiniz top yüzünden elinizden çıkacaktır&#8221; demişti. Meğer  doğruyu söylemişmiş!&#8221;</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">&#8220;- Din kaidelerine böylesine bağlı idiniz de, Allah&#8217;ın, &#8220;Düşmanın silahına aynı silahla karşılık veriniz&#8221; emrine neden uymadınız? Bilmez misiniz ki, &#8220;Ok ve kılıç kullanın&#8221; demek &#8220;Başka silah kullanmayın&#8221; demek değildir. O zaman o silahlar varmış, şimdi de bu silahlar var!&#8221;</span></em></p>
<p>Kayıtbay başını önüne eğdi ve sustu.</p>
<hr /></hr>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/YAVUZ.JPG"><img class="size-full wp-image-915 align=" title="Yavuz Sultan Selim Mısır seferinde" src="http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/12/YAVUZ.JPG" alt="Yavuz Sultan Selim Mısır seferinde" width="407" height="322" /></a></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p><strong><span style="color: #000000;">1517</span></strong> yılında kazanılan <strong><span style="color: #000000;">Ridaniye</span></strong> zaferinden sonra kutsal topraklarda huzuru sağlayan <strong><span style="color: #000000;">Yavuz Sultan Selim</span></strong> ordusuyla birlikte <strong><span style="color: #000000;">İstanbul&#8217;</span></strong>a dönüyordu.</p>
<p>Yolculuk sırasında, <strong><span style="color: #000000;">İbn-i Kemal</span></strong> adıyla tanınan Anadolu Kazaskeri ve ünlü bilgin <strong><span style="color: #000000;">Kemal Paşazade&#8217;</span></strong>nin atının ayağından sıçrayan çamurlar Padişah&#8217;ın kaftanını kirletti.</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Kemal Paşazade</span></strong> mahçup oldu, korktu ve ne diyeceğini şaşırdı.</p>
<p>O&#8217;nun bu halini gören Padişah tebessümlü bakışlarla süzdükten sonra şöyle teselli etti:</p>
<p><em>&#8220;<span style="color: #000000;">Senin gibi bir bilginin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Vasiyetimdir ki, öldüğüm zaman bu kaftan bu haliyle sandukamın üzerine konsun!&#8221;</span></em></p>
<p>Padişahın sırtından çıkardığı kaftanın çamurları temizlenmedi, öylece saklandı ve vasiyetine uygun olarak ölümünden sonra sandukasının üzerine örtüldü.</p>


<br><p>Benzer konular:<ol><li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/sultan-alparslan%e2%80%99in-olumu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sultan Alparslan’ın Ölümü'>Sultan Alparslan’ın Ölümü</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/fatih-sultan-mehmet-hanin-namaz-hakkindaki-fermani/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı'>Fatih Sultan Mehmet Han&#8217;ın Namaz Hakkındaki Fermanı</a></li>
<li><a href='http://www.tarihtennotlar.com/fatih-sultan-mehmed/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fatih Sultan Mehmed'>Fatih Sultan Mehmed</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarihtennotlar.com/yavuz-sultan-selimden-notlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

