Yeniçeriler

Yeniçeri, Osmanlı Devleti‘nde askeri bir sınıftır. Yeniçeriler, Padişah’a bağlı Kapıkulu Ocakları’nın piyade kısmıdır. Yeniçeriler, Osmanlı Devleti’nin sınırlarının genişlemesini takiben köle olarak toplanan Hristiyan çocukların küçüklükten alınarak yetiştirilmesi (devşirme) ile oluşturulurdu. I. Murad döneminde kurulmuştur. Devletin ilk yüzyıllarında yararlı olan bu sistem, daha sonra bozulması ile değişik sorunları birlikte getirdi. Yeniçeri ocağı II. Mahmud tarafından Vaka-i Hayriye olayı ile kaldırıldı.

Avrupa’da kurulan devamlı ordulardan iki asır önce vücuda getirilmiş olan Yeniçeri birliğinin, Orta Çağ Avrupa’sının gördüğü en elit askerlerden oluştuğu tartışmasız bir gerçektir. Padişahların, Yeniçeri Ocağı‘nın 1. Orta’sına kayıtlı birer asker olmaları da, kendilerine verilen önemin bir göstergesidir.

Discovery Channel‘in Muhteşem Eserler ve Büyük Liderler serisi için hazırlamış olduğu bir belgesel .

I.Dünya Savaşının Başlama Sebebi

top atışıI.Dünya Savaşı Avrupa’nın göbeğinde başlamasına rağmen dünyanın dört bir yanından katılan ülkeler ile beraber sömürge ülkelerinin de katılımıyla dünya savaşı adını almıştır. Birinci dünya savaşının başlama nedeni ise bir Sırp gencinin Avusturya-Macaristan krallığının prensine yaptığı suikastten sonra başlamıştır. I.Dünya savaşı 28 Temmuz 1914’de başlayıp 11 Kasım 1918’de bitmiştir.

İttifak Devletleri:  Almanya , Osmanlı Devleti, Bulgaristan, Avusturya-Macaristan .

İtilaf Devletleri: Britanya, Fransa, İtalya, Rusya, Sırbistan-Karadağ, Belçika, ABD, Yunanistan, Japonya, Portekiz, Romanya ve sömürge ülkeler (Afrika, Kıbrıs, Arap ülkeleri, Avustralya ve Yeni Zelanda vs).

Balkan harbinden sonra bazı ülkeler ile anlaşılan imzalar sonrası bazı Rumeli (balkan ülkeleri) kontrolü Avusturya-Macaristan ülkelerinin eline geçmiştir ama Rumeli topraklarında yaşayan devletler bunu kabul etmek istememiştir.

Franz Ferdinand eşiyle beraber Sırbistan’a ziyarette bulundu ve bu ziyarette defalarca suikaste uğradı. Franz Ferdinand eşiyle bir gün ziyarete gittiği zaman 4 kişi tarafından suikaste uğradı. Bu suikasti bomba atarak yapmak istediler ama bunu başaramadılar ve hemen kaçmaya başladılar Franz Ferdinand bundan yara alamayarak kurtuldu. Bu suikasti gerçekleştirenler 3 Sırp ve birde Müslüman bir Boşnak olan Muhammed Mehmetbasic idi ve bunlar MladaBosna yani genç Bosna örgütüne dahillerdi. Suikastten sonra dünya savaşının başlamasına sebep olan Gavrilo Princip aç olduğu için şehir merkezindeki bir restorana geldi ve o anda biraz önce öldürmek isteyipte öldüremedi. Arsiduk Franz Ferdinand arabasıyla Princip’in yemek yediği restoranın önünde duruyordu, bunu gören Princip hemen silahına dayandı ve Arsiduk Franz Ferdinand’a ateş etti. Franz Ferdinand’in boğazına saplanan kursunun ense tarafından çıkıp Arsiduk’un eşine saplandı ve ikisi de olay yerinde hayatını kaybetti. Franz Ferdinand’ı öldürdükten sonra hemen kaçmaya çalışan Gavrilo Princip etraftakiler tarafından yakalandı ve devlete teslim edildi.

princip-arrestedPrincip ve bir kaç arkadaşı olaydan sonra yakalandı ama onlarla beraber olan Müslüman genç Muhammed Mehmetbasic kaçmayı başardı. Olayın arkasında Sırbistan’ın olduğunu düşünen Avusturya-Macaristan devleti olay ile ilgili yapılan soruşturmada silahları bu gençlere Sırbistan tarafından verildiğini ortaya çıkardı. Bu arada mahkemesi görülen MladaBosna örgütünün yakalanan üyeleri o günkü kanunlara göre 20 yaşından küçük olduğu için idamdan kurtuldular ama onlardan biri 23 yaşındaydı ve idam edildi.

Olaylardan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Sırbistan’a baskı uygulayarak istedikleri anlaşmaları kabul etmesini istemekteydiler. Sırbistan ise çıkacak herhangi bir savaşta kayıp edeceklerini düşündükleri için anlaşmaları kabul ediyordu ama son bir anlaşmanın kabul edilmemesi üzerine  Avusturya-Macaristan imparatorluğu Almanya’dan aldığı destek ile Sırbistan’a savaş açtı. Almanya Avusturya-Macaristan imparatorluğuna gelecek herhangi bir tehlikeden koruyacaklarına dair söz verdi ve bunu üzerine Rusya’da Almanya’nın olaya müdahalede bulunursa kendilerinde müdahale edeceklerini bildirdi ve Avusturya-Macaristan imparatorluğu savaş ilan etmesiyle iki taraf ta savaşa girdi. Nitekim İngiltere ve Fransa, Almanya’nın o zamanlar büyüyen etkisini ve dünyayı ele geçirmesinden korktukları için bu savaşa İtilaf devletleri tarafında olmakla beraber katılmıştır ve İtalya ise Avusturya-Macaristan egemenliğinden kurtarmak istediği bazı İtalya’ya ait bölge için gizlice Fransa ile anlaşma imzalayıp sonradan taraf değiştirmiştir. Osmanlı’nın savaşa dahil olması da zamanın İttihat terakki örgütünü Almanya’nın iki gemisinin boğazdan geçmesine izin verip ve onlarla beraber gemiler göndererek düşman tarafı olan Rusya kıyılarını bombalamasıyla dahil edilmiştir bunun üzerine çeşitli ülkeler Osmanlı devletine savaş açmıştır. Örneğin; Rusya başta olmak üzere İngiltere ve Fransa.

Savaş sonucu

Çanakkaleİki taraflar arasında yapılan anlaşmalar sonrası ittifak devletleri teker teker savaştan çıkmışlardı. Bunlardan ilki Bulgaristan ile 29 Eylül 1918 tarihinde Selanik’te, ikincisi Osmanlı Devleti ile 30 Ekim 1918’de Mondros limanında, üçüncüsü ise Avusturya-Macaristan imparatorluğu ile 3 Kasım 1918’de Villa Guisti’de ve son olarak Almanya ile 11 Kasım 1918 günü Rethonders’de anlaşılan anlaşmalar ile kabul edilmiştir.

Resmi rakamlara göre dünya savaşına katılan asker sayısı 65 milyonu geçiyordu ve bunlardan toplam 8 – 9 milyon civarında ölü bulunuyordu ve yaklaşık olarak 21 milyon üzeri yaralı ve son olarak da 8 milyon civarında kayıp ve esir bulunuyordu.

İttifak devletlerinde Almanya’nın kayıpları nerdeyse Türkiye’nin iki katıydı. Türkiye’nin askeri kayıpları 1.300.000 iken Almanya’nın askeri kayıpları ise 3.750.000 civarındaydı.

Yüzyıl Savaşı’nın Bir Kadın Savaşçısı; Jeanne de’Arc

images[5]

Jeanne d’Arc ( d. 1412 – ö. 30 Mayıs 1431) (İngilizce’de Joan of Arc, Türkçe’de bazen sadeleştirilerek Jan Dark şeklinde de yazılır. Yüzyıl Savaşları boyunca İngiltere’ye karşı ülkesi Fransa’ya memleketi Lorraine’deki cephelerden başlayarak manevi anlamda büyük destek olan ve sonradan ünü Fransa’nın dört bir yanına yayılmış bir Fransız Katolik azizesidir.

12 yaşındayken St. Catherine, St. Margearet ve St. Micheal‘in ruhları ile önsezi yoluyla iletişime geçmeye başladığı söylenir. Savaşlarda Fransız ordusuna katılmış ve İngilizlere karşı savaşmıştır. Daha sonra onu esir alan İngilizler onun erkek giysileri giyip savaşan ve gaipten sesler duyan bir kâfir olduğunu öne sürerek onu henüz 19 yaşındayken yakarak öldürme kararı almışlardır. Ölümünden beş yüzyıl sonra azize ilan edilmiştir.

Ölmeden önce ve öldükten sonra adını korumak için görülmüş tüm mahkeme kayıtları bugün Fransa Millî Kütüphanesi’nde saklanmaktadır. Yaşadığı tarihteki diğer kişiler ile kıyaslandığında, hakkında en çok şey bilinen kişilerden biridir. Jan Dark bugün Fransa’nın en önemli azizelerinden ve kutsal ikonlarındandır. Hayatı edebiyatta ve sinemada yoğun şekilde konu edilmiştir.

Cengiz Han’ın Askeri Stratejileri

mongol13. Yüzyılda dünya üzerindeki milletlerin birçoğu bölünmüş haldeydi. Hatta, Moğollar dahi Cengiz Han çıkana kadar birbirleri ile düşman halindeydiler. Moğolların bu hızlı yükselişin temel sebeblerinden biri buydu. Ancak, herşeye rağmen Moğolların askeri disiplinini de gözardı etmemek gerek…

Moğollar, Cengiz Han tarafından tek bayrak altında birleştirilmeden önce göçebe bir hayat tarzına sahiptiler. Savaş stratejilerini genelde süvari ve hafif silahlara dayandırmışlardı. Ancak Cengiz Han’ın tüm kabilelere “dünyayı fethetme” ülküsünü açıklamasının ardından, bu savaş kültürü Çin İmparatorluğu’nun savaş strateileri ile birleşecekti…

mogolaskerleriMoğollar, tek bayrak altında birleştikten sonra “humbaracı, kuşatma silahları ve mancınık” türü ağır teçhizata da önem vermişlerdi. Cengiz Han, bu yeni savaş stratejisini ilk olarak Çin üzerinde denedi. Binlerce Moğol atlısından müteşekkil Moğol ordusu yola çıktığında Çin İmparatorundan gelen mesaj netti:” Bir avuç kumun koskoca denizi yuttuğu nerede görülmüş!” Ama olaylar Çin İmparatorunun düşündüğü gibi gelişmeyecek, Pekin tarihinin gördüğü en acımasız katliamlardan birine tanıklık edecekti…

Moğollarda bir diğer önemli husus, savaşın ardından kazanılan ganimet idi. Moğol ordusu, kendilerine karşı savaşan halkalara istediklerini yapma hakkını buluyorlardı. Hatta, Cengiz Han ordusuna seslenirken aynen şunları söylemiştir: “Dünyadaki en büyük zevk nedir bilir misiniz? Düşmanı ezmek, önünüze katıp kovalamak, eskiden onların olanları almak, onları övenlerin ağıtlarını duymak ve en güzel kadınlarına sahip olmak!

Moğollarda toplumsal barış en önemli yasalardan biriydi. Zaten Moğolların devlet stratejilerinden biri de, bölünmüş devletlere saldırmaktır. Bölünmüş ve içerisinde kavgalar yaşayan toplumlar daha rahat ele geçirilebiliyordu.

Moğollar, bu devlet disiplinini ilerleyen yıllarda Türklere bırakacaklardı. Eğer dünyaya damgasını vurmuş devletlerin siyasi yapısını incelerseniz, hemen hemen hepsinde bu yasaların geçerli olduğunu göreceksiniz…

Nemrutun Keşfi ve Ortadoğunun Antik Dünyasında Gizli Oyunlar

Bir National Geographic belgeseli Uygarlığın Büyük Hazineleri serisinden.

Bölüm1

Bölüm2

Bölüm3


Büyük Petro

Rusya’yı Avrupa’nın güçlü devletleri arasına sokabilmek için güçlü bir ordu ve denizlerde hakimiyetin gerekli olduğuna inanan Petro, orduyu baştan aşağı yenileme ve bir donanma kurma hamlesine girişti. Öncelikle kendisinin merak sardığı denizciliği Ruslara sevdirmeye çalışan Petro, Rusya’nın güneyinde büyük tersaneler inşa ettirdi. Buralarda çalıştırmak üzere, başta Hollanda ve Venedik’ten olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinden gemi yapım ustaları getirtti. Bu arada kendisi de, kimliğini gizleyerek çıktığı uzun bir Avrupa gezisinde, ilgi alanına giren bilim ve zanaat dallarıyla ilgili bilgi edindi. Hollanda’da gemi yapım tezgahlarında marangozluk yaptı. İngiltere, Fransa, Hollanda, Almanya’yı dolaştığı bu seyahat Petro için bir okul niteliği taşıdı. Avrupa’nın gelişmiş ve güçlü ülkelerindeki uygulamaları Rusya’ya taşımak ve ülkesinde köklü reformlar yapmak isteyen Petro için bu seyahat bir dönüm noktası oldu.

Discovery Channel’in Muhteşem Eserler ve Büyük Liderler adlı belgesel serisinden.

Bölüm1

Bölüm2

Bölüm3

BBC – Spartakus

Önderlik yeteneğiyle dikkati çeken Trakyalı bir köle olan Spartaküs, bir olasılığa göre Roma ordusundan kaçmış, haydutluk yaparken yakalanmış ve köle olarak satılmıştı. Spartaküs M.Ö. 73’te kendisiyle birlikte Capua’daki gladyatör okulundan kaçan 77 arkadaşıyla Vezüv Yanardağı’na sığındı. Küçük bir Roma ordusunca kuşatılan kaçaklar, bir uçurumdan aşağı inerek Romalı askerleri şaşırtıp kaçmayı başardılar.

Spartaküs, kendisine katılan ve sayıları 100 bine ulaşan kaçak köle ve gladyatörlerle Lucania’ya doğru yürüdü. Amansız bir çatışma sonucunda Publius Varinius’u yendi ve Thuria ile Metapontion kentlerini yağmaladı. Spartaküs artık Güney İtalya’ya egemen olmuştu. Roma Senatosu birden tehlikenin farkına vardı. M.Ö. 72’de iki konsülün yönetimindeki güçler Spartaküs’ün üzerine gönderildi. Spartaküs onları yendikten sonra kuzeye, Alpler’e doğru yürüyüşe geçti. Gallia Cisalpina valisi onu durdurmaya çalıştıysa da, yenilgiye uğradı. Köle ordusu artık Alpler’i geçebilir ve güvenlik içinde dağılabilirdi. Ne var ki, kimse İtalya’dan ayrılmak istemedi. Spartaküs, ister istemez güneye yürümek durumunda kaldı. Lucinia’ya geri dönen ordu, orada ilk kez Marcus Crassus’a yenildi.

Spartaküs, Sicilya’ya geçmeyi tasarlayarak Messina’ya çekildi. Onları kaçırmaya söz veren korsanlar sözlerinde durmadı. Crassus köleleri kuşattıysa da, Spartaküs kuşatmayı yararak çekildi. Daha sonra, M.Ö. 71’de, savaşmakta direnen köleler Romalılarca kılıçtan geçirildi. Romalı general Pompeius, Spartaküs’ün ordusundaki çok sayıda kaçağı yakalayıp öldürdü. 6000 kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi. Spartacus’un cesedi ise asla bulunamadı.

BBC’nin savaşçılar serisinini devamı. Gladyatör olan Spartakus’un Roma’ya baş kaldırışının hikayesi.

Bölüm1

Bölüm2

Bölüm3

BBC – Aslan Yürekli Richard

BBC ‘nin Savaşçılar serisinin devamı.

Aslında onun aslan yürekli unvanını hakkettiğini söyleyemem. Kudüs’te müslümanlarla anlaşma yapmasına rağmen masum insanları öldürmesi onu ancak cani yapar.

BBC yapımı bir belgesel. Kudüsü alan Selahaddin Eyyubi’den Kudüs’ü tekrar almak isteyen hristiyanların haçlı ordusunun komutanı olarak İngiltere’den gelen kral Richard’ın öyküsü.

bölüm1

bölüm2

bölüm3