İskender Darius’un Peşinde…

Gaugamela savaşını kazanan İskender daha sonra ilk amacı Darius’u yakalamaktı.

İskender ve ordusu hiç mola vermeden çölün içinde ilerliyorlardı. Gün boyu askerlerin sayısı azalıyordu. Askerler öğle sıcağında sanki robotmuş gibi ilerliyorlardı. Hiç suları kalmamıştı artık. Gözcülerden bazıları küçük bir tulum ya da tolga içinde biriktirdikleri suyu getirmişlerdi. Getirdikleri suyu İskender’e uzattılar.

“Kime getirdiniz bunu?” diye sordu.

“Size.”

Gözleri suya dikili yüzlerce adam toplanmıştı etrafa. Hiç kimse konuşmuyordu. İskender suyu kızgın kuma döktü. “Tek kişinin içmesinin hiçbir yararı olmaz” dedi.

Öğleden sonra yolda kaçakların kaldırdığı toz bulutunu gördüler. Çölde yürüyüş kırk yedi mil sürmüştü. Ama Darius’tan hiçbir işaret yoktu. Göründüğü kadarıyla içinde insan olmayan bir araba bir çift katır tarafından az ilerilerine çekilmişti. Susuz hayvanlar su arıyorlardı ve bir kaynağa doğru gidiyorlardı. Askerler seher vakti bu arabanın içinde kendi subayları tarafından öldürülen Darius’un cesedini buldular. Abartılı jestlerinden biriyle İskender, Büyük Kral(Darius)’un cesedini peleriniyle örttü.

İskender’in suyu yere dökmesi onun askerleriyle adeta bütünleşmiş olduğunun göstergesidir. Şüphesiz İskender askerleri tarafından çok seviliyordu.

Büyük İskender Belgeseli

Bu belgesel Büyük İskender’in Asya’yı fethedeşini ve dünyaya hakim olmasını konu alıyor.

Discovery Channel yapımı.

Bölüm1

Bölüm2

Bölüm3

Büyük İskender’in Askeri Stratejileri

İskender’in babası Philip’in ordusunda mızraklarının boyları 3.5-4 m kadar uzun olan ve pezheteroi ya da phalangitai adlı askerler bulunuyordu. Bu disiplinli askerler phalanx adlı bir sistemle savaşıyorlardı.Falanks(phalanx) birliği normalden 2 kat daha uzun olan ve “sarissa” olarak isimlendirilen mızrakları kullanan askerlerden oluşuyordu. Phalanx’ta ilk sıralardaki askerler mızraklarını öne doğru uzatır ve düşmana mızraktan bir duvar örerlerdi. Bu sayede İskender’in babası Philip Phalanx’a göre daha kısa mızrakları bulunan Yunan şehir devletlerindeki hopliteleri, Trakya kabilelerini ve bölgedeki diğer uluslara karşı üstünlük sağlamıştır.

Büyük iskenderPhilip’in ölümünden sonra yerine geçen İskender Phalanx’ları güçlü champonion süvarileriyle desteklemiş ve ek olarak hypaspiste gibi yeni birimler oluşturarak phalanxlara koruma sağlamıştır. Buna ek olarak İskender ele geçirdiği bölgelerdeki Teselyalı süvariler, Rodoslu sapancılar, giritli okçular gibi birlikleri de ordusuna katmış ve üstün stratejileriyle dağınık ve stratejileri sayı üstünlüğüne dayanan ve daha çok hafif donanımlı birimlerden oluşan Perslileri sayıca az olmasına rağmen yenilgiye uğratmış ve Helenik Uygarlığı başlatmıştır.Daha sonraki dönemlerde orduda fillerde kullanılmıştır.

BABİL´İN ÜZERİNE GECE ÇÖKÜYOR

Babilin üzerine gece çöküyorMezopotamya, Büyük İskender´in Komutanları ve Babil

Siyah saçlı genç üstünlük duygusuyla güldü. “Persler Babil´i fethettiler ve yeniden yitirdiler. Atalarım, Persler gelmeden yüzyıllar önce Babil´de yaşadı. Ben bir Keldanî´yim. Bizler savaştan anlamayız, ama matematikte çok iyiyizdir. Savaşmak isteyenlerin bize ihtiyaçları vardır. İskender´in fethetmeyi düşündüğü ülkelerin büyüklüklerini, atılan silahların havada çizdikleri yayların mesafesini ve geleceği okuduğumuz yıldızların rotasını hesaplamayı Yunanlardan, Makedonlardan ve Perslerden daha iyi biliriz. Biz olmadan nice olur haliniz?” Ufak tefek, koyu tenli adamın, ondan aşağı kalmak ister gibi bir hali yoktu. “Benim annem bir Arap´tı. Onun babası da kudretli bir reisti. Hayatı boyunca kimseye boyun eğmemişti; ne Keldanîlere, ne de Pers kralına. Özgürlüğün ne olduğunu hiçbiriniz bilemezsiniz; bu kavramın gerçek anlamını sadece biz biliriz.”

İskender’in ölümünü konu alıyor. İskender’in hayatının son zamanlarını anlatan bir kitap.

Büyük İskender (Valerio Massimo Manfredi)

g_iskender2Büyük İskender Makedonya’dan Anadolu’ya. Birinci Kitap

Hırslı, zeki, gözüpek, tanrı kadar güzel bir genç adam ve uçsuz bucaksız bir imparatorluk. Büyük İskender, İ.Ö.356 yılında Makedonya’da bir kralın oğlu olarak doğdu,20 yaşında tahta çıktı, Batı’da Yunan yarımadasından Doğu’da Hindistan’a kadar fethedilmedik ülke bırakmadı, Anadolu’yu kuzeyden güneye, batıday doğuya Pers egemenliğinden kurtarıp kendine bağladı ve bugünün uygar dünyasının ilk temellerini attı. Daha yaşarken bir efsane olmuştu, öldükten sonra da tüm zamanların en etkileyici kralı olarak bilindi. Olağanüstü bir askeri dehaya, tükenmez bir enerjiye ve kararlılığa sahipti. Zaferleriyle besleniyordu. Daha on üç yaşındayken ünlü düşünür Aristo’nun öğrencisi olmuş, sanat ve bilim dünyasını tanımış, Homeros’un destanlarını ezberlemişti. Thebai kentini yerle bir ederken şair Pindaros’un evine dokunmayışı, onun acımasız olduğu kadar sanata ve sanatçıya duyduğu saygıyı gösteren ilginç bir olaydır. Tanrısal gücünü, babasının Tanrı-Zeus olmasından aldığı söylenegelen İskender de kendini tanrı olarak görmekten hoşlanıyordu. Büyük İskender’in birinci cildi olan Makedonya’dan Anadolu’ya tarihe damgasını vuran bu ünlü kralı tüm özellikleriyle tanıtırken eski Yunan’a ve eski Yunan kültürüne de roman dekoru içinde ışık tutuyor, Anadolu’nun eski halklarını tanımak için bir yol açıyor. Antik dünya topografyası uzmanı olan ve dünyanın birçok yerinde kazılara katılan İtalyan yazar Manfredi’nin uzun araştırmalar sonunda hazırladığı üç ciltlik bu dizinin ikinci kitabı Anadolu’nun Kapıları da çok yakında okurlarıyla buluşacak.

Büyük İskender Anadolu'nun Kapıları. İkinci KitapBüyük İskender Anadolu’nun Kapıları. İkinci Kitap

Bûyük İskender, bugün üzerinde yaşadığımız topraklann bir zamanlar hâkimi olan genç Makedonyalı’nın, adını hepimizin bildiği Büyük İskender’in romanı. Valerio Massimo Manfredi, tarihsel gerçeklerle kurguyu ustaca kaynaştırdığı bu romamnda, İÖ. Dördüncü Yüzyılda yaşamış Büyük Iskender’i yalnızca tarihsel bir kahraınan olarak ele almakla yetinmiyor; dehası, tutkuları, zayıflıklan, alışkanlıklan ve aşklanyla onu ve onun dönemini gözler ötıûne seriyor. Üç kitaptan oluşan bu dizinin ilk kitabında hırslı bir genç olarak tamdığımız İskender, Anadolu’nun Kapıları adlı bu ikinci kitapta Asya seferine çıkan genç bir kraldır. Çanakkale Boğaıı ‘nı geçip Anadolu topraklanna ayak basmca, o zamanki adı Gronikos olan Biga Çayı kıyısında Pers’lere karşı ilk çetin savaşını veriyor. Tanrılann `zafer’le taçlandırdığı bir lral olan İskender, ne bu savaşta, ne de bundan sonraki savaşIarıtıda yenilgi yüzü görüyor. Truva’dan geçiyor, Efes’ten, Milet’ ten, Bodrum’dan, Yassıhöyük’ten, Ankara’dan. Bûyûkİskender, Anadolu’dan geçerken, arkasında onlarca efsane bırakıyor. O zamanki adı.Gdion olan Yassıhöyük’te efsanevi düğümü bir kılıç vuruşuyla çözünce önünde fetih yollan açılıyor. Ne onu taparcasına seven Leptine’nin aşkı, ne de annesinin kaygılan İskender’i yolundan alıkoyabiliyor. İssus’ta yendiği ünlü Pers Kralı Darius’un.kansı Barsine ise İskender’in aşkını geri çeviriyor. Anadolu’nun Kapıları, İskender’in Anadolu’dan çıkıp Mısır’a ulaşması ve orada Firavun ilân edilmesine kadar olan dönemi ele alıyor.

Büyük İskender Dünyanın Hakimi. Üçüncü KitapBüyük İskender Dünyanın Hakimi. Üçüncü Kitap

Büyük İskender, yaşadığımız toprakların bir zamanlar hakimi olan genç bir Makedonyalının, Büyük İskender’in romanı. Antik dünya topografyası uzmanı olan yazar Valerio Massimo Manfredi, tarihsel gerçeklerle kurmacayı ustalıkla kaynaştırdığı romanında, İ. Ö.dördüncü yüzyılda yaşamış olan Büyük İskender’i yalnızca tarihsel bir kahraman olarak değil, dehası, hırsı, aşkları, güçlü ve güçsüz yanlarıyla ‘insan İskender’ olarak da yansıtıyor. Dizinin ilk kitabı Makedonya ‘dan Anadolu’ya ile hırslı, ateşli bir genç olarak tanıdığımız İskender ikinci kitap Anadolu’nun Kapıları’nda Asya seferine başlayarak Anadolu’yu fethediyor, Mısıra kadar uzanıyordu. Dizinin üçüncü ve son kitabında ise genç komutan, artık Dünyanın Hakimi’dir. Kralların kralı, gene yenilgi yüzü görmeden ülkeler fethediyor, krallara boyun eğdiriyor; Mısır’dan başlayan yolculuğu, Fenike kıyılarından, görkemli Babil ve Persepolis’ten, Pasargad’dan geçerek Hindistan’da son buluyor. Kentler yağmalanıyor, insanlar acılara boğuluyor, genç kralın düşleri, yıkımlarla, felaketlerle iç içe yürüyor İskender, fethettiği toprakları elinde tutabilmek için, yerel geleneklerle Makedon geleneklerini kaynaştırmaya çalışarak Doğu ile Batı’yı kucaklayan dev bir imparatorluğun efendisi oluyor. Bunca yükselmenin bir bedeli olacak ve İskender, o güne kadar hiç kimseyi sevmediği kadar sevdiği kadınını yitirecektir. Ne var ki en değer verdiği kişilerin ihanetinden kuşkulanınca, gözünü kırpmadan idam hükmü veren İskender, bu aşkı da çok geçmeden unutacak, başka aşkların peşinde koşacaktır Yüz yıla sığabilecek onca zaferi sekiz yıla sığdıran İskender, ülkesine dönme hazırlıkları yaparken, beklenmedik bir sonla yüz yüze gelecektir.

Harika bir kitap serisi, anlatım mükemmel. Okuduğum en mükemmel kitaplardan biri.


Dünyanın Sonuna Yolculuk BÜYÜK İSKENDER

Büyük iskender -Yazar:Harold lambAkıl, Hırs, Antik Çağ Dünyasının Fethi ve Büyük iskender

İskender´in yanında Herodotos´un renkli anlatısı, Ksenefon´un Anabasis´i, Hekataios´un dünya krokisi bulunmaktaydı. Babil´e giden geniş Kral Yolu´nun üzerinde buldu kendini. Dağınık halde yürüyen ordu nehri geçmek için bir araya geldiğinde, her yıl organize edilen katılımlar nedeniyle ordunun sayısal olarak nasıl kabarmış olduğunu ve az sayıdaki kadınla birlikte, daha çok mühendislerin yaptıkları makineleri taşıyan arabaların nasıl çoğalmış olduğunu da gördü. Orduya katılan bazı yeni birimler de vardı… Sidon´dan çevirmenler, gemi ustaları ve teknisyenlerle, Memfis´ten matematikçiler. Bir olasılıkla toplam olarak otuz beş bin kişi Fırat ile Dicle nehirleri arasındaki ovada keşif kollarını izliyordu.

Büyük İskender’in hayatını çok detaylı olamasa da öğrenebileceğiniz bir kitap.

Eğer Büyük İskender’in hayatını çok detaylı bir şekilde öğrenmek istiyorsanız Valerio Massimo Manfredi‘nin yazmış olduğu 3 ciltlik kitabı okuyabilirsiniz.