Merhaba. Balyoz, Ergenekon falan derken gündem yine darbe oldu tabii. Hele de bol darbeli bir geçmişimiz olunca insan daha da başka düşünüyor tabii. Balyoz, Ergenekon Terör Örgütüymüş gibi saçmalıklar söylemeyeceğim size elbette. Bu yazımda tarihin ilk darbesinden bahsedeceğim.
Darbelere 2500 yıl önce rastlandı.
M.Ö 700 yıllarında eski Yunan’da asillerin yüzyıllar boyu süren egemenliÄŸi sona erdi.Denizyolları keÅŸfedilmiÅŸ,ülkeler arası ticaret baÅŸlamıştı. Ticaret yoluyla gelen servet, ülkenin sosyal ve siyasal düzenini deÄŸiÅŸtirecekti…
İktidarı elinde tutan asiller, iş ve ticaret alanında birden etkin olanları yadırgadılar. Atina, iki büyük kampa ayrıldı. Toprağa bağlı kalanlarla, denizlere açılanlar arasında başlayan kavgalar darbelere yol açtı. İrili ufaklı darbeler işte böyle başladı..
Yöntem ise basitti: Birkaç tahrikçi öne geçer, bir kısım halkı ayaklandırır, elde mızraklarla önemli kiÅŸilerin evleri basılır, darbe yapanlara karşı olanlar ya öldürülür ya da kent dışına sürülürdü. Darbe birkaç saat içinde tamamlanır ve “iktidar el deÄŸiÅŸtirirdi.”
Bir gün beklenmedik bir olayla karşılaşıldı. Darbelerin günlük işlerden olduğunu gören halk, bu kez lidersiz bir ayaklanma başlattı. Değişik parti yöneticileri tehlikeyi gördüler ve hepsini süpürecek bir ihtilalle karşılaştıklarını anladılar.
İhtilali geçiÅŸtirmek için bir “hakem” aradılar. Hakem, hiç bir sınıfın adamı olmayacaktı. Adı Solon‘du.Ünlü yasalarını yaptı, karşı karşıya gelenlerin arasını buldu.
Düzen yeniden kuruldu. Solon, Asya’da on yıl sürecek geziye çıktı.
İçi rahattı, “kavganın” sona erdiÄŸini sanıyordu.
M.Ö 560‘ta döndüğünde halkının Angora’da birbiri ile yine dövüştüğünü gördü. Yanılmıştı:
“Atina yeni bir iç savaşın eÅŸiÄŸindeydi.”
O tarihlerde Atina’da Pzistrat adında bir asker yaşıyordu. Zaferler kazanmış bir komutandı. Asildi ama asillerin Atina’da iktidar ÅŸansını yitirdiÄŸini görüyordu. Kalabalıklara toprak dağıtmaktan, özel ayrıcalıklardan söz ediyor, bütün borçların ve vergilerin affedileceÄŸini ilan ediyordu. Bir yandan da iktidardakilerle iyi ve yakın iliÅŸkiler kurmuÅŸtu. Pzistrat nasıl bir adamdı? Plütark yanıtlıyordu: “Sevimli, hoÅŸsohbet, yoksullara dost görünen, karşıtlarına karşı ılımlı ve yumuÅŸak davranmayı bilen, alçakgönüllü ve çok adil tanınan, her ayaklanmanın (darbenin) aleyhinde bulunan, yeÄŸeni Solon’un yasalarını yani kurulu düzeni koruma yeminleri eden parlak bir asker.”
Oysa Pzistrat, tarihin tanıdığı en büyük, en tehlikeli “demagoglarından” biriydi. Fakat Plütark’ın çizdiÄŸi görüntüyle Pzistrat’ın içinde kaynayan ihtirasları dışarıdan anlayabilmek hemen hemen olanaksızdı.
Günlerden bir gün, Atinalıların kentin alanında toplandığı bir saatte, Pzistrat çıkageldi. Giysileri paramparçaydı, yüzü gözü kan içindeydi. Sonradan çıkan söylentilere göre, halkı heyecanlandırmak için kendi kendini yaralamıştı. Yüksek bir yere çıktı:
“Atinalılar ÅŸu halime bakın!” diye haykırdı. “Kırda gezinirken üzerime atlayıp beni öldürmek isteyen düşmanlarım, bakın beni ne hale soktular. Atinalılar! Ben vatanı için canını ortaya koymuÅŸ, tehlikeli düşmanımızı yenmiÅŸ bir askerim. Bana bu muameleyi reva görecek misiniz? Hayatıma kastediyorlar, çünkü benim halka nasıl bir aÅŸkla baÄŸlı olduÄŸumu biliyorlar”, diye sürdürdü.
Kalabalık heyecanlandı, homurdanmaya baÅŸladı.Bir rastlantıyla oradan geçen Solon, “hileyi” anladı, halkı uyarmak istedi.Onu susturdular… Pzistrat kışkırtmayı sürdürdü. Halk hemen karar aldı. Hemen “iktidara el konacak ve Pzistrat’ın yaÅŸamına kastedenler cezalandırılacaktı. ” Daha önce Pzistrat’ın ayarladığı Ariston adında biri ortaya fırladı, bir öneride bulundu:
“Pzistrat’ı korumak için silahlı 50 adam seçelim!”
Bu karara karşı çıkmak amacıyla kürsüye fırlayan birkaç görevli yaka paça aÅŸağı indirildi. Muhafızlarının sayısını Pzistrat’ın saptaması kararlaÅŸtırıldı.
Az sonra, ardında dört yüz silahlı muhafızıyla Pzistrat, Akropol’ü zaptediyor ve iktidara el koyuyordu.
Bu, ilk hükümet darbesiydi.
“İhtilaller ve darbeler tarihinde” anlatılan bu masalımsı hükümet darbesi, ne ilkti, ne de sonuncu olacaktı. Pzistrat, iki kez düşecek, iki kez yine darbeyle iÅŸ başına gelecekti.
Çağlar değişecek, uygarlık gelişecek, kuşkusuz darbeler de her çağa göre yeni yöntemlerle sürüp gidecekti. Ta, günümüze kadar..
Pzistrat darbesinin çizgileri, yakın tarihimizi yaÅŸayanlarda kimi çaÄŸrışımlar yapabilir. Aslında amaç, darbelerin yüzyıllar ötesinden günümüze ÅŸapka çıkardığını anımsatmaktı…….
Hakan Er – www.twitter.com/aynaninsirri , www.aynaninsirri.tumblr.com
Henüz yorum yapılmamış.
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URL